Sorunlar, Sorular ve Çözümler

0

1- Faizli işçilik sisteminde ABD’de sermayenin emrinde olan Merkez Bankası (FED) doları çoğaltır. Rothschildler faizli kredi olarak verir. O da uluslararası para olarak bunu kullanır ve dünya ekonomisine hâkim olur. Ulusal paralar dolara endeksli olarak çıkarılır; yani TL de doların desteklediği bir paradır. Sermaye’nin aldığı faiz dünyada yeni yatırımlara dönüşür. Sanayileşme böyle sağlandı. Şimdiye kadar açık işçi vardı, yeni fabrikalar yapılıyordu. İşsizler iş buluyordu. Sistem yararlı idi. Şimdi ise tam istihdam sağlandığı için yeni iş yerleri açılamıyor. Sermaye yatırım yapamıyor. Böylece ABD Merkez Bankası’nın doları işe yaramıyor. Dolayısıyla dünya krize gidiyor. 

Sorumuz şu: Bu açıklamalarımız doğru mu? Doğru değilse yanlış tarafı nedir? Açıklamalarımız doğru ise; bu sorunu a) kapitalistler, b) sosyalistler, c) karmacılar, d) Adil Düzen çalışanları nasıl çözerler? Bir ilim adamı olarak araştırmanız var mı? Bilginiz var mı? Partiniz bu sorunu nasıl çözecektir?

2- Sermaye önce toprakları tekeline aldı. Sonra altın ve gümüşü tekeline aldı. Sonra işletmeleri tekeline aldı. Sonunda karşılıksız dolarla tekeline geçirdi. Faizli sistem tekelleşmek zorundadır. Tam istihdam sağlanınca ele geçireceği bir şey kalmadığı için ekonomik çarkı döndürmek amacı ile devletleri borçlandırdı. Devletler de halkı borçlandırdı. Borçlar büyüye büyüye bugünkü duruma geldi. Borçlar da bir para durumunda olduğu için dolar dengesini kaybetmeye başladı. Sermaye buna çareler aramaktadır. Devletler ve halk o kadar borçlanmışlardır ki borçlarını ödemeleri mümkün değildir. Borç çoğalınca dolar işe yaramaz hale gelmektedir. Dolayısıyla dünya ekonomisi yıkıntıya doğru gitmektedir. 

Sorular: Bu hususta sizin görüşünüz nedir? Bizim bu teşhisimiz yanlış mıdır? Devletler borçlu değil midir? Halk borçlu değil midir? Borçlar artmıyor mu? Borç sonsuza yaklaşınca borçlanma etkisini kaybetmez mi, yani borçla da denge sağlanamaz hale gelmez mi? Bu hususta dört ekonomi ekolünün görüşleri nelerdir? Bu konuda bir bilgi sahibi misiniz? Problemleri söyleyebilir misiniz? Partiniz dış borçlar sorununu nasıl çözecektir, problemlerin çözümlerini birkaç cümle ile söyler misiniz?

Sorular 3- Başkanlık sistemini doğru buluyor musunuz? Devlet başkanının aynı zamanda parti başkanı olmasını doğru buluyor musunuz? Bu hususta diğer partilerin görüşleri var mıdır? Parlamenter sisteme dönme irtica değil midir? Başkanlık sisteminden daha ileri bir sisteminiz var mıdır? Adil Düzen’in bu husustaki görüşlerini incelediniz mi? Partiniz olarak nasıl bir düzen istiyorsunuz? Adil Düzen çalışanlarının önerilerini değerlendirir misiniz? 

4- Yap-işlet-devret modeli ile Ak Parti büyük hamle yaptı. Şimdi bunları çalıştırabilirsek 25 sene sonra Türkiye etkin devletler arasına girer, çalıştıramazsa getirdiği yükün altında ezilir ve Osmanlı İmparatorluğu gibi tarihe kavuşur. 

Sorular: Bunları çalıştırmak için Adil Düzen çalışanlarının görüşleri vardır, onların bu görüşlerini ve çözümlerini incelediniz mi? Bu görüşlere ne dersiniz? Sizin bu hususta çözümünüz var mı; varsa nedir? 

Sorular 5- Adil Düzen çalışanlarına göre Türkiye’nin a) projesiz çalışması, b) muhasebesiz çalışması, c) dengesiz çalışması, e) güvensiz çalışması sorunları vardır; bu teşhislere iştirak ediyor musunuz? Adil Düzen çalışanlarının bu konulardaki çözüm önerilerini incelediniz mi? Eleştirir misiniz? Sizin çözüm önerileriniz nelerdir?

Reklam

6- Hasbelkader dağlara çıkan ve bize saldıran gençlerimiz var. Bunların bize teslim olduklarını düşünelim. Onlara iş, aş ve eş vermemiz gerekir… 

Sorular: Yoksa dağlardan çekilip gidecekler mi? Dağlara çıkmayanlar aç iken onlara iş verirsek isyan etmezler mi, onları da biz dağa göndermiş olmaz mıyız? Nasıl bir çözüm üretmeliyiz de herkese aş, iş ve eş bulmalıyız? Dağa çıkmayanlara iki misli verelim ki adil olsun ve barış gelsin. Adil Düzen’in bu husustaki çözümlerini incelediniz mi? Eleştirileriniz nelerdir? Sizin bu husustaki programınız nedir? 

