Türkiye’de, 13. Cumhurbaşkanını seçecek ve yeni bir süreç başlayacak..

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi Açılış Töreni’ne katıldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tesise ilişkin bilgi verdi.

“Yatırım yaptıklarını söylüyorlar, yatırım yapılsın. Yollar, köprüler, hastaneler yapıyorlar, yapılsın, itirazımız yok.” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Ama bu yatırımlar benim ödediğim vergilerle yapılıyor, torunlarım borçlandırılarak değil. Benim torunlarım borçlandırılıyorsa ben bu vergiyi neden ödüyorum? Yatırım yapıyorlar, gayet güzel, yapsınlar, teşekkür ederiz. Kaça yapıyorsunuz bu yatırımları? ‘Efendim ticari sır’, biz bilmiyoruz. Niye bilmiyoruz? Benim parasını ödediğim bir yatırımın maliyetini ben neden bilmeyeyim? Devletin şeffaf, saydam olması lazım. Vatandaşına hesap verebilir bir çerçevede hareket etmesi lazım. Bunlar da yok. O nedenle belediye başkanlarımızın ana hedefi, yaptıkları harcamaların her kuruşunun hesabını millete verebilmek.

Bu kışı vatandaş nasıl geçirecek? Hepimizin, her siyasetçinin üzerinde durması gereken temel konulardan birisi budur. Bu kışı, asgari ücretle geçinen bir kişi nasıl geçirecek? Çok iyi niyetle, ülkeyi yönetenlere teklifte bulundum, ‘Bir Kara Kış Fonu kurun’ dedim. Bu fon, vatandaşın bu kışı en azından rahat geçirebileceği bir ortamı sağlamak için çok değerli bir fon olabilir. Elektrik, doğal gaz, su parasını ödeyemeyen vatandaşlarımız çıkacaktır ve çıkacak. Bunlar için bugünden önlem alınması lazım. Gayet iyi niyetlerle kaynak, imkan söyledik. ‘Bunları yaptığınız takdirde ekonomi belli bir şekilde rayına girerse bu kara kışı vatandaşlarımız biraz daha rahat atlatabilirler’ diye ifade ettim.

Belediye başkanlarımız, var olan hükümetin yapmadıklarını yapmaya çalışıyorlar. Kara kış dolasıyla 3 ve 16 Kasım tarihleri arasında 35 bin 407 aileye 3 milyon 180 bin 460 TL’lik nakdi yardım yaptılar. 215 bin 124 aileye 4 milyon 566 bin 916 TL’lik gıda yardımı yaptılar. 21 bin 271 aileye 9 milyon 504 bin 844 TL’lik 4 bin 597 ton kömür dağıttılar. 108 bin 708 aileye 3 milyon 217 bin TL’lik eğitim yardımında bulundular. 60 bin 324 aileye 1 milyon 21 bin 66 TL’lik ulaşım yardımı sağladılar. 291 ailenin 54 bin 874 TL’lik elektrik faturası ödendi. 3 bin 638 ailenin 153 bin 831 TL’lik su parası ödendi. 198 ailenin 64 bin 546 TL’lik doğal gaz faturası ödendi. Şunu bütün İstanbulluların bilmesini isterim; belediye başkanlarımız, kenti, beldelerinde eğer bir çocuğun yatağa aç girdiğini görürler, tanık olurlar veya duyarlarsa Türkiye genelinde tamamına yardım için koşmak bizim görevimizdir. Hiçbir evladımızın yatağa aç girmesini istemeyiz. Hiçbir annenin çocuğunu yatağa aç yatırmasını istemeyiz. Onun vebalini birileri çeker ama biz o vebalin tanığı olmak istemeyiz.

Türkiye, 13’üncü cumhurbaşkanını seçecek ve yeni bir sürecin içerisine girecek. Hiç kimse endişe duymasın, en geç 6 ay içinde ekonominin çarkları sağlıklı bir şekilde dönecek. Bu memlekete huzuru, bereketi, güzelliği getirmeye kararlıyız. İnşallah dostlarımızla beraber getireceğiz. Var olan acı tabloyu Türkiye hak etmiyor. Gücümüz, imkanımız var. Eğer bir İstanbul’da, Ankara’da, Adana’da, Mersin’de, Aydın’da, Eskişehir’de, İzmir’de çok güzel şeyleri gerçekleştirebiliyorsak ve harcadığımız her kuruşun hesabını milletimize verebiliyorsak düşünün Türkiye’yi yönettiğimizde bütün dünya, büyük bir imren ile bakacaktır bize. Gıpta ile bakacaktır.”

