Tasallut

0

Bugün şeytanın tasallatuna uğradım. Bana ne teraneler söyledi neler… Neler…

Neleri mi tavsiye etti?

Kin ve nefreti öğütledi. Kıskançlık ve hodfuruşluğu tavsiye etti. Hırs ve tamayı kendime rehber kılmamı, sevgiye düşman olmamı takdim etti. Muhabbet obasından doludizgin kaçmamı önerdi.

Dahası var…

Aşka veda etmemi ve huzur ikliminden uzaklaşmamı telkin edip durdu.

Onu bir müddet boyun kırıp dinledim. Sonra “Sözün bitti mi?” deyip sordum. O da “Bitmedi ama cevabını merak ediyorum” dedi.

Ben de “Öyleyse dinle” dedim:

Şu dünyada yaratılışın mayası sevgidir. Onunla iç dünyamda dirliğe ererim. Ümit iklimlerine sevgi yelkeni ile seyahat eder varlığımın şuuruna erer ve kulluğumu idrak ederim.

Sevgiyi terk edemem. O benim varlığımın nedeni.

Sevgi, insanlar arasındaki en sağlam bağlardan biridir. O bağın koptuğu gün, dünya cehenneme döner.

Kin ve öfkeye temennaya gelince; insanlar arasında nice duygular vardır ki onların zehir tesiri gösteren ve en acı vereni kin ve nefrettir.

Kin ve nefret toplumun bağrında onulmaz bir yaradır. Onu yaşayan insanlar metafizik damarlarından kan kaybede kaybede bir gün ölümün kollarına düşecektir.

Şeytanın yüzü abus bir şekilde bürünüyordu her konuşmamla, her sözümle.

Sonra şöhret denilen zehirli balı bana tavsiye ediyorsun? Şöhret sancısını niceleri bütün hayatında kıvrım kıvrım çekerek bütün âleme ibret panoraması gibi sunarken, ben nasıl olur da içinde en zehirli balı ağzıma götürür; “Tadına bir bakayım” derim?

Şöhret, bir uçurum gibi insanı ruh planında yokluğa savurur. Bütün duygu ve hisleri zevale sürükleyen bu menfur hedef, asla kimseye yar olmamış ve olmayacaktır.

Nice şöhretler vardır ki, ölüm anında ve ölmeden birkaç saat evvel nedamettin keskin kılıcına boyunlarını uzatmışlardır. Ben bunları göre göre nasıl olur da o yalancı müskiri dudaklarıma götürür ve hayat suyu imiş gibi yudum yudum içerim?

Nasıl bu vartaya düşüp sonra da Hakk’a kurtuluşum için yalvarırım, af dilerim?

Nasıl hem “Niçin düştüğünü düşünmeyeceksen, düşmeden evvel düşün” kaidesini yerine getirmeyip ahmak divane gibi inlerim? Onun için kusura bakma, ben bu yola revam olmam, olamam.

Şeytan yine üzgün ve öfkeli kaşlarını çatıyor konuşmamam için kin ve nefret dolu gözlerle bana bakıyordu.

“Hele kıskançlık ve hodfuruşluk” dedim. Asla bu hastalıklara beni davet etme. Tatlı gibi gelen fakat azgınlaşınca kişinin bütün hasletlerini kangrene çevirir. Bu korkunç yarayı ruhuma açmamı tavsiye etme.

Hodfuruşluk insanı başkalarına karşı kör eden ve sadece kendine baktıran, gözlerine küfür milini çeken menfur bir hastalıktır.

Kıskançlık bir kalbe girerse o gönülden Hak sevgisi çıkar gider. Zira “Mümin Müminin kardeşidir” sözüne zıt bir harekettir. Bu duygu, sahibini hem toplumun dışına bırakır hem de kendi ile barışık olmasını önler.

İblis patlamaya hazır bir bomba gibi bana bakıyordu. Beni batıl yolun dışı süs, içi pis duraklarına davet ettiğine pişman olmuştu. Fakat bir kez daha ‘davet’ sözü ağzından kaçırdı.

Ona dedim ki: Hele hırs yoluna beni davet etme. Zira o kapı Nebiler Nebisi’nin “Hırs hasarettir” lal ü güher kelamıyla kapanmıştır. Belki de o kapı sürmelenmiş ve kilitlenmiştir.

Şeytan, kan beynine sıçramış gibi alevlendi.

“Yeter yeter!” deyip bağırmaya başladı. “Seni davet ettiği yola” dedi ve ekledi; “ben nicelerini her gün kerrat sefer çekip götürüyorum. Sen bunların içinde bir tanesin. Türü yok olmaya başlamış, nesli tükenmişlerdensin.”

Ben bu acayip ve ahmakça davet şekline gülüp geçtim. “Her gün bir uzvum vurulsa da zincire ben yine de senin bana tavsiye ettiğin tuzaklara düşmeyeceğim!” deyince İblis, önce sinirden sarardı, sonra morardı ve daha sonra boğulur gibi nefes alamadı. Küfür krizine tutuldu yine ve yeniden.

Ben işte şimdi ufukta lal kesilmiş bir savaşçı gibi elimde Kur’an’ın elmas kılıcı ve ruhumda iman ve ihlas aydınlığı, damarlarımda azim ve gayret kıvılcımı olduğu halde onun yokluğa gidişini yüzümdeki tatlı ve haklı tebessümle seyrediyorum…

(Dipnot: Başta Ocakmedya ailemizin, tüm okurlarımızın ve tüm takipçilerimizin Ramazan Bayramlarını kutlar; bedenlerinde sağlık, ailelerinde huzur, yüreklerinde mutluluk kazançlarında da bereket dilerim. Daha nice güzel ve mutlu bayramlara…)

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here