Şi Cinping ile Joe Biden’ın çevrim içi görüşmesi..

0

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden’ın çevrim içi görüşmesi başladı. Biden’ın ocakta göreve gelmesinden bu yana iki kez telefonda görüşen liderler, video konferans yoluyla ilk yüz yüze görüşmelerini gerçekleştiriyor.

Dünyanın en büyük iki ekonomisine sahip iki ülkenin liderleri arasındaki görüşme, uluslararası ilişkiler açısından önemli görülüyor. Pekin yönetiminden yapılan açıklamada, “Liderlerin görüşmede Çin-ABD ilişkilerinin geleceği ve ortak endişe kaynağı olan stratejik sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulunmasının beklendiği” belirtildi.

Görüşmeye Çin tarafında Devlet Başkanı Şi’nin yanı sıra Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Bürosu üyesi ve Genel Ofisi Direktörü Ding Şueşiang, ÇKP Merkez Komitesi Siyasi Bürosu üyesi ve Dış İlişkiler Ofisi Direktörü Yang Cieçı, Çin Devlet Konseyi üyesi ve Dışişleri Bakanı Vang Yi, Başbakan Yardımcısı Liu Hı ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Şie Fıng katıldı.

ABD tarafında ise Biden dışında Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ve Hazine Bakanı Janet Yellen’ın olduğu yetkililer yer aldı. Şi, görüşmenin başlangıcında “Çin ile ABD arasında sağlam ve istikrarlı bir ilişki kurulması” çağrısında bulundu.

Çin tarafının görüşmede Tayvan, ikili ticaret, güvenlik gibi konularda pozisyonunu ortaya koyması bekleniyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cao Licien, görüşme öncesi yaptığı açıklamada, “Pekin’in Washington ile ilişkilerini istikrarlı geliştirme yoluna yeniden sokmayı hedeflediğini” belirtti.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise “ABD’nin görüşmeyi Çin ile rekabetin kurallarını belirlemek için bir fırsat olarak gördüğü” kaydedildi.

1 trilyon dolarlık altyapı paketini imzaladı

ABD Başkanı Joe Biden, ekonomi planının ilk aşamasını oluşturan yaklaşık 1 trilyon dolarlık altyapı paketini onayladı.

Biden, aylar süren müzakereler sonucunda Senato ve Temsilciler Meclisi’nden geçen altyapı paketini Beyaz Saray’da düzenlenen törende imzaladı. Altyapı paketinin imza töreni, ABD’de enflasyonun 31 yılın zirvesine ulaştığı ve Biden’a olan siyasi desteğin azaldığı bir dönemde geldi.

Biden, törende yaptığı konuşmada, “Uzun süredir dünyadaki en büyük ekonomiye sahip olmayı konuştuk. Amerikan liderliğini tüm dünyada en iyi ve güvenli yollar, tren yolları, limanlar ve havalimanlarıyla kanıtlamayı konuştuk. Birçok konuşma, söz ve uzman görüşü duyduk. Ancak bugün sonunda başardık. Amerikan halkına mesajım şudur ki Amerika yeniden harekete geçti. Hayatınız daha iyiye gitmek üzere değişecek.” dedi.

Geçirilen yasa ile yapmak istedikleri işlere odaklandıklarını belirten Biden, bu yasayı imzalayarak demokrasiyi insanlar için kullandıklarını kaydetti. Biden, Temsilciler Meclisi ve Senato’nun 1,75 trilyon dolarlık sosyal harcama paketini de geçireceğinden emin olduğunu dile getirdi.

Törene, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, Demokrat Senatör Krysten Sinema, Cumhuriyetçi Senatör Rob Portman’ın yanı sıra her iki partiden çok sayıda siyasetçi ve davetli katıldı.

Biden’ın mart sonunda açıkladığı altyapı paketi, uzun süren müzakereler sonunda ilk olarak ağustos ayında ABD Senatosu’nda, kasım ayı başında ise ABD Temsilciler Meclisi’nde onaylanmıştı. Altyapı paketi kapsamında 8 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolarlık harcama yapılması planlanıyor.

Yeni altyapı yatırımları için 550 milyar dolarlık kaynağın ayrıldığı pakette, ulaşım kalemindeki en çok bütçenin 110 milyar dolar ile yol ve köprü projelerine aktarılması öngörülüyor.

Paketle elektrik şebekeleri için 73 milyar dolar, demir yolları için 66 milyar dolar, geniş bant internet erişiminin genişletilmesi için 65 milyar dolar, su altyapısı için 55 milyar dolar, çevresel projeler için 50 milyar dolar, toplu taşıma için 39 milyar dolar ve havalimanı projeleri için 25 milyar dolarlık kaynak ayrılıyor.

Bazı ekonomistler, altyapı paketinin uzun vadede üretkenliği ve ekonomik büyümeyi artırabileceğini belirtirken, Kongre Bütçe Ofisi söz konusu paketin federal bütçe açığını 10 yılda 256 milyar dolar artıracağını tahmin ediyor.

