Tanrı mı, Allah mı?

5

Müslüman aydınlar bu iki kelime arasında özel bir seçim yaparlar ve bu iki kelime aynı şeyi ifade etse de özelde Allah demeyi tercih ederler; ardılları ise “onlar diyorsa doğrudur” deyip onların seçimini kendi seçimleri yaparlar. 

Peki, madem iki kelimenin anlamı aynı buna neden itiraz ederler?

Fark, bu işin özelindedir, Müslümanlar Tanrının ismini telaffuz ederken onun Arapçadaki karşılığını seçtiler; dikkatinizi çekerim kendi dillerindeki karşılığından söz etmiyorum, Arapçadan söz ediyorum. 

Takdir edersiniz ki tüm Müslümanlar Arap değildir, dahası İslam camiası içinde Araplar küçük bir azınlıktır ve şayet sonradan Araplaşan Berberileri, Tuaregleri, Mısırlıları, Suriyelileri, Libyalıları vb. diğer etnik grupları saymasak Arabistan’ın bir kısmı dışında başka bir yerde Arap yoktur. 

Ama ne var ki bugün büyük bir camia kedisini Arap diye takdim ediyor ve ana dili olarak yerel dilini değil, Arapçayı konuşuyor ve Allah’ın kendilerindeki yerel karşılığını unutmuş, Arapçadaki karşılığını kullanmayı tercih ediyor.

Ama sanırım konumuz bu değil.

Kuşkusuz Allah’ın İslam dini içinde tanımı müstakildir ve onun diğer dinlerdeki karşılığı -bir Müslümana göre yerel değilse bile- onu yerel bir ifade yapmaktadır.

Ama şunu kabul etmek gerek ki, bu kural diğer dinler içinde geçerlidir; yani genel anlamda yaratıcıyı ifade edenler âlemşümul -tüm alemlerin rabbi- bir yaratıcıdan söz etmektedir.

Ama iş özele geldiğinde herkes yaratıcının kendi dinlerindeki karşılığını kullanmayı tercih etmektedir, çünkü anlam ve içerik yereldir ve ifade noktasında onlara atalarının seçtikleri geleneksel dinin anlamını vermektedir; onlar ise bu anlamla yoğrulmuş, ifade ancak bu anlamla birleştiğinde onlarda gerekli saygı, heyecan ve huşu duygusu uyandırmaktadır. 

Tanrı kelimesi ise yaratıcıya karşılık gelse de oldukça genel bir ifadedir ve doğrusu yerel dinin ifadesinde ise ne o saygıyı ne o heyecanı ne de o huşu duygusunu uyandırmaktadır, ama yine de her dilde yaratıcıyı ifade etmenin genel bir karşılığı vardır ve olası dinler arası istişarelerde bir sıkıntıya yol açmamak için o ifadenin genel tanımının kullanılması tercih edilmektedir. 

Yani anlayacağınız dinler arası diyaloglarda Tanrı kelimesi bir sorun teşkil etmemektedir, çünkü her dinleyici o kelimeden ifade olarak kendi dinindeki bir çağrışımı çıkarmaktadır, aksi denenseydi, yani örneğin Allah ismi telaffuz edilseydi, muhtemelen farklı dinlere mensup insanlar itiraz eder, kendilerinin Müslüman olmadıklarını ve o sebeple yaratıcıya dönük genel ifadelerin kullanılmasını isteyebilirlerdi. 

Ama şunu kesinlikle söyleyebiliriz: örneğin Allah’ı ismi vasıfları üzerinden tanımlarken diğer tanrıya dair ismi vasıfları da tanımlamış oluyoruz veya tanrının diğer dinlerdeki ismi vasıflarını tanımlarken aynı zamanda Allah’ın vasıflarını da tanımlamış oluyoruz; arada küçük farklar olsa da, onlar genelde o dinlerin yerel kabulleriyle ilgili ortaya çıkıyor. 

Dini ifadelerin yerelle hapsedilmesinin inananları açısından metapsişik coşkusu veya huşu duygusu daha verimli olsa da evrensele kapatılması gerçekte dinin karakterine göre değildir, ancak evrensellik homojenliği zorluyor olacak ki, buna nedense ilk o dine mensup olanlar karşı gelmekte, ifadeyi yerel tutmayı tercih etmektedir.

İfadeyi yerel tutmanın amacı belli ki anlamı kendi küçük dünyası içinde tutmak içindir, çünkü ifade evrenselleştikçe anlamda değişmekte, daha heterojen bir kimliğe bürünmektedir ve takdir edersiniz ki heterojenlik anlam birliği değildir, anlam çokluğudur, çokluk ise anlamı müstakil olmaktan çıkarmaktadır.

Anlayacağınız insanlar zaman içinde oluşmuş anlam dünyalarının kendilerine müstakil kalmalarını istemektedir, zira anlam büyüyünce o onların olmaktan çıkmakta, herkesin olmaktadır.

Bu iş kelimenin dolaysız bir ifadesiyle “Tanrı herkesindir, ama Allah bizimdir” bağnazlığına yol açmaktadır; oysa kelimeler amacı ifade etmek içindir ve doğrusunu isterseniz Allah ismi de bu amaçtan istisna değildir; eğer bu tanıma Allah’ın ismi vasıfları üzerinden karşı geliyorsanız gelmeyin, zira o zaten bir yaratıcının tanımlarıdır.

Tanrı âlemşümuldür, Allah’ta âlemşümuldür, o zaman kabul gören neden Allah’ın adı değildir?

Aslında bunda bir sorun yok, sorun farklı dinlere mensup insanların o tanımları özel tanımların içinde görmeleri, kendi anlam aidiyetlerini muhafaza etmeye çalışırken onları kendi yerelliklerine hapsetme yoluna gitmeleriyle ilgili bir neticedir.

Yani aslında ifadeler farklı ve yerel olsa da dinin mesajı evrenseldir, onu yerele boğanlar kendi inananlarının ifadeyi kendi küçük anlam dünyaları içinde tutmaya çalışmalarından dolayıdır; buna siyasettin dini kendi amacı için suiistimal etmesini ilave ettiğimizde ise iş kontrolden çıkmakta, yerellik bir iktidarın din üzerinden gücünü tutması amacına dönüşmektedir.

Belli ki dinin suiistimal edilmesinden kurtulması için herkesin olması gerek ve sanırım yakasını hurafelerden kurtarması şansı da bu herkesin olması şartından geçmektedir.

Kısacası yerel tutma çabası aklın panzehri olduğu gibi dinin de panzehridir.

5 YORUMLAR

  1. çok güzel bir konu ama peki bu sorun nasıl aşılacak?

    bu tartışma bizi Din’in herkesin olduğuna ve ALLAH’ın da herkesin Yaratıcısı olduğu kabul ve inancına götürür mü?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here