Son Dakika: İbrahim Güçlü Şemdin Sakık’la görüştü

0

Kürt Mahallesi’nde neler oluyor dedirtecek gelişmeler yaşanıyor. Bir yanda Başkan Erdoğan Selahattin Demirtaş’ı İmralı’da tutuklu olarak bulunan Abdullah Öcalan’a şikayet ederken, diğer tarafta Kürt Yazar ve Siyasetçi İbrahim Güçlü Şemdin Sakık’la göşüyor. Rizgari Ala Rizgari, Hak-Par ve Diyarbakır Kürt Derneği kurucusu İbrahim Güçlü ‘Parmaksız Zeki’ kod adlı Şemdin Sakık’ı Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde ziyaret etti.

Yazarımız Şükrü Gülmüş’ün aktardığı bigiye göre İbrahim Güçlü Şemdin Sakık’la Kürtlerin geleceği ve seçim süreci ile ilgili görüştüklerini kaydetti.

Yaşadıklarından dolayı ‘yıkılmış’ bir insan göreceğini düşündüğünü ama moralli, dimdik ayakta olan bir insan gördüğünü belirten İbrahim Güçlü, Facebook hesabından görüşmeye ilişkin şu teknik bilgilendirmeyi yaptı: “Ben daha önce de Şemdin Sakık’la görüşmek için cezaevine gittim. Ama ne yazık ki teknik bir hukuki nedenden dolayı görüşme yapamadım. Buna çok üzülmüştüm.

Görüşme yapmak istediğim dönem, basında ‘Şemdin Sakık elektrik parasını ödeyemiyor’ diye haber çıktığı zamandı ve buna çok kahırlandığım bir dönemdi. Kısa bir süre önce bir yolla ilişki kurdum. Selam gönderdim. İhtiyaçlarını sordum. O benim halen Avrupa’da olduğum bilgisine sahipmiş. Daha önce Şemdin Sakık’la görüşmeme engel olan hukuki teknik sorun bugün çözüldü. Çözüm haberini almamdan bir saat sonra Şemdin Sakık’la görüşmeye gittim.

Şemdin Sakık, 1984 yılında cezaevine giren biri. 24 senedir cezaevinde yatıyor. Ben de birkaç kere hapishanede yatan biri olarak cezaevini, hapishanedeki siyasi ve siyasi olmayan insanların psikolojisini, iki-üç hafta görüşçüsü gelmeyenlerin içine düştükleri durumu, bir ölçüde bilen biriyim.

Şemdin Sakık, bir ya da iki hafta, bir ya da iki ay, bir ya da iki yıl görüşçüsü olmayan bir mahpus değil. Görüşçüsü on yıllardır olmayan bir mahpus. Yakalandığı zaman, her açıdan ambargolarla ve saldırılarla karşı karşıya olan biri olduğu biliniyor.

En yakınları tehdit ve ölümle karşı karşıya olan bir mahpus. Bundan dolayı herklesin uzaklaştığı bir mahpus. Çok kısa bir süre dışında bütün zamanlar avukatsız bir mahpus. Hapishanede tahmin edemeyeceğimiz ölçü ve derecede maddi ve manevi baskı altında kalan bir mahpus.

Kendisine para gönderilmeyen bir mahpus. Bir zamanlar ailelerin çocuklarına ismini takmak için yarıştıkları bir insan. Bugün bölgede yüzlerce çocuğa ismi verilen kişi. Bu kadar bir kuşatılmışlık, unutulmuşluk, vefasızlık, riyakârlıkla, dostsuzluk, arkadaşsızlık, ailesizlik gölünde yüzüyorsa, görüşmede nasıl bir insanla karşılaşacağım şüphesiz merak konusuydu. Ben de bu atmosfer gölünde Şemdin Sakık’la görüşüyordum. Karşıma saçları dağınık, moralsiz, sağlıksız, beynini yiyen bir mi çıkacak diye de merak etmedim değil.

Ama Şemdin Sakık’la karşılaştığım zaman insanın ne kadar azimli, güçlü, çok şeyi tek başına da çözme kabiliyet ve basiret sahibi olduğunu gördüm. Görüş kabinine gittiğim zaman, moralli, sağlıklı, tıraşlı, temiz giyinmiş, kendine güvenli, sorduğum sorulara sağlıklı cevap veren biri olarak Şemdin Sakık’ı gördüm. Bu beni fazlasıyla sevindirdi. Beni de psikoloji, bilinç, direnç, insana güven konusundan başka noktaya ve düzleme taşıdı.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here