Suriye’de sivillerin hedef alındığı 2019’daki hava saldırısı konusunda CENTCOM’dan brifing isteği

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, Savunma Bakanı Lloyd Austin’in 2019’un mart ayında Suriye’de düzenlenen bir saldırıda kadın ve çocukların hedef alındığı haberleri üzerine ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie’den brifing istediğini açıkladı.

New York Times gazetesinin ABD’nin 18 Mart 2019’da Suriye’de, kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 70 kişilik sivil bir gruba hava saldırısı düzenlediğine yönelik haberi tartışmalara neden oldu.

Günlük basın toplantısında, Bakan Austin’in bu habere yönelik herhangi bir inceleme talimatı verip vermediğinin sorulması üzerine Kirby, Austin’in spesifik bir inceleme talimatı vermediğini, haberi gördükten sonra Orgeneral McKenzie’den brifing istediğini bildirdi.

Kirby, her ne kadar her zaman başarılı olamazlarsa da sivil kayıpları konusunda şeffaf olduklarını savundu. Bakanlığın özellikle de sivil kayıplarının önlenmesi için iki ayrı genel inceleme yaptırdığını ifade eden Kirby, “Bunlardan biri tamamlandı güvenlik incelemesinden geçiriliyor. Diğeri ise tamamlanmak üzere. Bu ikincisi Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası kapsamında istenilen bir çalışma.” dedi.

AA muhabirinin, “New York Times haberinde bu saldırıda YPG’nin de belirli ölçüde ABD ordusuna istihbarat sağladığı ifade ediliyor, ABD ordusu hava saldırısı düzenlerken YPG’nin sağladığı istihbarata ne ölçüde güveniyor?” sorusuna Kirby, “DEAŞ ile mücadelede SDG ile çalışıyoruz. Bu anlamda güçlü savaşçılardır ve elbette ki bölgeyi iyi bildikleri için DEAŞ ile mücadelede istihbarat konusunda da destek sağlıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Muhabirin, “YPG’nin PKK ile ilişkisi dolayısıyla o bölgede belirli ideolojik emelleri olduğu biliniyor. Birçok uluslararası örgüt raporlarında da bu örgütün özellikle de Araplar olmak üzere yerel halka karşı kötü muamelelerde bulunduğu ortaya çıkmıştı, bu grubun ABD askeri gücünü suistimal ederek New York Times haberinde olduğu gibi katliamlara yol açma ihtimali konusunda bakanlıkta şu ana dek herhangi bir kaygı söz oldu mu?” sorusunu ise Kirby geçiştirmeye çalıştı.

Kirby, “DEAŞ gibi bir örgütün peşinden giderken, hem kendimizin ve ortaklarımızın hukukun üstünlüğü ve askeri gücün sorumlu bir şekilde kullanması konusunu göz önünde bulundurduk. Bu devam eden bir kaygı.” diye konuştu.

Hindistan’ın S-400 alımından kaygılı

Hindistan’ın S-400 alımına ilişkin de Kirby, “Bu konudaki kaygılarımız hakkında Hintli ortaklarımıza karşı açık olduk. Şu anda elimde güncel bir şey yok ama Bakan Yeni Delhi’yi ziyaret ettiğinde bunu konuştuk ve bu sistemler konusunda kaygılarımızın olduğunu belirttik.” dedi.

New York Times gazetesinde yer alan haberde, ABD hava kuvvetlerinin 18 Mart 2019’da Suriye’nin Bağhuz bölgesinde kadın ve çocuklardan oluşan sivil bir grubu hedef aldığı bildirilmişti.

Haberde, ABD insansız hava araçlarıyla yeri tespit edilen sivil grubun üzerine daha sonra F-15E tipi savaş uçaklarıyla 3 ayrı saldırıda 2 tondan fazla bomba bırakılarak yaklaşık 70 kişinin ölümüne neden olunduğu vurgulanmıştı.

Saldırının ayrıntılarının aylar süren gizli belge ve raporların incelenmesi, ismi gizli tutulan ilgili personel ve yetkililerle doğrudan yapılan görüşmeler sonucunda bir araya getirildiğine işaret edilen haberde, eldeki bulguların CENTCOM’a gönderilmesinin ardından, komutanlığın, hava saldırılarının haklı olduğunu savunarak saldırıyı ilk kez kabul ettiği ve 80 kişinin öldürüldüğünü açıkladığı aktarılmıştı.

Haberde, Komutanlığın, söz konusu saldırıda 16 DEAŞ savaşçısı ile 4 sivilin öldürüldüğünü, diğer 60 kişiyle ilgili olarak da DEAŞ’ın kontrolündeki bölgelerde kadın ve çocukların bazen silaha sarılmaları nedeniyle sivil olup olmadıklarının net olmadığını iddia ettiği kaydedilmişti.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here