Siyasetteki Fetih Tartışması, Din-Politika ve Müslümanlar

4

Barış Pınarı Harekatı hızla devam ediyor. Fotoğraflar ve videolarla bizler de operasyonun seyrini takip edebiliyoruz. Kimi sunucular türküler söylüyorlar, kimileri de yaşadıkları tehlikeli anları savaşın içindeymiş gibi anlatıyorlar. 

İnsanları üç grupta görüyorum: 

TV ve programlarla verilen haberlere bakıp, mutlu olanlar. 

Görmek istediklerini görerek, mutlu olanlar. 

İşin arka planında ne var diyerek araştırarak, mutlu olmaya çalışanlar. 

Haz ve mutluluğun değişik şekilleri var. Kimisi ailesiyle olmaktan, kimisi sevdiğiyle, kimisi iş yaparken, kimisi çeşitli hobi etkinliklerinden, kimisi dinden, kimisi milliyetçilikten, kimisi itiraz etmekten, kimisi tabi olup uymaktan, kimisi düşünmekten mutlu olur. Bu eylemleri daha da çoğaltabiliriz. 

Bu operasyon olurken mutlu olanlar da çok. Dini ve milli duyguların tatmini de insana haz verir ve mutlu eder. Yaşanmamış olanların yaşanması ve tatmin halini yaşama da mutluluk vericidir. 

Barış pınarını takip edenlerde bu hazzı ve mutluluğu görüyorum. 

Reklam

Siyasetteki Fetih tartışması, Din-politika denklemini ve ardından kitlesel hazzı ve mutluluğu aklıma getirdi. 

Diyanet, camilerde ‘Fetih suresi’ okutmaya başladı ve ardından da, bunun yanlış anlaşılabileceğini ifade edenler, Diyanet’in bu icraatini eleştirdiler. 

Diyanet’in bu icraati aslında Müslümanların bir kültürüdür. Zorluk olan bir durumda, işlerin kolaylaşması için bir dua niteliğinde ‘fetih suresi’ okunur. Bunu bilenler de, ‘ne var ki bunda? Neden rahatsız oluyorlar’ demekteler. Haklılar. 

Fetih suresi, Hudeybiye antlaşması ile ilgili olarak nazil olmuştur. 

Barış Pınarı harekatı, Arap ve Müslüman toprakları olan Suriye içlerine doğru yapılmakta. Kim olursa olsun, bu coğrafyada yaşayan insanlar Müslümandırlar. 

Müslüman bir toplumun, Müslümanların yaşadığı topraklarda operasyon yapması durumunda Fetih suresi okunmasının Fıkıh’taki yeri nedir? İşte bu soruyu ilmi olarak ele almak gerekir…

Din-Politika ilişkisi sadece Müslüman toplumlarda değil, aynı zamanda Batılı toplumlarda da görülmüş ve tarihte de yaşanmıştır. 

Bunun diğer adı İslam ve Siyaset diyebiliriz. 

Reklam

Pierre Bourdieu’nun de ifade ettiği gibi, dil yani kullandığımız lisan zihnimizi şekillendirmekte. 

Din-Politika dediğimizde, İslam-Siyaset dediğimiz kadar keskin düşünmüyoruz. 

Politikada din olmakta, çünkü politikayı insanlar yapıyorlar. Ama dinde politika var mıdır? 

İslam ve Siyaset ile ilgili de aynısını düşünelim: Siyasetin içinde İslam olabilir ama İslam’ın içinde siyaset olur mu? 

İslam’ın içinde de siyasetin olduğu zamanlar olmuştur. Buna en bariz örnek Muaviye’dir. Muaviye, alenen ve bilerek İslam’ın içine siyaset sokmuş ve kendi siyaseti için İslam’ı kullanmıştır. 

Diyanet’in Fetih suresini okutmasına da işte bu sebeple tepki gösterilmektedir. 

‘Kendi siyasetimiz için İslam’ı (Kuran’ı) motif olarak kullanmasak mı acaba’ denmektedir. Çünkü bu coğrafyada yaşayan insanlar Müslümandırlar. Böyle bir denklemde Fetih suresinin devlet kanalıyla okutulması, bulunduğumuz coğrafyada çok kötü etkiler oluşturabilir. 

Neden bu uyarıyı yapma ihtiyacı hissediyorum? 

Açıklayayım. 

Yazımı kaleme aldığım saatlerde Trump, tweet üstüne tweet atıyor. Yaptırımlar ve Bakanların listeye alınması. Ülkemizde açılacak olan Volkswagen fabrikasının ertelenme haberi. Arap Birliği’nin demeçleri zaten hepinizin malumu. 

