Soylu – Albayrak arasında kalan Ak partideki iktidar savaşı

2

Siyasetle ilgilenelim ya da ilgilenmeyelim, iktidarı elinde bulunduran siyasi partideki iktidar savaşı bütün vatandaşlara etki ediyor. Direk ya da indirek.

Sadece bugün değil eskiden de böyleydi.

Siyasi tarihimiz bu mücadelerle dolu ve hatta Osmanlı Dönemi’nde bile bu mücadelelere şahit olduk.

Kardeş katlini meşru kılan düşüncenin temelinde devletin bekası vardı.

Devletin zarar görmemesi için Osmanlı padişahları kardeşlerini öldürtmekten hiç çekinmediler.

Kendi konumlarını korumayı devletin bekası olarak lanse ederek şeyhülislamdan fetva aldılar ve meşru şekilde bunları uyguladılar.

Neden bu örneği verdiğimi açıklayacağım ama gelin bu iktidar mücadelesine bir göz atalım.

S. Soylu istifa etti ama sonra geri çekti.

Tepkileri ölçtü ve dedi ki, ‘evet ben bu yolda ilerleyebilirim’.

Ona destek verenler Ak parti içindeki milliyetçiler ve MHP’ydi.

O da bunu gördü ve daha fazla milliyetçilik ile bu yolda ilerleyeceğine emin oldu. Bugünkü aşırı milliyetçi söylemlerinin sebebi de bu.

Öbür tarafta Milli Gazete’de uzun yıllar yazarlık yapmış olan ve Erdoğan’ın dostu Sadık Albayrak’ın oğlu Berat Albayrak. Onun istifası Soylu’nun istifası kadar olay olmadı.
Yani bir bakıma Ak partinin milli görüş kanadı yenildi.

Milli görüş kanadı dediğimiz de eski milli görüşçüler.

O günden sonra kavga kızıştı ama hep Soylu tarafı kazançlı çıktı. Çünkü iktidar ortağı MHP.

Son günlerde Berat Albayrak’la ilgili yapılan açıklamalar da bu dengeyi sağlama çabası ama Soylu bir hayli yol aldı.

Açıklamalar ve demeçler derken verilen son karar da Ak partideki kavgayı iyice belirginleşti. İstanbul’un yeni il başkanı Osman Nuri Kabaktepe.
Hem görünümü ve hem de geçmişiyle tam bir Milli Görüşçü.

Ak parti yönetimi bu hamlesiyle milli görüşçü oylara talip olurken aynı zamanda da Soylu ağırlığındaki milliyetçi bloğa da bir cevap vermiş oldu.

Bu iktidar savaşı hepimizi yakından ilgilendiriyor.

Neden mi?

Çünkü bu mücadelede taraflar birbilerine zarar vermek için çeşitli hamleler yapıyorlar ve bu hamleler vatandaşımızın cebinden çıkıyor ve hatta vatandaşlarımız bunları canlarıyla ödüyorlar.

Örneklerle ilerlemek daha iyi olacak sanırım.

Hatırlar mısınız, Soylu 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili ne demişti?

’15 Temmuz’u Fetö yapmadı’

Sonrasında da düzeltme yaparak ‘Fetö ile beraber ABD yaptı’ diyerek ortamı yumuşattı.

Aslında ilk cümlesi Ak parti içindeki rakipleri için söylenmişti.
Bu cümleyle karşı taraf açıklamalar yapacak ve fetö konusunda yumuşak demeçler verilecek ve böylece toplum nazarında hata yapılmış olacaktı.

Soylu bunu hesapladı ama karşı taraftan ses gelmedi.

Berat Albayrak / Süleyman Soylu

Berat Albayrak’ın istifası ile sonuçlanan süreçte de hatalar yapıldı ve bunlar ‘yapılan hatalar’ değil, ‘yaptırılan hatalardı’.

Ekonomide yapılan yanlışlıklar da aynısı.

Ekonomiden sorumlu tutulan Albayrak’ın başarısız görülmesi için özellikle kurulmuş olan kumpaslar.

Yoksa Türkiye tarihinde hiç yaşamadığı durumu yaşar ve Müslüman ülkeler içinde 3. Ekonomiye sahip bir ülke mi olurdu?

Bugün de benzer hatalar yapılıyor.

Erdoğan açıklamasında ‘95 milyar dolar rezervimiz var’ dedi.

Ama işin uzmanları bunun yanlış olduğunu ifade ettiler.

‘Ülkemizin rezervi 95 milyar dolar değil. Çünkü bu paralar borçlanılmış olan miktar. Esas rezervimiz eksi 45 milyar dolar.’

Soylu’nun yanlış kararla uyguladığı sokağa çıkma yasağını hatırlayın. O dönemde koronaya yakalanan kişilerden kaçı vefat etti acaba?

O ölümlerin sorumluluğu kimin?

Ya da bugün?

Esnaf dükkanını açamazken Ak partinin yaptığı kongrelere bir göz atın.

İçişleri bakanlığı arka çıkmasa bu kongreler yapılabilir mi?
Hayır.

Ak parti bu kongreleri yaptıkça esnafın ve vatandaşın kızgınlığı büyüyor, öyle değil mi?

Peki kim zararlı çıkıyor?
Ak parti.

Gelelim Gara operasyonuna.

Dikkatlice izlediniz mi bilmiyorum ama benim dikkatimi çeken Soylu’nun Savunma Bakanı Akar’ı suçlar cümeleleriydi.

Savunma Bakanlığı’nın insiyatifinde olan bir konuda bile Soylu öne çıktı.

Dünkü yazımda ifade ettiğim gibi, operasonla ilgili sır perdesi bir türlü aralanamıyor.

Operasyon yapılmış, mağaraya girilmiş ama mağaranın nasıl olduğu orada anlaşılmış. İstihbarat bilgileri sanki özellikle saklanmış gibi.

Yeterli istihbarat olmadan operasyon yapılmış gibi…

Ve diğer bir sürü soru işaretleri.

Baştaki örneği şimdi ele alayım:

Kardeş katlinin mübah sayıldığı bir gelenekte vatandaşın önemi olur mu sizce?

Devletin bekası için Şehzadelerin boğdurulduğu devlet geleneğinde vatan, devlet, bayrak için canını veren mehmetçik ne kadar değerlidir?

Cevabı sizlere bırakayım

Sevgi ve Bilgiyle kalın

2 YORUMLAR

  1. KİM BİR CANA KIYMAMIŞ YA DA YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK YAPMAMIŞ OLAN BİR KİMSEYİ ÖLDÜRÜRSE, BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ OLUR.”
    (MÂİDE: 32)
    Ve her kimseye evlâdımdan saltanat müyesser ola, karındaşların Nizâm-ı Âlem için katl eylemek münasiptir. Ekser ûlema dahi tecviz etmiştir. Anınla amil olalar.’
    (fatih sultan mehmet-kanunname)
    Allahın sözümü kulun sözümü.
    Rabbimizin nezdinde değeri bir sinek kanadından az olan alem için kundakta ağzı süt kokan bebeği katletmek.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here