Üç aylar gençler için de önemli mi?

2

Üç aylar başladı. 

Salı günü itibariyle üç aylar dediğimiz aylardan Receb ayına girdik. Sonrasında Şaban ve Ramazan. 

Yarın da sıralı kandillerden ilki olan Regaib kandili olacak. Telefon mesajlarıyla ve sosyal medya paylaşımlarıyla adeta coşkuyla kutlanacak, her zaman olduğu gibi. Ya da Cuma mesajlarında olduğu gibi mi demem lazımdı…

Üç aylarla ilgili paylaşımlar arttıkça gençlerimiz de bu kervana katılıyorlar ve ne olduğunu bilmedikleri üç aylarla ilgili mesajlar ve paylaşımlar yapıyorlar. Bunu gören yetişkinler de, inanır mısınız çok seviniyorlar. Neden mi? Çünkü bir sonraki kuşaklara kendi inandıkları İslam anlayışlarını iletmenin hazzını yaşıyorlar. 

Peki üç aylar dediğimiz bu kavram Kuran’da geçiyor mu? 

Hayır. 

Üç ayları çağrıştıran bir ibare Kuran’da geçiyor mu? 

Sadece Ramazan ayıyla ilgili ibare vardır. ‘Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun….’ (Bakara, 185) 

Reklam

Üç aylarda Hz. Peygamber’in oruç tuttuğuyla ilgili hadisleri söyler dururlar. Böylece üç ayların mübarekliği ve fazileti vurgulanır. Evet, Hz. Peygamber oruç tutmuştur. Bu oruçlar mübarek üç aylar sebebiyle bu şekilde kutsanması için değildi. Peygamberin yaşadığı zamanda diğer dinlerde de oruç vardı ve o din mensupları da oruç tutuyorlardı. Hz. Peygamber de Müslümanlara örnek olmak için ve Müslümanların da bu kutsal ibadeti, nafile oruçları, tutmaları için tavsiyelerde bulunmuştu. 

Meşhurdur, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: ‘Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek eyle ve bizi Ramazan’a kavuştur’. (Hanbel, Müsned, I-259) 

Bu hadisle üç aylara İslami ya da Peygamberi de diyebiliriz, bir kutsallık atfetmek isterler. Hz. Peygamber, çok doğal olarak bir duada bulunmuştur. Bu iki ayı bize mübarek eyle. 

Ne demektir aslında bu cümle? 

Bu aylar mübarek değil, bizim hal ve davranışlarımızla bize mübarek eyle. Müslümanların sınırsızca kutsadığı gibi mübarek değil ama bizim hal ve işlerimizle mübarekleşsin. Ve hemen şunu da belirteyim, buradaki ‘mübarek’ olma dini bir terim değil, ‘bereketli ve verimli’ manasındadır. 

Geçtiğimiz günlerde Almanya’nın çeşitli kentlerinde karnaval kutlandı. Bu karnavaldan sonra bazı insanlar da oruca başladılar, hem de tam üç aylara denk gelen zamanda…

Hristiyan olan bu insanlar Ostern dediğimiz Paskalya zamanı tekrar oruç tutacaklar. 

Oruç aynı zamanda Yahudilikte de mevcuttur. Aralık ayında Hanuka, mart ayında Purim, nisan ayında da Pesah vesilesiyle insanlar bir gün dahi olsa oruç tutacaklar. 

Reklam

Hz. Peygamber zamanında diğer din mensupları oruç tutuyorlardı ve Müslümanlar da tutsunlar diye Peygamber onlara örnek olmuştu. Bu durum, üç ayların kutsal olması sebebiyle değildi, tekrarlamakta fayda var…

Fazlasıyla önem atfettiğimiz üç aylar başladı. Başladı da, acaba biz Müslümanların durumu nicedir bir ona bakalım diyeceğim ama olumsuzlukları bahsetmekten artık gerçekten sıkıldım. Belki Türkiye’deki kültür açısından ‘sürekli olumsuzluk hali’ normalleşmiştir ama ben alışamadım. Diyanet’in kendi varlığına yakışmayan cennetten arazi tahsisi, şiddet gören kadınlarla ilgili akıl almaz demeçleri…

Kardeşim negatif olmayalım, negatifi konuşmayalım diyoruz da, siz okuyucularımızın aklına yatıyor mudur şu cümleler: 

(Şiddet nedeniyle boşanmayı düşündüğünü söyleyen kadına) 

‘Dayanılmaz hale geldiyse büyüklerinizle istişare edin. Allahüteâlâ Nisa suresinde buyurur ki; kadın ve erkek birer büyükle sıkıntıyı gidermeye çalışsınlar. Gençler kestirip atabiliyor. Biz diyoruz ki aile büyükleriyle sıkıntıyı aşmaya çalışın…’

(Tartışma sebebiyle elini kaldırdı ama vurmadı, endişe ediyorum diyen kadına) 

‘Uygun dille sebebini sorun. Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözebilirsiniz. Akşam mesela sevdiği şeyleri yaptınız, çayın yanında sakince konuşun…’

(Şiddet gördüğünde ne yapmam lazım diyen bir kadına) 

‘Vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. Odanıza çekilin. ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın…..’

Evet, yanlış okumadınız. Bunlar Diyanet’in 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) ihbar hatlarından verilen tavsiyeler….

Mübarek üç ayları eda ettiğimiz bu kutsal günlerde Diyanet’in şiddet için verdiği öğütler hayatın içinden olan örnekler. Müslüman kadınlar bunları yaşıyorlar. 

Devletin kurumlarında etiketlerle duyurulan ‘manevi diriliş ve arınma mevsimi’ olan üç aylarda arınmaya dair çok güzel iki örnekle sizleri üç ayların manevi huşu atmosferine emanet ediyorum. 

Çalışma ve gayret etmenize gerek yok, ezberleyin bütün zor işleriniz sona ersin…

Ein Bild, das Text enthält.

Automatisch generierte Beschreibung

İkincisi ise daha güncel ve çözüme odaklı, buyurun:

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

2 YORUMLAR

  1. Selam Baran
    Saka da olsa toplumda karsiligi olan bir gerceklik. Bunlara bel baglayanlar milyonlar var ve bu insanlar Müslüman.
    Ibareyi ben de okudum ve zaten de buraya almamin sebebi de bu. Müslümanlarin durumu bu noktada.
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here