Siz kendinize diğer soruları sorabilirsiniz. Akevler.eorg yayın sitemizde onun çözümleri öneriliyor. Onları okursunuz ve eleştirirsiniz. Orada yazılmayanlar hakkında soru sorarak bilgilendirirsiniz. Ondan sonra milletin huzuruna çıkarsınız. Biz kapitalizm, sosyalizm, karma ve Adil Düzen’den daha üstün yeni bir düzen getiriyoruz dersiniz. Necmettin Erbakan gibi köy köy dolaşarak anlatırsınız. Biz de görürüz ki bunların Adil Düzen’den daha ileri görüşleri vardır. Millet de arkanızdan gelir. 

***

2.

PERİŞAN HALİMİZ VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ 

Ülkemizin çök verimli toprakları vardır. Ülkemiz dünyanın merkezindedir. Halkımız zekidir, halkımız çalışkandır. Ona rağmen borçlanarak yaşıyoruz. Borç boğaza dayandı, bizi boğmak üzeredir. Bunun sebebi nedir? 

Bu konuyu üniversitelerin araştırmaları ve çözmeleri gerekir. Siyasi partilerin buna çare bulması gerekir. Odalar Birliği ve sendikaların bunun sırrını ortaya koyması gerekir. İlahiyatçıların Kur’an’a dayanarak çözümleri ortaya koymaları gerekir. Bu konular üzerinde durması gereken kurullarınız yok mudur; istendiği kadar vardır ama hala bu sorunlar üzerinde duran ve çözüm üretenler yoktur.

Reklam

Neden, her türlü imkânlara sahip olduğumuz halde yine perişan haldeyiz? 

Bunun tek cevabı vardır. 

Hiçbir şey birden olmaz. Türkiye çok iyi yerdedir. Tarihi gelişmeleri başarılarla tamamlamış ve bugüne gelmiştir. Sabah olmaya çok yakın kalmıştır. 

Ben bunu yazarken yanıma dağda yaşayan bir genç köylü geldi. Bilgisayar fakültesini okurken bırakmış. Askerliğini yapmamış. Şimdi bir ekiple ormanda ağaçları kesiyorlar. Bizim bir kamyon kerestelik ağaçlarımızı onun ekibi kesmiş.

‘Benim ideallerim var’ dedi. ‘Anlat’ dedim. Kerestecilik yapacakmış. Kereste fabrikasını kuracakmış. ‘Baban ne diyor’ dedim. ‘Ona teklif ederiz, uyarsa kabul ederim’ dedi. 22 işçisi varmış, o köyden imişler. ‘Yazın kesim yaparlar, kışın iş yok’ dedi. Hayvanları var mı diye sordum; ‘var’ dedi. Bahçeleri var mı diye sordum; ‘var’ dedi. Bize ortak olabilirler mi diye sordum; ‘olabilirler’ dedi.

İşte… 

Kooperatifimiz 50 senedir bunu yapmayı istemektedir. Akevler’de uygulamaya çalıştık. Bilgisizliğimizden ve o zamanki şartlardan dolayı devem ettiremedik. 

Bu durum yalnız bizde değil tüm dünyada böyledir. Kişiler köylerinde iş bulamadıkları için kentlere taşınıyorlar, kentlerde de iş bulamadıkları için başka ülkelere taşınıyorlar. Suriye sorunu budur. Göç etme sorunu budur. 

Artık köylüleri kentlere taşımamalıyız, kentlileri köylere götürmeliyiz. Her köyde bir fabrika kurulmalıdır. Necmettin Erbakan ‘her ilde bir fabrika kuracağım’ dedi. Ecevit ona ‘hayalperest’ dedi. Süleyman Demirel’e sorduklarında ‘kuracaksa kursun’ dedi. Bugün her ilde değil her ilçede birkaç fabrika vardır. 50 senelik gelişmedir. Şimdi ben de diyorum ki; her köyde ve her sokakta bir fabrika kurulmalıdır. Biz bunlara ‘semt’ diyoruz. Akevler Yalova’da bir köy fabrikasını kurma örneğini verecektir. Bununla uğraşmaktadır. Bu akılla giderse AK Parti’nin akıbeti DYP ve ANAP’ın akıbeti olacaktır. Ama Akevler örnek semt kurmak üzeredir. Günlük gelişmeler hep bunları teyit etmektedir. 

Bu orman köyünde ahşap evler fabrikasını kuracağız. Çalışanlar o köylüler olacaktır. Yazın tarlalarda veya ormanlarda çalışacaklar, kışın ise bu fabrikada ahşap evler üretecekler. Kendi ormanlarında kestikleri keresteleri işleyecek ve ahşap evler yapacaklardır. Fabrikayı kuranlara beşte iki pay verecekler, fabrikayı işletenlere beşte iki pay verecekler, genel hizmet yapanlara beşte bir pay vereceklerdir. Sonunda evler satılacak. Pratikte satılmayacak, o köyde açacağımız bakkala mal getirecekler, karşılığında ev alıp gideceklerdir. 

Tüccar köye getirdiği malların faturasını alacak ve KDV ödeyecek, sattığı evlere fatura kesecektir. Kârın karşılığı vergisini verecek, KDV’sini verecektir. Kooperatif takas yoluyla çalışacak, fatura kesse bile eşit fatura keseceği için ne KDV ne de gelir vergisini ödeyecektir.  

İsteyen köylüler sigortalanacaklardır. Yoksa köylü kendi ürettiği evi tüccara satmış olacaktır. Karşılığında da para değil yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını alacaktır. Mevcut mevzuat içinde faiz ve enflasyon altında ezilmeksizin yaşama imkânı bulacaklardır. Göreceksiniz, sonra Yalova’nın her köyünde benzer fabrikalar kurulmuş olacaktır. 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here