Akşener de şöyle konuştu: “Birincisi 2017’de temelinin atıldığını ve rahmetli Kadir Topbaş’tan başlayarak, emeği geçen herkese teşekkür ettiniz. Biz de teşekkür ediyoruz. Bu ne biliyor musunuz? Bu hizmetin devamlılığı, sürdürülebilirliğine bir örnek. Siz konuşurken, aklıma İstanbul seçimleri geldi. Halbuki iddia edilen, bunları tekmeyle yıkmanız lazımdı. Ama demek ki seçim hizmet üzerinden, hizmet üzerinden rekabete dayanarak yapıldığında ve milletimizin tercihine saygı duyulduğunda hiçbir şey tekmelenmiyormuş. Doğru işler yapıldığı taktirde, o işlerin devamı için herhangi bir psikolojik problem hissetmeden, hakkı teslim ederek teşekkür ederek, yol yürünebiliyormuş. Bu çok önemli bir örnek.

Millet İttifakı’nın, 31 Mart anlamında iki siyasi partisinin genel başkanı olarak buradayız. 24 Haziran’a göre dört siyasi partinin iki genel başkanı olarak buradayız. İnşallah daha da genişler Millet İttifakı… Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken, benzer iddialar, benzer iftiralar, benzer karalamalarla karşılaşacağız. Bugünden itibaren kalıyoruz. Benden başlandı zaten. Hayırlısıyla teneşire yatırıldım.

Bunun bir bayrak yarışı olduğu, taş üzerine taş koyana herkesin hiç kendinde kötü bir his hissetmeden, sakınca hissetmeden teşekkür etmesi gerektiğini ve rekabetin de ‘ben daha iyi hizmet ederim’ ve çözümler üzerinden olması gerektiğini… Biz bunu Ankara’da sayın Yavaş’ın Adana’da Zeydan Bey’in İzmir’de Tunç beyin, Antalya’da Muhittin Bey’in, Aydın’da Özem Hanım’ın üzerinden anlatacağız. Ne söz söylerseniz söyleyin, şu tesisi yüzde 20’den alıp yüzde 100’ünü tamamlamak, açılışını yapmak bütün sözlerden tesirli.

İkinci çıktısı, yeşil çözüm dediğiniz kararlılık. İklim değişikliği konusu dünyanın problemi. Ülkeler arasında çatışmaya sebep olan bir mesele. ABD gibi bu konularda hiç derdi olmayan bir ülkenin bile şapkasını önüne koyup düşündüğü ve bu konuda tedbirler alınmasını istediği bir mesele. Bu, dünyanın, gezegenin problemi. İstanbul gibi dünyanın en büyük şehirlerinden birinde, yeşil çözüm üzerinden hem çöp meselesinin önemli bir kısmını halledeceğiniz hem oradan elektrik üreteceğiniz hem de karbon ayak izini hafifleteceğiniz bir başka anlamı var bu tesisin.

Üçüncü çıktısı da benim uzmanlık alanım. Ben tarihçiyim. Hem Türk tarihi hem de dinimizin en büyük özelliği, az tüketmek üzerinedir. Dinimiz der ki, ‘çok yeme kalbin kararır’. İlk Türk evlerine bakarsanız, lego gibi evler bunlar. Yani, yeteri kadar. Bugün bu yeşil meselesinin, iklim meselesinin en ateşli hassasiyet gösterenlerin ortaya koyduğu cümle şu, ‘yeteri kadar tüketmek’.  Anahtar kelime ‘yeteri kadar’. Yıllar evvel, 2000’li yılların başında bir makale okumuştum. İngiltere’de yaşayan mimarlar, bu yeşil çözüm, iklim problemi üzerinden fikirler geliştirmişler ve sıfır atıklı, karbonize olmayan binaları yapabilir miyiz diye bakmışlar. Bir tanesini Kenya’da yapmışlar. Karıncaların hayatı incelenmiş, onların tüketme sistemi üzerinde; ısıtması yok, soğutması yok, sıfıra yakın atığı olan kışın sıcak, yazın soğuk bir bina yapmışlar. O zamandan beri düşünürüm, aslında bizim günlük hayatımız. Dolayısıyla biz aynı zamanda gezegenimize medeniyetimizi bu tür tesisler üzerinden ihraç edebiliriz.

Böyle bir tesisin açılışına şahit olmaktan çok mutlu oldum. Bu çalışma performansınızın devamını dilerim ki, cumhurbaşkanlığı seçiminde lazım. Sizler çalışırsanız, İstanbulluya, diğer şehirlerde hizmet ederseniz, rekabeti hizmet üzerinden yaparız ve 13. Cumhurbaşkanını da Millet İttifakı seçtirmiş olur.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here