Türkiye demokrasisi, hukuk, adalet ayaklar altına alınmıştır..

0

HDP Eş Genel Başkan Pervin Buldan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kobani olaylarına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında yapılan gözaltılara tepki gösterdi. Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Buldan, MYK toplantısında bir planlama oluşturduklarını söyledi.

Yapılan operasyonun siyasi ve iktidarın intikamı olduğunu belirten Buldan, şunları ifade etti: “4 yılı aşkındır Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hala cezaevindeler. 4 yılı aşkındır, milletvekillerimiz, belediye eşbaşkanlarımız hala tutuklu. O günden bugüne kadar o operasyonlar hız kesmeden devam etti. Siyasi soykırım operasyonlarına hiçbir şekilde ara verilmedi. HDP’nin, Kürtlerin tüm kazanımları gasp edilmeye çalışıldı.

Belediye eşbaşkanları tutuklandı, belediyelerimize kayyımlar atandı, her gün yeni yeni operasyonlar gerçekleşti, il ve ilçe yönetimlerimizdeki arkadaşlarımız gözaltına alındılar, siyasetten uzak tutulmaya çalıştılar. Bu operasyonların dün itibariyle devam ettiğini belirtmekte yarar var. HDP yeni bir operasyonla karşı karşıya değil, HDP’ye yeni bir operasyon yapılmıyor. HDP’ye bu operasyon daha önce yapılan operasyonların devamıdır, bir darbe girişimidir. AKP’nin siyasi darbelerinin bir devamıdır aynı zamanda.

Dün gözaltına alınan arkadaşlarımızın isimlerine bakıldığı zaman ne amaçla gözaltına alındıkları çok açık şekil anlaşılabiliyor, Gözaltına alınan arkadaşlarımızın hepsi bu ülkenin barışı, demokrasisi ve özgürlükleri için mücadele veren arkadaşlarımızdır.

Ayhan Bilgen, Kars halkının iradesidir ve Kars halkına hizmet etmekten başka bir suçu yoktur. Sırrı Süreyya Önder, barış ve müzakere sürecinde bizzat yer alan ve bu ülkenin barışına katkı sunan bir arkadaşımızdır. Ayla Akat Ata, kadın çalışması dışında bir mücadele yürütmemiştir ve kadın mücadelesi yürütmek suç değildir, olmamalıdır. Eski MYK üyelerimiz Altan Tan’ın da, Emine Ayna’nın da DBP Eş Genel Başkanı idi, Nazmi Gür, Ali Ürküt ve Beyza Üstün parti üyelerimiz. Bu arkadaşlarımız, demokrasi ve barış mücadelesinden başka birşey yapmadılar. Gözaltına alınan ve şu an gözaltında olan bütün arkadaşlarımız ve MYK üyemiz Alp Altınörs dahil bir an önce serbest bırakılması gerektiğini belirtmek isterim.

Bu demokrasiye vurulan bir hançerdir. Türkiye demokrasisi, hukuk, adalet ayaklar altına alınmıştır. Bu siyasi operasyonun amacı aslında bellidir. AKP hükümetinin Türkiye’yi yönetememesinden kaynaklı, yaşanan krizlerden kaynaklı kolay lokma olarak gördüğü HDP’yi bir kez daha hedef almasının sebebi ülkeyi yönetememesindendir. AKP bugün yürüttüğü hiçbir siyasette başarılı olamamaktadır.

Ekonomik krizin açlığın, sefaletin, yoksulluğun pandeminin savaş politikalarının tutmadığı bir süreçte yeni yeni gündemler yaratmaya çalışan AKP Hükümeti gaz meselesinde istediğini elde edememiş, Ayasofya ve İstanbul Sözleşmesi meselesinde istediğini elde edememiş, savaş politikalarında istediğini elde edememiş, şimdi farklı bir algı operasyonunu Türkiye halklarının önüne getirmeye çalışıyor. Bugün yapılan siyasi soykırım operasyonu, sadece HDP’ye yapılmamıştır, bu aynı zamanda Türkiye halklarına yapılan bir operasyondur. Türkiye halklarının bugün ekonomik krizden savaş politikalarından kaynaklı açlığın, yoksulluğun pençesine düşmesinden kaynaklı AKP Hükümeti, Türkiye halklarına yönelik bir algı operasyonu yapmaya çalıştığını biliyoruz.

6-8 Ekim eylemleri denilen mesele tam anlamıyla o dönem açısından DAİŞ barbarlığına karşı Türkiye halklarının göstermiş olduğu bir protestodur. Orada katledilen 53 insanın 47’si zaten HDP’lidir. Hiçbir soruşturma açılmamış öldürülen kişilerin isimleri telaffuz edilmezken bir kişi ön plana çıkarılarak bunun üzerinden algı operasyonu yapılmak istenmiştir. Defalarca TBMM’de 6-8 Ekim araştırılsın diye önerge vermemize rağmen AKP oylarıyla reddedilen, araştırma komisyonu kurulmasına izin verilmeyen bir süreci konuşuyoruz bugün.

Üzerinden tam 6 yıl geçmiş ancak yeni bir şeymiş gibi AKP’nin ortaya koyduğu 6-8 Ekim olaylarının hakikatini Türkiye halklarına anlatmaya devam edeceğiz. Biz HDP olarak, biz Kürtler olarak, biz kadınlar olarak, biz muhalifler olarak sizin ağababalarınızı da gördük. Sizin bu coğrafyada, bu topraklarda Kürtlere nasıl zulüm ettiğinizi geçmiş dönemlerden biliyoruz. Kenan Evren, Tansu Çiller döneminden biliyoruz. Kürtlerin bu zulmü bu baskıyı bu şiddetini ilk defa yaşadığını düşünenler şunu bilsinler ki; Kürtler yıllardır bu zulümle karşı karşıya ama hiçbir zaman size baş eğmedi.

Bugün de aynı kararlılıkla aynı şekilde ifade ediyoruz asla sizin oyunlarınıza yalanlarınıza boyun eğecek bir siyasi parti değiliz. Sizin yalanlarınıza kanacak bir siyasi parti tabanı yok karşınızda. Bu partiye 6 milyondan fazla insan oy verdi, umut tazeledi. Siz her seçimde kan kaybediyorsunuz, şimdi olası bir seçim ihtimaline karşı yeniden kazanmanın yol ve yöntemlerini arıyorsunuz.

Ama artık mızrak çuvala sığmıyor, Türkiye halkları ve toplumu sizi biliyor ve tanıyor. Kaybedeceksiniz, saldırdıkça kaybedeceksiniz, saldırdıkça Türkiye toplumu size başta seçimler olmak üzere demokratik ve hukuk çerçevesinde bunun hesabını mutlaka soracaktır. Zulmettiğiniz toplum, siyasi partiler, kadınlar bütün bu kesimler size bunun hesabını hukuk çerçevesinde ve seçim sandıklarında mutlaka soracaktır. Bundan hiç kuşkunuz olmasın.

Eğer saldırı AKP’dense, mücadele muhalefette olmalıdır. Bugün daha fazla bir arada olmanın, daha fazla omuz omuza olmanın, daha fazla birlikte yürümenin yol ve yöntemleri bulunmalıdır. Türkiye halklarının hep birlikte kazanacağının inancımı ifade etmek istiyorum. Bizler kazanacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ezilen herkes bu sürecin kazananı olacaktır. HDP, bu sürecin kazananı olacaktır, HDP baş eğmedi, baş eğmeyecektir; diz çökmedi diz çökmeyecektir bu da size dert olsun.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here