Sivillerin 15 Temmuz’daki suç oluşturan eylemleri cezasız kalamaz..

0

Anayasa Mahkemesi (AYM), sivillerin 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılması amacıyla yaptıkları eylemlerden sorumlu tutulmamasını sağlayan kanun maddesinin iptali istemini reddetti. CHP’nin başvurusu üzerine bu yasayı inceleyen AYM, sivillerin 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde yaptıkları her fiilden sorumsuz olamayacaklarını, konusu suç oluşturan eylemlerin cezasız kalamayacağı, hakim-savcıların her olayı ayrı ayrı değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi ve terör eylemlerinin bastırılması kapsamında hareket eden kamu görevlileri ve sivillerin bu nedenle sorumlu tutulmayacaklarına ilişkin olarak 1 Şubat 2018 tarihinde 7079 sayılı Kanun çıkarıldı. CHP, kanunun Anayasa’nın 8 ayrı maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı. CHP başvurusunda, af düzenlemesi olduğu için yasa değişikliğinin beşte üç çoğunlukla kabul edilmesi gerektiği halde yasanın 24 ret oyuna karşılık 200 ‘evet’ oyuyla kabul edildiği belirtildi.

CHP’nin iptal başvurusunun ilk incelemesini 28 Mart 2018’de yaparak, davayı esastan görüşmeye oybirliğiyle karar verdi. Davayı esastan görüşmek için 15 Temmuz Darbe girişiminin yıldönümünü tercih eden Yüksek Mahkeme, 16 Temmuz 2020 tarihinde iptal istemini görüşerek oybirliğiyle başvuruyu reddetti.

Anayasa Mahkemesi’nin ret kararının gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararda, düzenlemenin af niteliğinde olmadığı belirtilirken şu değerlendirme yapıldı:

“Suç teşkil eden fiillerin kural kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla kural suç teşkil edip etmediği önem taşımaksızın her türlü fiilin değil sadece darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamındaki fiillerin cezai sorumluluk oluşturmayacağın belirtmektedir. İşlenen fiilin kuralda bahsedilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı ise elbette yargı yerlerince belirlenecektir.”

Bu kararla birlikte Anayasa Mahkemesi, 15 Temmuz gecesi darbenin bastırılmasında aktif olarak yer alan sivil vatandaşların yaptığı her eylemin cezasız kalmayacağını, hukuka aykırı eylemlerinin yargı tarafından değerlendirileceğini bildirmiş oldu. ANKA’nın AYM kararı üzerinde yaptığı incelemeye göre, her eylemin cezasız kalmayacağı şöyle vurgulandı:

“Bu çerçevede dava konusu kuralda darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamındaki fiillerinden dolayı kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluklarının doğmayacağı belirtilmiş olup kuralın bu kapsamda olmayan, konusu haksız fiil veya suç teşkil eden fillerin icra edilmesi halinde sorumsuzluk öngördüğü söylenemez. Zira kuralın lafzı ile yukarıda belirtilen getiriliş amacı dikkate alındığında kuraldan böyle bir sonuç çıkarmak mümkün görünmemektedir.”

Haksızlık oluşturduğu gerekçesiyle yapılacak incelemelerde hakim-savcıların bu eylemlerin bastırılması kapsamında olup olmayacağının değerlendirileceği vurgulanan Anayasa Mahkemesi kararı şöyle:

“Yargı yerleri kuralda yer alan ‘bastırılma’ kapsamındaki fiilleri değerlendirirken meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk nedenlerinin bulunup bulunmadığını belirlemek durumundadır. Başka bir ifadeyle, iptali istenen kuralın atıf yaptığı dönemdeki fiillere ilişkin olarak bir suç ya da haksız fiilin söz konusu olup olmadığını ve hukuka uygunluk nedenlerinin bulunup bulunmadığını dikkat alacaklardır. Bu değerlendirme sonucunda fiile ilişkin varılan sonucun anılan kapsamda olmadığının veya bunun sınırlarını aştığının tespit edilmesi halinde sorumluluk gündeme gelecektir.”

Hukuk devletinde kuralların duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık, net ve anlaşılır olması gerektiğini bildiren Anayasa Mahkemesi, kanun yapma tekniği nedeniyle her bir eylem tek tek yazılamadığı için yasada, “terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında” denildiğine işaret etti. Yasada yer alan “devamı” ibaresinin 15 Temmuz sonrasındaki eylemler için de genişletilebileceği yorumlarını kabul etmezken, “gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri anlık fiiller olmayıp belli bir zamana yayılmıştır. Bu nedenle darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile banlarla bağlantılı olarak hemen sonrasındaki sınırlı zamanda meydana gelen fiilleri kapsadığı anlaşılmaktadır” denildi.

15 Temmuz ile ilgili olarak daha önce alınan kararlara göndermede bulunulan AYM kararında, “Dolayısıyla başta egemenliği gasp edilmeye çalışılan millet olmak üzere millet adına egemenliği kullanmaya yetkili organlar ağır bir saldırı altında olduğundan, bu olağandışı ve istisnai şartlar altında söz konusu saldırıların bastırılmasına yönelik ve sadece bununla sınırlı eylemlerin hukuka aykırı fiiller olarak nitelendirilemeyeceği açıktır” denilmesi de dikkat çekti.

Darbe girişimini yapanların önemli kısmının kamu görevlisi olması nedeniyle istisnai ve sıra dışı özellik barındırdığı için ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi gerektiği belirtilen AYM kararında, “bu kapsamda kuralla egemenlik hakkına sahip çıkan vatandaşların herhangi bir zarara uğrama ihtimalinin baştan bertaraf edilmesi amacıyla anılan düzenlemeyi yapma ihtiyacı duyulduğu anlaşılmaktadır” denildi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here