Ülkenin kaynaklarının başına Katar kayyımını atamış kaynaklarını peşkeş çekiyorlar..

0

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu. “İktidarın açıklamasında yasak var, destek yok.” diyen Sancar, şunları söyledi:

“Eğer sokağa çıkma yasağı ilan edecekseniz, işletmelerin kapanması kararı alacaksanız, insanların geçimlerini sürdürmeleri için de tedbir almak zorundasınız. Vaka sayısını kamuoyu ile paylaşanlar ‘hain, terörist’ ilan ediliyordu ama şimdi söylediklerinin yalan olduğunu kabul etmek zorunda kaldılar. Yapılacak aşı tahsisi veya sağlanacak ekonomik yardımlardan daha fazla pay almak için yüksek rakamları ilan etmeye başladılar.

AKP Genel Başkanı yine ‘Kürt sorunu yoktur’ dedi. İnkardan, savaştan, zulümden medet uman bütün iktidarlar çözüldü. Onlar tarihin çöplüğüne, Kürt halkı ve onların siyasal temsilcileri aydınlık ufuklara yürüyor. Bu yürüyüş devam ettikçe iktidar daha fazla çözülecektir.

COVID-19 aşısının herkese ücretsiz yapılması için bir tahsis yapılmasını önerdik. Gereken miktar 15 milyar TL. Önergemizi reddettiler. Peki ne yapıyorlar? Halkın birikimiyle oluşturulmuş kurumları satıyorlar. En son Katar’a Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk hissesini satmışlar.

İktidar yine bezirganlık peşinde. Bir günde 24. sıradan 3. sıraya yükseldi Türkiye. Ne diyordu bakan hasta ile vaka sayısı farklı. Bir ülkede veya bir toplulukta bir yalanı bir kere pazarlayabilirsiniz. Toplumun veya çoğunluğu belki inandırırsınız. İkinci kere tekrar edersiniz. Bir kısmı yine inandırabilirsiniz ama üçüncü kez söylediğinizde kimse size inanmaz. Bu yalanın faturası halkın sağlığıdır. Salgının yaygınlaşması için pek çok oyun oynamasıdır. Bu toplumun sağlığına mal olan bir yalandır. Bunun bir karşılığı olmayacak mı? Bunun hesabını bu iktidar vermeyecek mi? Sorumluluğu bir bakanın üzerine yıkarak sistemi aklayabileceklerini mi düşünüyorlar. Yetki bende diyen Erdoğan’ın burada bir sorumluluğu yok mu! Bu yalana inanmıyoruz, halk da inanmıyor. Sistem çöküyor.

İktidarın temsilcilerini ve iktidarın küçük ortağının özür borcu vardır. Ama sorumluluk sadece özürle ortadan kalkmak. Ama özür bir erdem olduğu için sorumluluğun da önünü açar. Çıkın TTB başta olmak üzere bu yalanı aylardır ortaya koyan herkesten özür dileyin ama bu sorumluluğunuzu ortadan kaldırmayacaktır.

Yasaklar geldi biz de bazı yasakların olması gerektiğini başından beri söylüyoruz ama bu yasakların bir mantığı olur. İktidarın açıkladığı yasaklar çelişkilerle doludur. Yasak açıklanırken destek es geçiliyor. Destek niye gerekli? Eğer sokağa çıkma yasağı ilan edecek işletmelerin kapanması kararını alacaksanız insanların geçinmesini sağlayacak tedbirler almak zorundasınız. İktidarın açıklamasında yasak var destek yok. Yasaklar da büyük ölçüde ekonominin çarklarını döndürmek için konuyor. Halksa ekonominin çarkları içinde ezilsin iye kendi kaderine terk ediliyor. Bu iktidarın bu düşüncesine karşı mücadele bir insanlık mücadelesidir. Yalanların sonu yok.

