Sıcak çatışmadan en fazla Güney Kıbrıs korksun..

0

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ersin Tatar, sıcak çatışmadan en fazla Güney Kıbrıs’ın korkması gerektiğini belirterek “Herhangi bir gerilim veya Allah korusun, çatışma durumunda esas kaybedecek olan Güney Kıbrıs’tır.” dedi.

Doğu Akdeniz’de tırmanan gerginlik, Kuzey Kıbrıs-Türkiye ilişkileri, Rumlarla yürütülen müzakere süreci ve iç politika gündemi gibi konularda konuşan Tatar, Rumların tarihi sürece bakıldığında Kıbrıs’ı bir Yunan adası olarak gördüklerini, hayallerinin de Kıbrıs’ı Yunanistan’la birleştirmek olduğuna dikkat çekti.

Başbakan Tatar, şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın KKTC ile ilgili koordinasyon işlerini yürütmek üzere görevlendirildiğini öğrendik, kendisine başarılar diliyorum. Onun da ifade ettiği gibi Türkiye Cumhuriyeti dünyanın 16’ncı dev bir ekonomisidir. Türkiye Cumhuriyeti bu konularda kararlılığını göstermektedir. Birileri bir şey dedi diye, biz haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz çünkü biz onurlu bir milletiz. Bu onurlu millete yakışan hakkını aramaktır. Kıbrıs Türk halkı, Türkiye Cumhuriyeti’ne sonuna kadar güvenmektedir. Burada gerilimden bahsedilmektedir, sıcak bir çatışma olabilir mi diye birtakım şeyler gündeme zaman zaman geliyor. Sıcak çatışmadan en fazla Güney Kıbrıs korksun. Herhangi bir gerilim veya Allah korusun, çatışma durumunda esas kaybedecek olan Güney Kıbrıs’tır. Bunun hesabını da onlar herhalde gayet iyi yapıyorlar. Bizim Kıbrıs Türk halkı olarak, Türkiye Cumhuriyeti ve yöneticilerine olan güvenimizi bir kez daha buradan ifade ediyorum. Bu süreç gerçekten iyi yönetilmektedir.”

Ada’da Türk tarafının hidrokarbon kaynakları konusundaki pozisyonunun, Kıbrıs’taki zenginliklerin paylaşımında Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs Rum halkı kadar hakkı bulunduğu yönünde olduğuna dikkati çeken Tatar, bunun Türkiye tarafından da desteklendiğini ifade etti. Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uzmanların kara suları ve ekonomik münhasır bölgeyle ilgili haritalarına baktığımızda, KKTC’nin, kendi halkının verdiği yetkiye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti ile yaptığı anlaşmalara göre kendine ait bölgeleri vardır. Biz yine de iyi niyetli olarak BM nezdinde Rum tarafı ile yaptığımız görüşmelerde, Sayın Akıncı’nın da ifade ettiği gibi, bütün bu zenginliklerin ortak bir komitede değerlendirilmesi için öneriler sunduk ama hiçbir zaman bu öneriler kabul görmedi. Rum tarafı kendilerini Kıbrıs’ın tek egemen halkı olarak görmektedir, Kıbrıs Türkleri ile ne yönetimi de ne de bu zenginlikleri paylaşma niyetinde değildir. Yaptığımız ortak komite açıklamasında yine araştırmaların ve zenginliklerin değerlendirilmesi için bir barış eli uzatılmaktadır. Olumlu yanıt geleceğini ben şahsen düşünmüyorum. Dolayısıyla Türkiye ile birlikte bizim bu hareketimiz, Fatih gemisinden sonra Yavuz gemisinin de bölgeye sondaj araştırmalarında bulunmaları için gelmeleri yerindedir. Biz böylelikle dünyaya ‘Bizim de onlar kadar haklarımız vardır. Onlar buralarda araştırmalar ve sondaj çalışmaları yapıyorlarsa biz de buralarda yapıyoruz.’ mesajını veriyoruz.”

Doğu Akdeniz’de yürütülen mücadele sürecini Kuzey Kıbrıs ile Türkiye’nin yönettiğine işaret eden Tatar, Türkiye’nin dünya ile ilişkileri ve sahip olduğu 80 milyonluk nüfusu ile bölgede daha büyük çıkarlarının söz konusu olduğuna vurgu yaptı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here