Taliban Rejimi, İslamî Değildir

3

Taliban

1994 yılında medrese öğrencileri tarafından kurulan örgüt, Arapça “öğrenciler” anlamına gelen “Taliban” ismini benimsedi. Kurucusu, (SSCB) Afganistan’ı işgaline karşı savaşan Molla Ömer’dir.

1994’te silahlı faaliyete başlayan Taliban, 1995’e gelindiğinde Afganistan’daki 12 kentin kontrolünü ele geçirmişti. 1996’da ise başkent Kabil, Taliban’ın denetimine girdi.

Taliban kuruluş felsefesini Afganistan’da İslam’a dayalı bir yönetim getirmek olarak tanımladı. Ve adını “Afganistan İslam Emirliği” koydu.

Başkentin ele geçirilmesiyle birlikte ülkede yeni bir hükümet kurulduğunu açıklayan Taliban, ülkenin adının da Afganistan İslam Emirliği olarak değiştirildiğini bildirdi ve kurucu Molla Ömer adına hutbe okutuldu.

El-Kaide’nin 11 Eylül saldırılarının ardından ABD, Taliban’dan El-Kaide’nin Afganistan’da bulunan lideri Usame bin Ladin’in kendilerine teslim edilmesini istedi.

Taliban, El-Kaide liderini teslim etmeyi reddedince 2001’de ABD saldırılarının hedefi oldu.

ABD’nin 2021 Ağustos ayı itibarı ile, Afganistan’dan çekilmesi ile birlikte Taliban,  yeniden Kabil’i ele geçirdi. Şimdi yeniden hükümet kurma ve rejimini yeniden inşa etme çalışmaları yapıyor.

Taliban rejiminin bazı uygulamaları

Geçmişte (1996) Taliban, Hanefi mezhebi ön planda tutularak, Şeriata dayalı anayasal sistemin  yürürlüğe girdiğini deklare etti. Şeriatın gündelik hayatta uygulandığını takip etmek için Emr-i bil Maruf (iyiliği emretme) Bakanlığı oluşturuldu.

Hayatın her alanından soyutlanan kadınların çalışması, kız çocuklarının okula gitmesi ve eğitim alması tamamen yasaklandı.

Kadınlara peçe zorunluluğu erkeklere ise takke ve sakal mecburiyeti getirildi.

Sakalını kesenler için 6 aydan başlamak üzere hapis cezası verildi.

Yüzü görülen kadınlar kırbaçlandı.

Afganistan Televizyonu’nun yayını durduruldu. Fotoğraf dahil her türlü görsel yayın ve müzik yasaklandı. Ele geçirilen tüm bilgisayarlar TV kabul edilerek kırıldı.

Erkeklere, evine en yakın camide 5 vakit namaz kılma mecburiyeti getirildi. Mazeretsiz camiye gitmeyenlere ağır yaptırım uygulandı. Emri bil Maruf görevlileri camilerde yoklama aldı.

Namaz surelerini bilmeyenler kırbaçlandı.

Bütün okullar medreseye dönüştürüldü. Ders kitaplarındaki görseller yok edildi.

‘Medreselerde’ 3’üncü sınıftan itibaren erkek öğrencilere en az 3 metre olmak üzere sarık sarma mecburiyeti getirildi.

Afganistan, İslam Emirliği devletine karşı gelenler/ muhalifler hain ilan edilerek doğrudan idam edildi.

Özellikle farklı mücahit gruplara mensup kişiler, yakalandıklarında şer ve fesat hükmü ile idam edildi.

Toplu taşıma araçlarındaki aynalar, kadınlara bakılabileceği gerekçesiyle kaldırıldı.

Resmi kurumlarda Peştu dili mecbur edildi.

Taliban rejiminin kaynağı İslam değildir.

Taliban bütün bu uygulamaları İslam adına yaptığını söylesede, Taliban’ın bu uygulamalarının hiçbiri İslam değildir.

Başta Asr’ı Saadette Resülullah’ın uygulamaları olmak üzere, Hulefâ-i Râşidin dönemi uygulamaları ve daha sonra gelen başta İmam-ı Azam olmak üzere bütün mezhep imamlarının fetvaları, Taliban rejimin uygulamalarına cevaz vermez. Kaynak teşkil etmez.

Mesela: Kadınların çalışması yasağı İslami değildir. Asrı saadette kadınlar tarımda çalıştıkları gibi, çarşı Pazar denetimi yapıyor, zabıta ve sağlık vb görevleri yapıyorlardı.

İslam dinin kutsal kitabı Kur’anın ilk emri ‘oku’dur. İslamda, Eğitim ve öğretimde kız erkek ayırımı yoktur. Namaz surelerini bilmemek hukuken ceza gerektirmez.

Kadınların burka/peçe takması İslami bir uygulama değildir. Bölgesel örftür.  Bilakis kadının eli, yüzü, ayakları avret değildir dinen örtülme mecburiyeti yoktur.

Sakal bırakma, sarık sarma, İslamın olmazsa olmalarından değildir. Sadece Rasulullah’ın bir beşer olarak yaptıklarından olup mutlak uymak mecburiyeti olmayan sünnetlerindendir.

Resulullah hz. Aişe validemiz ile birlikte, bir bayramda gösteri izlediklerini müzik/şarkı, marş dinlediklerini biliyoruz.

Cuma ve Bayram namazları hariç, beş vakit namazı camide kılma mecburiyeti de yoktur.

Esasen Taliban rejiminin uygulamalarının tamamı, orta ve uzak doğu toplumlarının örfü olduğu bir gerçektir.

Örf, Hanefi mezhebinde İslamın aslî delillerden/kaynaklarından kabul edilmez. Diğer dört mezhepte de böyledir.

Ancak Taliban rejimi, yerel örfi uygulamalarını, İslam fıkhında, aslî delil mesabesine çıkararak, örf’ü  dinleştirdiği  ve örf’ü İslamın aslı delillerinden kabul ettiği görülmektedir.

Taliban rejimi; Dünyada İslam dininin, şiddet dini algısı yapanların, yada öyle gösterenlerin veya öyle görmek isteyenlerin aparatı olarak kullanılmaktadır.

Taliban da örf’ü din/İslam yapma yanlışlığı ile bu algı için dünyaya bol bol malzeme vermektedir.

Taliban, adını “Afganistan İslam Emirliği Devleti” koysa da; Aslında İslamda: ‘İslam Devleti’ anlayışı yoktur. Sadece müslümanların idare ettiği devlet yönetiminde: adalet, liyakat, emanet / emniyet, güven vb. genel prensipleri vardır.

Vesselam.

3 YORUMLAR

  1. Sevgili Hocam,

    Çok değerli ve kıymetli bir yazı. Bir “Din Adamı” ve bu konuda eğitim almış “uzman” biri olarak, biz amatör araştırmacıların ufkunu, “İslam Kural ve Kaideleri” ile tekrar açtığınız, aydınlattığınız için ayrıca teşekkür ederim. Müsadeniz olursa yazınızı paylaşmak isterim.

    Saygılarımla.

    Serkan YILDIZ

  2. Estağrifullah! Ne demek Serkan Bey, hepimiz paylaşmak için yazıyoruz. Bizde sizin ve diğer yazarlarımızın çok kıymetli yazılarınızdan istifade ediyoruz. Selamlar.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here