Osman Şiban ve Servet Turgut helikopterden atılmışlar ve daha sonra Servet Turgut hayatını kaybetmişti. Valilik önce sustu, açıklama yapmadı. Sonra olayı ört bas etmek için şablon bir açıklama yayınladı.

Kürt sorunu Kürdün hakkını inkar etmektir. Kürt sorunu Kürdün iradesini inkar etmektir. Kürde yönelen cinayeti, işkenceyi cezasızlık perdesiyle aklamaya çalışmaktır. Bu iktidar bütün bunları yapmaktadır. Belki de iktidarı ayakta tutan, iktidar ortaklarını birbirine bağlayan şey de bu Kürt düşmanlığıdır. Biz daha güçlü bir şekilde Kürt sorunu vardır. Bu sorun ancak demokratik siyaset zemininde, diyalogla çözülür. Bu ülkenin bütün diğer sorunlarının önünü açacak olan da budur. Kürt sorununda çözümdür.

Aksini yapan bütün iktidarlar çözüldüler. İnkardan zulümden savaştan medet uman bütün iktidarlar çözüldü. Bu iktidarın başını çeken partiler tarihe gömüldü. Tarihin çöplüğüne gittiler. Ama Kürt halkı dimdik ayakta. Siyasi temsilcileri demokrasi ve barış mücadelesinden bir milim sapmamakta kararlı.

Bütçe görüşmeleri devam ediyor. Komisyon çalışmaları boyunca orada bulunan büyük bir çalışkanlıkla özverili çalışan milletvekili arkadaşlarımızın, danışman kardeşlerimizin emeğine sağlık. Bütçe görüşmeleri boyunca bu bütçenin savaşa, yandaşa ve ranta göre hazırlandığını, ayrıntılı olarak verilerle ortaya koydu arkadaşlarımız. Biz halk için bütçe istiyoruz. Köyleri gezdik, çiftçilerle görüştük, mağdur kesimlerle, meslek örgütleriyle bulaştık. Halkımız yoksulluk, işsizlik, geçim sıkıntısını iliklerine kadar yaşarken, iktidara yandaşa ve kocaman paralar gerektiren savaşa bütçe ayırıyor. Bu bir yanlışlık, öngörüsüzlük değildir, bu bilinçli bir tercihtir. Böylece kendi iktidarlarının devamını sağlayacaklar. Yandaşa aktardıkları milyarlarca lirayla arkalarında duran bir sermaye ağı yaratıyorlar. Kendi iktidarları için halkı yoksulluğa mahkum ediyorlar.

Bütçeyi halktan kaçırıyorlar. Bu toplumun her ferdini ilgilendirir. Bu iktidar bütçeyi halktan kaçırıyor. 1.3 trilyon lira ayrılmuış 2021 bütçesi için. Asıl kaynak vergi olarak gösteriliyor. Ama asıl mesela vergi adaletsizliği önümüze koyuluyor. Katmerli vergilerle bütçe halkın sırtına yükleniyor.

Pandemide zarar gören esnaf kan ağlıyor. Esnafın zararını karşılamak için 10 milyar TL önerdik, kabul etmediler. Aşı meselesi. Aşının herkese ücretsiz yapılması için bir tahsis yapılmasını önerdik. Gereken miktar 15 milyar TL, bunu kabul etmediler. Reddettiler. Bu ülkenin emekçilerin, kaynaklarıyla, birikimleriyle oluşturulmuş kaynakları yok pahasına sattılar.

En son Katar’a Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesini sattılar. Bu ülkenin emekçilerin, kaynaklarıyla, birikimleriyle oluşturulmuş kaynakları yok pahasına sattılar. En son Katar’a Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesini sattılar. Bu kayyımcı iktidar, sadece Kürt belediyelerine kayyım atamakla yetinmiyormuş. Ülkenin kaynaklarının başına da Katar kayyımını atamış. İktidarlarını varlığını sürdürmek için Katar sermayesine, ülkenin kaynaklarını peşkeş çekiyorlar. Bunun hesabını soracağız. Halk adına soracağız.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here