Siyasal İslam/ İslamcılık bitti ama İslamcılık tartışması bitecek mi?

0

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün siyasal İslam’la ilgili tespitlerinden sonra tartışma hız kazandı. 

‘Siyasi İslam’ın çöktüğünü mü düşünüyorsunuz?’

Cevap: ‘Öyle, tüm dünyada. Biz bunu görüp, paradigmadan kopuşu gerçekleştirmiştik, ama sürdürülemedi…’

Sayın Gül bu ifadelerinden önce önemli bir tespitte bulunuyor ve diyor ki: ‘Dindar insanların ve siyasi hareketlerin özgürlükçü olabilmesi olağanüstü önemi haiz bir konu. İslami kimlikli siyasi hareketler demokrat ve özgürlükçü olduklarında, temel insan haklarını evrensel anlamda benimsedikleri ve uyguladıkları takdirde, iktidar geldiklerinde de iyi yönetişimi gerçekleştirmiş olurlar. Bunun örneğini ilk dönemimizde verdik ve dindar insanların devlet yönetimini nasıl rasyonel esaslara göre yönetebildiklerini sergiledik…’

Meselenin aslında ne olduğuna vurgu yapıyor bana göre. Ama ısrarla anlamak istemeyen, konuyu bir yere çekmek isteyenler olduğu için de, konu bir başka hale bürünüyor. 

Öncelikle şunu belirteyim, toplumsal anlayış kodlarımızdaki düşüş sebebiyle konulara ayrıntılı şekilde vakıf olmak çok güç. Toplumdaki bu anlayış kalitesinin değişmesi, topluma yön vermesi gerekenleri de fazlasıyla etkiliyor. Onlar da popülist söylemlerin peşine düşüyorlar ve acıdır ki, biz bu insanlara ‘aydın’ diyoruz. Toplumun okuması ve dinlemesi için, onların hoşuna gidecek tarzda söylemler kullanıyorlar. 

Abdullah Gül’ün bu ifadelerinden sonra konuyla ilgili fikirlerini beyan edenler, ya gerçekten anlamamışlar ya da yukarıda ifade ettiğim gibi, toplumun istediklerini söyleme derdine düşmüşler. 

İslamcılık/ siyasal İslam dediğimiz konuyla ilgili yazılar kaleme aldım ve elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. 

Reklam

İsteyenler tekrar okuyabilirler: https://www.ocakmedya.com/islamcilik-ve-islami-devlet-aldatmacasi/ 

https://www.ocakmedya.com/islam-penceresinden-gorunen-islam-devleti/ https://www.ocakmedya.com/islamcilik-sanayi-devrimi-iliskisinde-bugunun-muslumanlari/ https://www.ocakmedya.com/inanc-siyaset-iliskisi-islamcilik-ataturkculuk/ https://www.ocakmedya.com/iran-devriminin-40-yili-islam-ve-islamcilik/

İslamcılığın oluşması ve gelişmesini ele almıştım. İslamcılık dediğimiz konunun tekrar gündem olmasının birinci sebebi, konuya değinen kişinin kimliği, yani bu kişinin Abdullah Gül olması. 

Kendisinin de ‘Siyasal İslam’ı benimsediği yönünde demeçler verenler çıktı. Bunun sebebi de Refah Partisi’nde siyaset yapmasıydı. 

Önce şuna açıklık getirelim. Refah Partisi; tarz, örgütlenme örneği ve gidiş yolu olarak siyasal İslamcıları örnek almışsa da, söylem olarak İslamcılık yapmamıştır. Bunu bir netleştirmemiz gerekir. 

Refah Partisi’nin söylemi Adil Düzen idi. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama ‘Adil Düzen Denemesi’ söylem olarak Müslümanların henüz ulaşamadıkları seviyede bir üst söylemdir. 

Müslümanlar, yönetime geldiklerinde çok farklı bir dünya kuracaklarına inanıyorlardı. Ama yanıldıkları, görmek istemedikleri çok açık bir konu vardı ki, yönetim İslam’ının ortaya koyduğu acı tecrübeler. Müslümanlar bu konularla hiç ilgilenmediler ve hatta bu konuların konuşulmasını bile istemediler ve konuşmadılar, konuşturmadılar. 

Neydi bu konular? 

Reklam

Cemel vakası, Sıffin savaşı, Hz. Ali-Muaviye mücadelesi….

Müslümanlar bu konuları masaya yatırıp, bilimsel bir şekilde tahliller yapmadılar ve bunun sonucunda da aynı hatalara düştüler. 

Müslümanları bundan alıkoyan neydi peki? 

Günaha girmemek. 

Hz. Peygamber’i gören, onun devrinde yaşama imkanı bulan sahabeler hakkında ‘hata’ yapmışlardır demek istemedikleri için hep konunun üzerini örttüler. 

Müslümanların yanlış İslam inançları buna sebep oldu. Kuran’da Hz. Peygamber’in bir insan olduğu sürekli vurgulanırken ve hatta ‘Tahrim Suresi’nde ‘uyarı’ olmasına rağmen; Müslümanlar sahabeleri adeta ilahlaştırdılar. 

Ve bugün. 

Siyasal İslam, İslamcılık tartışması. 

Siyasal İslam/ İslamcılık çöktü mü? 

Siyasal İslam nedir? 

İslam’ın yönetime gelmek ve yönetimde kalmak için alet edilmesi. 


İslam’ı yönetime gelmek ve yönetimde kalmak için kullanan belki de ilk kişi Muaviye’dir. 

Peki Ak Parti Muaviye gibi mi yönetime geldi? 

Hayır. 

Ak Parti, kuruluş aşamasında çok önemli değerleri kendine şiar edindi. Hak ve özgürlükler, özgürlükçü politikalar, toplumsal mutabakat, toplumun her kesimine seslenebilme, dürüst ve akılcı davranışlar, dünyaya açık bir Türkiye. 

Refah Partisi de Adil Düzen söylemiyle toplumun karşısına çıkmıştı. Uzun uzadıya Adil Düzen’i anlatmayacağım, zaten isteyenler internetten araştırırlar. 

Kısaca Adil Düzen nedir? 

Hakkı/Haklıyı üstün tutar, 

Özgürlüğü esas alır, 

Huzur ve güveni tesis eder…

Peki burada İslamcılık ya da siyasal İslam var mı? 

Anlaşılmayan ya da anlaşılmak istenmeyen şu aslında: 
İslamcılık yapan dincilerin sundukları ile Müslümanların hukuk düzeninin birbirine karışması. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

(Not: Konuyla ilgilenenler için Serdar Güneş’in emek verip hazırladığı, 1993’ten 2020 yılına kadar konuyla ilgili yazıları içeren arşivini tavsiye ederim.) 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here