Suudi Arabistan’ın Cemal Kaşıkçı kararı adaletle alay etmektir..

0

Washington Post Yayın Kurulu, “Suudi Arabistan, Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde, adaletle utanmasızca alay eden bir karar aldı.” ifadesini kullandı.

Kaşıkçı’nın da yazarları arasında olduğu Washington Post gazetesinin yayın kurulu, Suudi Arabistan yargısının Kaşıkçı davasında aldığı kararlara ilişkin, “Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı kararı, adaletle alay etmektir” başlıklı bir makale kaleme aldı.

“Suudi Arabistan, Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde, adaletle utanmasızca alay eden bir karar aldı.” ifadelerine yer verilen makalede, Kaşıkçı davasında ismi açıklanmayan 5 kişiye idam, 3 kişiye ise hapis cezası verilmesine rağmen Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a yakın eski istihbarat yetkilisi Ahmed el Asiri ve Saud el Kahtani’nin “aklanmasına” tepki gösterildi.

Makalede, “Mahkeme sonucu, Kaşıkçı ailesine ve ABD Kongresindeki iki partili çoğunluk da dahil, bu davada gerçek bir hesap sorulabilirlik talep eden herkese karşı bir ayıptır.” ifadesi kullanıldı.

Söz konusu kararın uluslararası toplum tarafından kabul edilmesinin, ahlaki olarak yanlış olduğu kadar tehlikeli olduğuna da işaret edilen makalede, “Bu durum, pervasız Suudi yöneticiye (Muhammed bin Selman), cinayet maceraperestliğinin hoşgörüldüğü mesajını da gönderecektir.” uyarısında bulunuldu.

Suudi savcının Kaşıkçı cinayetinin önceden planlanmadığına yönelik açıklamasının da eleştirildiği makalede, BM Yargısız İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard’ın raporunda bunun tam tersi bir sonuca ulaşıldığı anımsatıldı.

Trump’ın duruşu eleştirildi

Donald Trump yönetiminin bu cinayet konusundaki duruşuna da dikkat çekilen makalede, “Başkan Trump’ın desteği olmasaydı, Muhammed bin Selman’ın bu kadar soğukkanlı bir şekilde adaletin sağlanmasını engellemesi çok olası değildi.” görüşüne yer verildi. Makalede ABD Kongresine de CIA direktöründen bir an önce Kaşıkçı cinayeti konusunda detaylı bir rapor talep edilmesi çağrısında bulunuldu.

Reklam

Birleşmiş Milletler (BM) Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard ise soruşturma, kovuşturma ve yargı sürecindeki ”gülünçlüğün” devam ettiği değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası hukuk kuralları gereği kamuya açık olması gereken duruşmaların kapalı kapılar ardında yapıldığına dikkati çeken Callamard, 18 Suudi yetkilinin ise Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda 10 gün boyunca olay yerindeki delilleri ortadan kaldırarak Minnesota Protokolü’ne göre ”adaleti engellediklerini” ifade etti.

Uluslararası insani hukuka göre, Kaşıkçı’nın ölümünün yargısız infaz olduğunu ve bundan Suudi Arabistan devletinin sorumlu tutulması gerekirken hiçbir şekilde sorumluluk atfedilmediğini belirten Callamard, Kaşıkçı cinayetinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman gibi cinayete izin veren ve göz yumanlar ile emir komuta zinciri hakkında soruşturma yürütülmediğini kaydetti.

“Adaletle örtüşmeyen gülünç bir karar”

Mahkemenin Kaşıkçı cinayetinin kasıtlı değil, kaza olduğuna hükmettiğini ancak katillerin ceseti parçalara ayırdığı ve bunun planlama gerektirdiği göz önünde bulundurulduğunda bu karara varmanın gülünç olduğunu ifade eden Callamard, şu değerlendirmede bulundu:

”Veliaht Prens, bunun kaza olduğunu savunmuştu, hakimin de kimi dinlediği ortada. Tetikçiler idama mahkum edildi, emri verenler ise özgürce dolaştığı gibi, soruşturma ve yargılama sürecine bile dahil edilmediler, adaletle örtüşmeyen gülünç bir karar. Bir gazetecinin öldürülmesinin cezasız kalması politik baskı, yolsuzluk, görevin kötüye kullanılması, propaganda ve hatta uluslararası suçları ortaya koyuyor ve bunların hepsi Cemal Kaşıkçı cinayetinde mevcut.”

Suudi Arabistan Başsavcılığı, İstanbul’daki konsolosluk binasında Ekim 2018’de vahşice öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı davasında 5 sanık hakkında idam, 3 sanık hakkında ise toplam 24 yıl hapis cezası verildiğini açıklamıştı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here