Ümmetin birliğinden ve ümmetin başkanlığından bahsedilirken böyle bir tepkiyi görmek, açıkçası üzüntü verici. 

‘Onlar yöneticiler ama Müslüman halk farklı düşünüyor’ diyenleri duyar gibiyim. Öyle ama bu devletlerdeki yöneticileri de halk seçiyor. Kendimizden örnek verelim: ‘Türkiye halkı, devleti yönetenlerden çok farklı düşünüyor’ diyebilir miyiz? Hayır, diyemeyiz. 

‘O Arap Birliği, zaten onlar bizi hep arkadan vurmuştur’ söylemi de çok yaygın. 

‘Onlar Arap, biz Türkler’ söylemi de IRKÇI bir söylem değil mi? 

İslam, ırkçılığa izin veriyor mu? 

Hayır. Hatta Hz. Peygamber Veda Hutbesi’nde açıkça ifade etmiştir: 

‘Ey İnsanlar!.. Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü yoktur….’

Öylece kalakalıyoruz. 

İstediğimize İslam izin vermiyor, İslam’ın dediğini de biz uygulamıyoruz. 

Peki ne olacak şimdi? 

Kutsal olan politika mı, Din mi…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

(2020 Avrupa Şampiyonasi Elemeleri’nde Fransa ile 1-1 kalan A Milli Futbol Takımımızı kutluyorum)

4 YORUMLAR

  1. Sinan bey! Sizln gibilerinden bizim millet yararlanmak yerine sahte Şehlere adeta kul köle oluyorlar, bu nedenlerden dolayi. her konuda cahil bir millet olma özelliğimizin yanisıra, yalan ve palavrayide iyi beceririz.
    Kendimiz dini yaşamak yerine, sık sık
    başkalarina hatirlatiriz.
    Biz hanimları olarak genelde kendi vazifemizi erkeklere havele eder onlarin
    Vazifesinide bizler üstleniriz.
    Çocuklarimizi severiz fakat onlari Anneden alacakları temel eğitimden mahrum büyütüruz.

    Çocuk bir yalnış yapsa,”Babana söylerim, baban duymasin,”gibi yalnişlarla yetişen çocuklar. Anneyi zayif ve cahil görüyor.
    Erkek çocuklarinin kizlarla konuşmasina ses çikarmayan anne babalar kız çocuklarınin erkeklerle konuşmasini yasaklip onları fizikal ve sözlü cezalandirmayide iyi beceririz.

    Genelde fakir ve dayisı olmayan Erkek çocuklarimizi vatan millet edebiyati yaparak davul zurnalarla asker ocaği diye isgence ocağina ellerine kina yakarak göndeririz.
    Oradan ya ay yildizli bayrağa sararak yada işgenceden pisikolojosi bozulup barut fiçisi olarak teslim aliriz.
    Davul zurnalarla elleri kinali gidip kanli kefende dönenler için vatan sağolsun kafayi yiyenler içinde ahlaksiz muhrü ile damgalariz.
    Olsun yeterki analarinin göz bebeklerine kiyamayip Askerlik yaptirilmiyan Bilallarimizin,Hilallarimiziz, canlari sağ olsun.

    Işin garip tarafi teknolojiden dolayi Dünya küçuk bir köy olmuş biz bundan dahi yararlanamiyoruz.

    Millet olarak.Sahtekarlarlari sevip Dürüstlerden, okumayi ve araştirmayi sevenlerden nefret ediyoruz.

    Turkiye huzura kavuşabilmsei için Güçlu ve çok okuyan analara ihtiyacimiz var.

    Benimkide gerçekleşmesi hayel olan bir dilek, veya arzu.
    Ellerinize sağlik.

  2. Sayin Baran,
    Devlet mi kutsal Din mi? Zekatı devlet mi toplar Dindarlar mı?
    Kutsal olan insandir ve hukuktur. Din de insana gelip, hukuk tesis ettigi icin kutsalsdir. Zekat konusu hukuku ilgilendirir. Devlet, verdigi hizmet karsiligi zekat toplar. Islam tarihinde bu maddeyi okudugunuzda hemen karsiniza cikar. Bu sebeple zekati devlet toplar, sebebi de verdigi hizmete karsilik olarak.
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

  3. Sayin Nurdan hanim.
    Cok yerinde tespitleriniz icin tesekkür ederim.
    Islam, diger dinler gibi degil. Icinde inanci da barindiran ama bir o kadar da okuma, arastirma, düsünme, tefekkür etme, birlikte yasama ve hukuk olan bir din. Ancak Müslümanlarin Islam i ise cok farkli, icinde sadece inanc ve namaz olan bir ezber halini almis, aci olan da bu.
    Umariz gelecek nesillerimiz daha farkli yasarlar.
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here