Türkiye içine kapandıkça, Ocakmedya olarak dünyaya açılmaya devam ediyoruz

7

Bazı şeyleri insanlara göstermek, anlatmak zor. Hatta kimi zaman imkansız bile. Einstein’ın da dediği gibi, ‘önyargıları yıkmak, atomu parçalamaktan bile zor’.

Önyargı, yani önkabuller…

‘Türkiye dünyadan koparak, garip bir dönemece doğru’ dediğimizde, abartılı rahatsız olanlar olmuştu ve hala da var. Bu kişilere anlatmaya çalışma gafletinde bulunduğumuz zamanlar da olmadı değil, oldu.

Neden?

Sebebi açık: ‘Ben de sizin baktığınız pencereden bakıyordum, ama bakın şu pencere var ya, işte oradan bakmaya başlayınca olayın farklı olduğunu gördüm. Gelin siz de o pencereden bakın, aklınızı kira vermeyin. Çünkü Allah size bunun hesabını soracak’.

Artık umursamıyorum.

Hangi pencereden bakacaksanız, bakın. Neye inanmak istiyorsanız, inanın. Kendinizi nasıl kandırmak istiyorsanız, kandırın.

Ama başkasına hakeret etmeyin ve aşağılamayın.

Reklam

Size dinden de örnek vermeye gerek duymuyorum. Çünkü, din gibi bir kaygınız da yok…

Yıllar sonra, ‘çocuklarımız neden böyle oldu’, ‘biz nerede yanlış yaptık’ da demeyin.

Biz işimize bakacağız.

Anlayan anlar, anlamayan da sanal dünyasında mutluluk oyunu oynamaya devam eder.

Sosyal medyaya da yasaklar gelecek.

Meclisteki milletvekillerinin en çok izlediği kanal yani Netflix’e de…

Basın ve TV kanalları zaten uzun bir borunun bakar gibi tek gözlü.

Ocakmedya olarak bizler çalışmaya ve dünyaya açılmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar sadece Türkçe olan yayınımızı genişletiyoruz.

Reklam

Bundan sonra Türkçe’ye ilave olarak Almanca ve İngilizce yazıları da gazetemizde okuyabileceksiniz.

İslam ilahiyatı eğitimi almış değerli bilim insanı Serdar Güneş de Almanca yazılarıyla bizlerle olacak.

Kimya, Tıp, Sosyoloji ve Felsefe alanlarında eğitim almış yazarlarımızın yazılarını da hem Almanca ve hem Türkçe olarak okuyacaksınız.

Akademisyen olan yazarlarımızı zaten yakından tanıyorsunuz: Ömer Faruk Koru, Doç. Dr. Levent Bilgi, Doç. Dr.Yener Özen, Asistan Prof. Harun Yahya Ayvacı, Prof.Dr. Mehmet Tekelioğlu…

Ayrıca Mehmet Gündoğdu, Mustafa Kalabalık, Hasan Mesut Önder, Serkan Yıldız ve Emrullah Bayrak gibi nadide kalemleri de takip ediyorsunuz.

Çoktandır kendisinden haber alamadığımız ama yazılarını özlediğimiz Aysun Saygı Köknar da yakında bizlerle olacak.

Yazar kadromuza yeni bir isim de katıldı: Şükrü Gülmüş.

Kürt edebiyatından örnekleri sunarak başladı ama sizlerin de merakla takip edeceğiz gizli kalmış makalelerini de bizlerle paylaşacak.

Bunlara ilave olarak yeni bir isim daha geliyor:

Dışişlerinde 40 yıl çalışmış ve Gregoryen Üniversitesi’nde Teoloji eğitimi de almış Deniz Kılıçer hanımefendiyi de yazar kadromuza dahil etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yazılarını en kısa zamanda okuyacağız.

Ayrıca ülkemizdeki üniversitelerde eğitim alan öğrenci kardeşlerimizin yazılarını ve röportajlarını da hem Türkçe ve hem de İngilizce olarak sizlere sunacağız.

Neden mi?

Çünkü bizim korkumuz yok.

Çünkü biz eğitimli insanlardan korkmuyoruz, aksine onların çok değerli olduklarını bilerek, artı değer üreteceklerini biliyoruz.

Korkmuyoruz.

Çünkü ‘Özgürlük ve çok sesliliğin’ zenginlik ve ilerlemenin ön şartı olduğunu biliyoruz.

Özgürlük ve çok sesliliğin ocağı, Ocakmedya…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

7 YORUMLAR

  1. Sinan bey merhaba yazılarınızı ilgiyle takip etmeye çalışıyorum. Kadronuza yeni yazarlar kattığınızı yazmışsınız hayırlı olsun. Yazılarını sizin gibi takip ettiğim Veysi Dündar ın tekrar ocak medya da yazması için bir çabanız olacak mı saygılarımla.

  2. Bir yazar akademisyen olunca her anlattığı, her yazdığı akademik olacak diye bir kural yok tabiki. Gayet amiyane meseleleri bile yazabilir.

    Ancak doktorasını tamamlamış, bir alanda uzmanlığı olan ve bir yığın da titri bulunan insanların kaleme aldıkları yazılar doğru ve haklı sebeplere dayansa da meseleleri ele alış biçimleri alabildiğine önyargılı, tarihi bağlamından kopuk, alabildiğine sığ adeta ‘kıraathane’ işletmecisi Muhittin dayı’nın anlatımı gibi olabiliyor. İşte o zaman bende kısa devre oluyor ve diyorum ki; be abicim ben zaten her gün muhittin dayı’dan dinliyorum bu yorumları, senin benden bir farkın olmalı. Ben sokakta konuşulanların kirden pastan arındırılmış temiz haline ulaşmak için takip ediyorum yazarları. Savunmaları da hazır “zihin egzersizi yapıyom ben”.

    Beni hayal kırıklığına uğratmasınlar bir zahmet.

    Örnek alınacak Fehmi Koru gibi bir üstad varken…

  3. Sinan Bey,
    Öncelikle başarılar diliyorum.
    Ocakmedya benim 2000’li yıllarda çıkardım Nasname’nin daha evrensel bir boyutu olsa da şiarları bir gibi.
    Bizimde hedefimiz Özgür Bireyler Topluluĝu olmaktı .
    Beni de aranıza davet etiginiz için Şükrülükten şükranlarımı sunuyorum.
    Sevgi ve dostlukla kalın.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here