Türk ordusunun başındaki insanların, bu şekilde cezalandırılmasını içime sindiremiyorum..

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Halk TV’de konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çağrısını değerlendiren Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Bir yerde rastladım nerede olduğunu hatırlayamıyorum. 28 Şubat’la ilgili yatmış çıkmış bir albayın görüşleri vardı. Ben mesela şahsen ordunun en üst kademesinin bu noktaya düşmesine gönlüm razı değil. Genelkurmay Başkanlığı yapmış, Orgenaral olmuş, ondan sonra da belli bir sebepten dolayı… Ama onların da bunu görmesini arzu ederdim. ’28 Şubat’ta ne oldu?’, ‘Hiçbir şey olmadı’ diyor. Ya el insaf! Siz de onların da orada helallik dilemesi icap eder. Gideceksiniz, Amerika’dan Demokrasi balansı diyeceksiniz, 1000 yıl sürecek bu diyeceksiniz. Bunlar olmaz. (28 Şubat) Ordunun bu kademesine gelmiş insanların bu şekilde cezalandırılmasını, Türk ordusunun başındaki bu insanların, içime sindiremiyorum. Ben böyle bir tavrın içerisindeyim.

(Erdoğan ile görüşmesi) Misafir, ev sahibinin gösterdiği yere oturur, ev sahibi bunun üzerinde bir niyet taşıyor mu ben bunun üzerine bir değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum. Ancak bizim görüşmemiz dostane bir şekilde oldu. Benim açıklamalarım da hiç bir zaman bir konuda itham edici olmadı. Kendisi de bunu biliyor. Bütün görüşmelerimizde ’50+1 konusunda isabetli bir karar vermemişim’ dedi kendisi. Ben geçmişte yaptığım gibi Türkiye’nin bugünkü gidişatı ile ilgili endişelerimi dile getirdim.

Görüşmede yanlış gördüğüm bütün hususları kendisine dile getirdim. Adalette , ekonomide, dış ticarette kötü gidişatı kendisine aktardım. O da bunların böyle olmadığını belirtti. Ya benim baktığım gibi bakmıyor ya da söylediklerinin doğru olduğuna inanıyor.

Danışmanlarınız size bir takım bilgiler getiriyor. Siz de bu bilgileri paylaşıyorsunuz. ‘Bu bilgilerin doğru olup olmadığından emim misiniz?’ diye sordum kendisine.

Görüşmenin ardından bazı gazeteler de mahrem görüşmeleri deşifre ettiğim konusunda haberler yayımlandı. Ben mahrem hiç bir konuyu deşifre etmedim. Kendi görüşlerimi aksettirdim, bunlarda zaten mahrem konular değil. Bana göre birileri arayı kızıştırmayı kendilerine görev olarak üstlenmişler.

Bizim politik konularda anlaşmasak bile, o konuları görüşebilmeyi önemsiyorum. Muhalif partilerin elbette farklı görüşleri var. Bu konularda farklı görüşlere sahip olmak dost olmadıkları manasına gelmez. Başkaları buna ‘bu düşmanlıktır’ diyor. O kendi bildiği şey. Ben öyle bir tavrın içinde değilim. Ben Sayın Erdoğan’ı düşman gibi görmüyorum. Hasım gibi de görmüyorum. Evet siyasette biz rakibiz. Bunu kabul ediyorum. Onun için benim ifade ettiğim gözlemler bana ait.

Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı da ya da onunla birlikte olanlar da ‘bu söyledikleriniz gerçekleri yansıtmıyor’ diyebilir, o zaman da ben ‘siz gerçekleri görmüyorsunuz’ diyorum. Bu kadar basit iş bunu abartmayı doğru bulmuyorum.

Bazı konular konuşulduktan sonra, Cumhurbaşkanı bizim aslında beraber olmamız gerektiğini söyledi. Ben de dedim ki ‘ bu belli şartlara bağlı. Bu referandumdan önce ve sonra ne söylediysem, aynısını bugün de söylüyorum. Bizim ilkelerimiz var, prensiplerimiz var. Bu ilke ve prensiplere uyulmadığı zaman bizim sizinle beraber olalım deme olanağımız yok.’ Şeffaflık sözgelimi bunlardan birisi.

Daha önce kendisinin Genel Başkan Yardımcısı olduğu dönemde, AKP ile ittifak konusunun gündeme geldiğini seçimlere AKP listelerinden girme durumunun konuşulduğunu ancak sonuca ulaşmadığını dile getiren Karamollaoğlu ‘seçime sadece kendi amblemimizin altında gireriz’ dedi.

AK Parti ya da başka hiç bir partiyle bu türlü bir düşüncemiz olmaz. Biz kendi amblemimiz altında seçime gireriz. Ne çıkarsa da bahtımıza. İşler artık iyi gitmiyor. İşlerin iyi gitmemesi sebebiyle AK Partiden bir kopuş var. Tabanda bir kopuş var. Zaten bu kopuş tepede başladı. Başlangıçta bildiğiniz gibi sac ayağı ile yola çıktılar. O dört kişiden sadece Sayın Erdoğan kaldı. Diğer 3 kişi ayrıldı. Sayın Erdoğan 15-16 yıl bir ekiple beraber çalıştı. O ekiplerin tamamı kendisinden ayrıldı. Bu neyi gösteriyor? Artık AK Parti hiçbir konumda millete ümit veremiyor. Ümit veremeyince insanlar kopuyor.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here