Temel Karamollaoğlu: Sokaktaki vatandaşın cebi yanıyor ama külliyede bu hissedilmiyor

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi. “Eğer dünyada barış ve huzur istiyorsak, Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’da barış ortamının nasıl sağlandığının iyi anlaşılması gerekmektedir.” diyen Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“30 Ağustos Zaferi’nden ve Kurtuluş Savaşı’ndan çıkarılması gereken en önemli ders, birlik ruhu ile kazanılmış olmasıdır. Birlik olursak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir problem yoktur. Emine Bulut olayı üzerinde ciddi bir şekilde düşünmemiz gereken bir olaydır. Aile mefhumu ve kurumu kasten tahrip edilmektedirler. Bunun en büyük sebeplerinden birisi Batı menşeili çözümler aramamızdır. Biz toplumda yaşanan kötü hallerin giderilmesini istiyorsak kendi ahlaki ve manevi değerlerimizi yeniden inşa etmemiz gerekmektedir.

İktidar kriz algısını yönetmek istiyor. Ancak Türkiye’nin ihtiyacı olan algı yönetimi değil, ekonomi yönetimidir. Sokaktaki vatandaşın cebi yanıyor ama külliyede bu hissedilmiyor. Algı yönetimi ile ekonomi ile çözülmez. Algı yönetimi, ekonomi yönetimi demek değildir. Hiç kimsenin haberi olmadan yapılan ihaleler sonradan gündeme geliyor. Türkiye ekonomisi bir çıkmazın içinde. İktidar bu çıkmazın içinden nasıl çıkılacağını ya bilmiyor ya da çıkmak istemiyor.

Üretime katkı sağlamayacak her yatırım, her ihale aslında bize zarar verir. Ekonomimizin bu hale gelmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi de yanlış yere yatırım yapmaktır. Bizim en modern karayollarına, en modern demiryollarına sahip olmamız icap eder. Ama onun üzerinde sadece insan taşınır da sanayi malzemesi taşınmazsa o zaman sırtımıza yük olur.

Herkes Amerika ile problemli veya Amerika herkes ile problemli çünkü dünya barışını değil sadece kendi menfaatlerini düşünüyorlar. Bu bölgede İsrail’in menfaatine olmayan hiçbir gelişmeye Amerika müsaade etmez. Şunu herkes bilmeli ki; Amerika Birleşik Devletleri’nin girdiği yerde huzur olmaz, güven olmaz.

Suriye’de bir problem varsa bu problem bu bölgede yaşayan ülkeler tarafından çözülmelidir. Dışarıdan gelenler sadece kendi menfaatlerini gözetirler. Geçmişte yapılan hatalar dış politikada da, iç politikada da bizim gücümüzü etkiliyor. Keşmir ve Filistin aynı yaşlarda iki problemdir. Aynı İsrail’in Filistin’de yaptıkları gibi, Hindistan’ın Keşmir’de yaptıkları da cinayettir.

Artık bugünkü şartlarda Türkiye’nin şuanki anayasa ile tutarlı bir politika oluşturması mümkün değildir. Bundan dolayı anayasa konusunda ciddi bir çalışmamız olacaktır. İdlib’te nasıl bir çözüm getirilirse getirilsin orada yaşayan insanların bundan zarar görmemesi gerekir. Şuanda İdlib probleminin güvenli bölgeden de önce çözülmesi gerekir. Çünkü orada her geçen gün katliam yaşanıyor.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here