Sizlerin, hepinizin kazanması için açık çek

6

Bilindik ve terminolojik “Serkan Yıldız” yazısından farklı şeyler yazacağım bugün.

Bir serzeniş belki. Belki bir protesto.

Kime?

Nasıl?

Neden bir protesto bilmiyorum ama artık canıma tak etti.Gelin paylaşalım. Üçüncü sınıf, muhafazakar duygularınızı ve batıl – ilkel düşüncelerinizi bir kenara atıp yazdıklarımı okuyunuz. Biliyorum çoğunda kızacaksınız bana. Ama rica ediyorum;

Şansa – Kadere ya da Nasip denilen üçüncü sınıf teolojik olgulara asla inanmadım. Ama buna inanmam için önüme bir çok done çıktı. Gelin bunları birlikte açalım.

İlki; Yasmin isminde Eskişehirli bir kadınla birlikteydim. Şişmandı. Topluydu. Balık etli dersiniz siz ama bana göre şişman. Kızla sadece şişman olduğu için birlikte olamayacağımı söyledim. Sonrasında kız bir form tuttu, bir kilo verdi şuan fotomodellik yapıyor. Sadece vücut modelliği değil aynı zamanda da yüz modelliği yapıyor. Beşiktaşlı bir futbolcu ile beraber Fulya’da yaşıyorlar.

Hava Kuvvetlerindeyim… Bir sevgilim vardı Hemşire. Askeri Hemşire. Hava Hastanesinde. Birlikte olduk, takıldık, seviştik… Mutlu gibiydik. Ki ben çok değildim. Benden ayrıldıktan sonra KBB uzmanı askeri bir doktorla evlendi. “Sen benim başıma gelen en güzel şeysin” yazdı birinde bana “Aaa neden?” dedim, “Senden sonra Ekrem’i tanıdım…” dedi.

Eşim… Karım… Evlendik, boşandık ve benden sonra İzmir’in en ünlü plastik cerrahı ile evlendi. Nasıl yaşantısı olduğunu sosyal medyadan 450 bin kişi takip ediyor.

Beş yıl ilişkim olan kadın… Ayrıldık ve şuan evli iki çocuğu var. Mutlu. Heyecanlı. Zengin. Onun için herşey yolunda gibi…

Açlık çekerken birlikte olup, evine ekmek götürdüğümde boynuma atlayan bir sevgilim vardı. Fakirdi. Ve fakirlikten ölmek üzereydi. Ben olmasam “proteinsizlikten” ölecek gibiydi. Ondan ayrıldım ve şu an İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının danışmanı. Özel araç her gün evinden alıp, işyerine götürüyor.

Lise yıllarımda yüzünde sivilce olduğu için terk ettiğim bir sevgilim, şuan kocasıyla 25 nci mutlu yılını arkada bıraktıkları için tazeleme nikahı kıyıyor. Bana da davetiye gönderiyorlar. Başarılı. Takdir ettim.

“Lan oğlum burası tarla! Tarlaya bu kadar para hayatta vermem ben” dediğim ve ortaklık teklifi alıp, beğenmediğim arazide şuan 1200 daire yapılıyor ve arazi sahibi bu dairelerin dörtte birine sahip…

“Ben onun okuduğu fakültenin, o fakülte diploması verenin XXX” dediğim arkadaşım şuan o fakültenin dekanı…

“Bu kağıt tutmaz Abi” diye tavsiye verdiğim adamlar o borsa kağıdını alıp, unuttukları ve sonradan akıllarına gelip bozdurduklarına Ankara / Ümitköy’den birer daire aldılar.

Gelecek, XXX Partide dedim. Adamlar %0,09 aldılar. Benim alaya aldığım parti şuan %42 ile iktidarda.

Fenerbahçe 2020’li yıllara damga vuracak dedim, son şampiyonluğunu 2011’de aldılar. Sene 2021…

“Bu yazımda yer yerinden oynar” derim. 220 like zor alır. “Bok gibi bir yazı yazdım derim” 400 Like alır…

İzmir’de bir barda bir kızla tanışırım, o geceyi birlikte geçiririz ve hemen ertesi günü hayatının aşkıyla tanışıp evlenirler. Mutlu olurlar.

Kıza; “Aslında bence sen saçlarını siyaha boyamalısın” derim, kız tersini yapar ve boyattığı saçlara bayan kuaföründen 5000 TL fiyat verirler.

“Fenerbahçe %100 kazanacak derim” 5-0 biter maç… Fenerbahçe mağlup…

Beklediğim duraktaki otobüs asla gelmez…

Benim bulunduğum şeritte ki trafik mutlaka tıkanır…

“Sarışın bir hatun istiyorum” derim esmer bir hatun aşık olur… Esmer isterim, sarışınlar dibimden ayrılmaz…

Kocaman bir markette istediğim ürün asla olmaz, olsa bile yeni bitmiş olur, bitmemiş olsa bile “Onların son kullanma tarihi geçti beyefendi, satamayız” derler.

Kilo almak isterim, kilo veririm, kas yapmak isterim, kas kütlem düşer, hacim küçültmek isterim kas kütlem yükselir…

Bodrum’a giderim, 3 gün aralıksız yağmur yağar…

Ayder yaylasına çıkarım güneşten, sıcaktan dışarı çıkılmaz…

Hertha Berlin – Union Berlin maçına giderim, maç hava muhalefeti yüzünden oynanmaz.

Liverpool’u desteklerim yıllarca şampiyon olamaz, “Ulan bu sene favorim, Everton” derim Liverpool açık ara şampiyon olur…

Demem o ki; Şansa, kadere, nasibe asla inanmam. Karşı da çıkarım. Kavga da ederim. Mücadele düzeyinde. Acaba yapmamam mı gerekir? Ya da ben ne yapıyorsan sizlerin kazanması için beni takip edip; “Serkan ne yapmış? Evet, bunu tercih etmiş. O zaman hep birlikte tersine” mi demeniz gerekir bilemedim.

6 YORUMLAR

  1. samimi bir yazıydı.akıcı.argo olması başlarda garip gelsede sonradan yazının neden bu kadar samimiolduğunun altında yatanın bu olduğunu anladım.serkan beyi tebrikediyorum.

  2. alışveriş yaparak ellerim dolu arabanın başına gelirim paketleri yere koymamak için tek elimde zorla tutarım her seferinde arabanın anahtarı ellerimin dolu olduğu cepte çıkar

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here