Şiddet gören kadınlar için adliyelerde destek birimleri oluşturulacak..

0

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” programında konuştu.

Şiddetin, insan temel hak ve hürriyetlerinin önündeki en büyük engel olduğunu ve hiçbir şekilde bahanesi, mazereti ve gerekçesinin olamayacağını ifade eden Selçuk, kadına yönelik şiddetin ise bugün her coğrafyada insan hakları sorunu olmaya devam ettiğini belirterek Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünyada her üç kadından birinin yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını ve her 10 şiddet mağdurundan yalnızca birinin kolluk birimlerine başvurduğunu kaydetti.

Türkiye’deki durumun da küresel tabloyla benzerlik gösterdiğini belirten Selçuk, “6284 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilen kayıtlı olay sayısı 2018’de 219 bin, 2019’un 9 ayında 140 bin olmuştur. Kolluk birimlerine başvuran mağdurların eğitim durumlarını incelediğimizde de yüzde 86’sının lise ve altı düzeyde olduğunu görmekteyiz. Bu da bize kadına yönelik şiddetle mücadelede eğitimin önemini gösteriyor.” diye konuştu.

Selçuk, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Adalet, İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık bakanlıkları ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile bir araya geldiğini, ilk defa 75 maddelik kapsamlı bir plan üzerinde çalışıldığını ve 2020-2021 Koordinasyon Planının imzalandığını bildirdi.

Bakan Selçuk, Plan kapsamındaki ortak hedeflerin bazılarını şöyle sıraladı: “6284 sayılı Kanun uygulamasının değerlendirilmesine yönelik yeni bir araştırma yapacağız, etki analizini değerlendireceğiz. Araştırma sonuçları ışığında, Kanuna ilişkin değişiklik önerileri ve alt düzenlemelere dair ortak çalışma yürütülecek. Adliyelerde ‘adli destek birimleri’ oluşturacağız. 6284 sayılı Kanuna ilişkin ‘ihtisas mahkemeleri’ görevlendirilecek.

ŞÖNİM’lerin ve kadın konukevlerinin kurumsal kapasiteleri geliştirilerek ihtisaslaşmalarını sağlayacağız. ASDEP gibi uygulamalarla, hanelerdeki kadına yönelik şiddet vakalarını daha çabuk tespit ederek, bireylerin sosyal hizmet modellerimizden yararlanmalarını sağlayacağız.

Kadına yönelik şiddet olaylarına dair risk analiz modülünü geliştireceğiz. Muhtarlarımızı sürece dahil ederek mahalle bazında önleyici ve koruyucu model ağımızı yaygınlaştıracağız.

Sadece mağdurlara değil şiddet uygulayanlara yönelik önleyici tedbirleri etkin şekilde uygulamayı hedefliyoruz. Öfke Kontrol Programları yürüteceğiz. Aile Danışmanlığını yaygınlaştıracağız. Aile Eğitim Programları, Evlilik Öncesi Eğitimleri ve Baba Okulu gibi programlarla rehberlik hizmeti vereceğiz.

Reklam

Şiddetle mücadeleye karşı eğitimin her kademesinde müfredatı güncelleyeceğiz. Çocuk İzlem Merkezlerinin niceliğini ve niteliğini artıracağız. Veri Entegrasyonu ve AR-GE çalışmalarına devam edeceğiz. Farkındalık artırma çalışmaları ile tüm vatandaşlarımıza yönelik eğitim çalışmalarına kesintisiz devam edeceğiz.”

Kadınlar için topyekün bir seferberlik ruhu içinde olunması gerektiğini dile getiren Selçuk, şöyle konuştu: “Biz de bugün itibarıyla inşallah sizlerin de desteği ile adına ‘mercan’ dediğimiz bir yola çıkıyoruz. Bu seferberliğin adını niye mercan olarak belirlediğimize gelirsek, kadınlar, yeryüzü atlasının mercanları, yani hayatın kaynağı, insanlığın akciğerleridir. Nasıl ki mercanlar okyanusların mimarlarıysa, kadınlar da yaşamı imar eden varlıklar aslında. Dolayısıyla kadına gelen her zarar, hayatı zedeliyor. Kadının incinmesi, insanlığın incinmesi demek. Kadının değer görmesi ise ailenin ve toplumun yücelmesi demek.

Biz, Mercan Seferberliği ile kadına yönelik şiddetle mücadele etmekle beraber kadınlarımızın kendi hikayelerini yazabilmeleri için fırsatlar sunmayı, annelik rolünü güçlendirecek politikalar geliştirmeyi, karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almalarını sağlamayı, sosyo-ekonomik açıdan güçlenmelerini desteklemeyi hedefliyoruz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here