Seyidxanê Boyaci’yla yapılan son röportaj…. Seyda Goyan’ın aktarımıyla…

0

Kürt Kültüründe Dengbêjliğin tanımı çok kısa ve öz olarak tanımlarsak : Dengbêj, Kürtlerin  Mas-Medyasıdır. Yani halkın gözü, kulağı ve dili olarak şehirden şehire kitle iletişimini sağlayan gönüllü görevlilerdir. Kütler dengbêjlerini  şarkı, türkü melodi üreten sanatçılar olarak görmüyorlar. Onlar nesilden nesile tarih, kültür, sanat, aşk, kahramanlık ve acı olaylarını en ince detaylarına kadar anlatan sözlü, sözlü ve canlı tarihçileri olarak görürler

               Nüfus kimliğinde Seydo Şimşek olan Dengbêj Seyîthan Boyağcı 1938’de Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Küçük yaşta babasını kaybetmiş ve ona amcası sahip çıkmış. On beş yaşından itibaren yavaş yavaş Dengbêjliğe adım atmıştır.  Yirmi yaşına kadar amcasının tarlasında çift sürmüş, zaman zaman çobanlık yapmıştır. Daha sonra Diyarbakır’a yerleşmiş olan Dengbêj Seyithan Boyağcı, Diyarbakır’da yirmi beş sene boyunca ayakkabı boyacılığı ile yaşamını idame etmiştir. Seyithan dayı daha sonra Diyarbakır Belediyesi bünyesinde temizlik işçisi olarak işe başlamış 1980’de emekli olmuştur. Dengbêjin sesinden halkın elinde bir çok kaseti olan Seyithan dayi, Diyarbakır Büyükşehir Kültür Müdürlüğü bünyesinde kurulan Dengbejler Evinde yer almış senelerce halka hizmet vermiş, birçok festivallere ve TV programlarına katılmıştır. Halk arasında Diyarbakır’ın Bülbülü denildiğinde  akla Dengbêj Seyit Boyağcıdan başka bir şey gelmiyor. Kimisi Dengbêjlerin şahı, kimisi bülbülü der, kendisine.

2019 ‘un ikinci yarısında hastalanan Seyithan dayı unutulmuş ve kaderine terk edilmiştir. 

02.09.2019 tarihinde folklorist olarak ziyatetine gitmiştim. Bana dert yanmıştı ve çok üzgün olduğunu görmüştüm.

Bana şunları söylemişti:  ‘Ölürsem kimse kabrime gelip  fatiha okumasın. Sağlığım yerindeyken festivalden festivale koşuşturanlar vardı. O zamanki makam sahipleri (“kültürel aktiviteleri organize edenler), ünvanımız sayesinde  yabancı konuklara, gururla yaptıkları icraatlarını anlatırlardı. Hasta yatağına düştükten sonra kimse kapımı çalmadı, halimi sormadı ve beni hastaneye götürmedi. Maddi yardımda da bulunmadılar.  Ben  öldükten sonra kimse bana, ‘rahmetli şöyleydi, böyleydi’ demesinler.

Çok acıdır ki, öyle de oldu.

Seyithan dayı mezarlıkta defnedilirken ailesinden başka kimse yoktu.

Seyda Goyan

Reklam

Diyarbakır

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here