Tenkit, Muhalefet veya İktidarların Körleşmesi

0
  1. Aynı hayat görüşünü ve aynı hayat tarzını paylaşmadığım Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Cumhuriyetçiler’in, vd. vd. hapislerden çıkmasına gerçekten sevindim. Artık insanların yazdıkları, çizdikleri, düşünceleri, söylemleri, duruşları, hayat tarzları yüzünden suçlanmadıkları, mahkemelerde, hapislerde sürünmedikleri bir Türkiye özlüyorum. Ülkemdeki gazetecilerin, yazarların, düşünürlerin, fikirleri, muhalefetleri yüzünden  hapsedilmesi onulmaz bir yaradır yüreğimde.
  2. Abdülhamit muhaliflerini İstanbul’dan sürüyor, Magosa’lara, Suriye’ye gönderiyordu. İttihatçılar muhaliflerini bir kör kurşunla ortadan kaldırıyor, hapislerde idam ediyorlardı. Cumhuriyet’te de bu gelenek devam etti; Necip Fazıllar, Nazım Hikmetler, Kemal Tahirler, Said Nursiler daha yüzlercesi sadece düşündükleri, yazdıkları söyledikleri için yıllarca hapislerde, sürgünlerde yaşamak zorunda bırakıldılar.
  3. Elbet şiddete hiç tavizsiz karşıyız. Silaha, zorla birilerine bir şeyler yaptırmaya, kim yaparsa yapsın ihtilallere, devleti, milleti zorla değiştirmelere vd. vd. karşıyız.
  4. Ama bir o kadar da muhaliflerimizi zorla, şiddetle, baskıyla susturmaya, hapislere tıkmaya da karşıyız.
  5. Çok mu ifrat bilmiyorum; Robert De Niro, Al Pacino çıkıp yüzlerce kişi ve kameralar önünde Trump’a küfür edebiliyor. Trump da onlara “Filmlerde kafalarına vurula vurula aptallaşmışlar” gibi bir cevap verebiliyor. Elbette insanlara küfür etmek, hakaret etmek güzel değil. Ama bir ülkede milletin parasıyla  idareciyseniz veya siyaset yapıyorsanız tenkit edilmeyi göze almalısınız.
  6. Hem muhalefet ve tenkit de demokrasinin bir gereğidir. Bir ülkede muhalefet olmasa o yönetime demokrasi demiyoruz. Veya insanlar şöyle veya böyle tenkit edemiyor, kısıtlanıyor, muhalefet edemiyorlarsa o yönetim demokrasi olmuyor.
  7. Tenkit ve muhalefet aslında iktidarlar için de faydalı. İktidarlar her tenkide kulak verip kendilerini yanlışa düşmekten koruyabilirler. Bunun içindir ki iktidarlar insanları kendilerini tenkit etmeye teşvik etmelidirler. 
  8. Gazetecinin, habercinin görevi tenkit etmek, yanlışı bulup çıkarmak, yanlış yapanları teşhir etmektir. Her ülkede gazeteci, yazar, düşünür biraz muhalif adamdır. Bugün biz özgür muhalefeti, özgür basını, özgür düşünceyi susturursak yarın aynı şey dönüp bizi bulur. 
  9. Bazen idarecilik ve  iktidar muktedirleri körleştirebilir. En demokrat insanların bile idarecilik koltuğuna oturunca müstebit kesildiklerini görebiliyoruz. Siyasetçiler özellikle bu tehlikeden uzak durmak için çevrelerinde kendilerini tenkit edebilen insanları bulundurmalıdırlar.
  10. Yalakalık, yağcılık, pofpoflama, yaranmaya çalışmak, çevrelerinin dalkavuklarla dolması idareciler ve siyasetçilerin en büyük tehlikesidir. Çevremizdeki dalkavuklar bizim bütün değerlerimizi ters yüz etmemize sebep olabilirler. Etrafımıza kaliteli, dobra konuşabilen, bizi tenkit edebilen insanları almalıyız. Bizi havalandırıp, sonra da yerle bir edecek olanları değil.
  11. “Ya lider çok iyi, çok kaliteli bir insan. Ama o çevresindeki dalkavuklar var ya, onlar çok kötü. Lideri yalakalar bu hale getiriyor” sözünün de palavralığına inanıyorum. Bir insan kaliteli bir liderse etrafındaki dalkavukları ayıklamayı da bilmelidir. 
  12. Irak’ta insanların işsizliği, yolsuzluğu, fakirliği protestolarına silahla karşılık verildi. Ve yüzlerce masum insan öldürüldü. Ürdün’de de benzer protestolar düzenlendi. Ancak Ürdün başbakanı göstericileri sonuna kadar korudu, emniyet güçlerinin şiddetine izin vermedi, zaman zaman meydana gelen şiddeti kınadı ve engel oldu. Sonunda da medeni bir şekilde istifa etti. 
  13. Şimdi sormak lazım kim kazandı kim kaybetti: Irak mı Ürdün mü?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here