Twitter sanki bizim için açmış bu mor odaları

0

Twitter’ın son zamanlarda kullanıcılarına sunduğu yeni bir program var: Mor odalar.

Mor odalar, Twitter’ın kullanıcılarına sunduğu sesli konuşma platformu. Twitter kullanıcıları takip ettikleri kişilerin açtığı odalara girerek hem dinliyorlar hem de fikirlerini ifade ediyorlar. Belki de sırf bu özellik sebebiyle birçok insan Twitter hesabı açmıştır.

Twitter’ın başlattığı bu yeni uygulamanın çok iyi olduğunu ifade edeyim.
İnsanlarımızın konuşmaya ihtiyacı var.

Gerçekten de çok ihtiyaç var.

Neden mi?

Çünkü insanlarımız anlaşılmak istiyorlar.

Çünkü insanlarımız onaylanmak istiyorlar.

Çünkü insanlarımız ihtiyaç duydukları sevgiyi arıyorlar.

İnsanlarımız yaşanan olumsuzluklar sebebiyle bunalmış durumdalar. Kamplaşma sebebiyle oluşan tablodan oluşan rahatsızlık artık had safhada. İnsanlarımızın kamplaşması kavramlara da sirayet ettiği için artık konuşma imkanı da ortadan kalkmış durumda.

Mor odalara girerek insanlarımızı gözlemliyorum.

İnsanlarımızın neleri ve nasıl konuştuklarına bakıyorum. Zihinlerde olan konular genelde hep politika ve din. Politika ve din ortak konuşma alanı olduğunda da kamplaşma daha da artıyor.

Hayatın içinde olan gerçeklik gibi mor odaların da iyi ve kötü tarafları var.

Gerçi iyi ve kötü de kişiye göre değiştiği için iyi ya da kötü olarak tanımlamak da zor. Bir örnekle açıklayayım, tartışmadan zevk alan birisi için odalardaki tartışma ortamları iyidir. Ama tartışmadan zevk almayanlar için tartışma ortamı kötüdür. Bu yüzden de mor odaların iyiliği ve kötülüğü de aslında kişilere göre değişir.

Bir gözlemimi de hemen aktarayım: Mor odalar çıktığından beri artık insanlarımız yazılı paylaşımlarda bulunmamaya başladılar.

Yazılı paylaşımlar eskiden daha fazla ses getirirdi ama mor odalar çıktığından beridir sanki yazılı paylaşımlar yavaş yavaş kaybolacak gibi geliyor bana.

Mor odalar, Spaces

Mor odalarda aynı zamanda yeni arkadaşlıklar da kuruluyor. Ben de katıldığım odalarda çok değerli arkadaşlar edindim.

Emre, Meriç, Ozai, Menderes, Cevat, Cihan, Freedom, Selami, Hakan, Rachel, Anjel, Ceren ve diğerleri. Belki de bu arkadaşlarla aynı fikirde değiliz, belki hayata aynı pencerelerden bakmıyoruz ama bir araya gelerek konuşabilmenin tadına varıyoruz.

Ülkemizin ihtiyacı olan da bu samimi ortam olduğunu düşünüyorum. Bizler bunu istiyoruz. Bizler bütün insanlığımızla bir arada huzurlu bir şekilde yaşamak istiyoruz.

Mor odalarda tartışma ortamlarının çıkması dolaylı olarak bu huzurlu ortamı engellemek için. Tartışma ortamları dini ve milli konulardan çıkarak politik konulara geliyor ve sonrasında dini ve milli değerlerin kutsanmasıyla kamplaşmalar ortaya çıkıyor.

Dini ve milli değerlerle beraber oluşan kamplaşma bizim için huzursuzluk olsa da günümüz siyasetine yön veren en önemli belirleyici. Hal böyle olunca mor odalarda da ortaya çıkması çok normal. Türkiye siyasetinde bu davranış biçimi değiştiği gün eminim mor odalarda da ortadan kalkacak. Belki de tam tersi, bu odalarda değersizleşmeye başlayınca, bu tutum Türkiye siyasetine etki yapacak. Belki de kelebek etkisi gibi mor odalar Türkiye siyasetine yön verecek.

‘Yok efendim olur mu, o kadar da değil’ diyenleriniz olabilir. Bunu diyenler için şunu hatırlatmak isterim, demokrasi de eskiden sadece birkaç kişinin söylediği bir kavramken bugün bütün dünya demokrasi demekte.

Hasılı kelam bu ve benzeri imkanlar her şekilde iyi ve faydalı.

Almanların ‘Austausch’ dedikleri değiş-tokuş ya da aktarım ya da karşılıklı fikir alışverişi insanlarımızın kolektif bilincine ve kültürüne çok şeyler katacağına inanıyorum.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikSuç’un Örtülmesi, Suçlu’ya Arka Çıkılması!
Sonraki İçerikBu yılın tek tam ay tutulması gerçekleşti..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here