Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu yayımlandı..

0

ABD Dışişleri Bakanlığı, birçok ülkedeki dini kısıtlamalar ve azınlıkların durumunu değerlendirdiği “Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nun 2019 yılı sayısını yayımladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, bu yıl 22’incisi yayımlanan Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nda, yaklaşık 200 ülkedeki “dini azınlıklara yapılan kısıtlamaları” inceledi. Raporun sunumunu Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Dini Özgürlükler Özel Temsilcisi Sam Brownback yaptı. Pompeo, sunumunda, özellikle Çin, İran ve Rusya’daki azınlık guruplara yapılan dini baskılara vurgu yaptı.

Diğer yandan 2019’da dünya genelinde işlenen dini özgürlük ihlallerinin 2018’e göre düşüş gösterdiğini ve bunun sevindirici bir gelişme olduğunu belirten Pompeo, özellikle Gambiya’nın Arakanlı Müslümanlara karşı işlenen suçlarla ilgili olarak Uluslararası Adalet Divanı’na dava açmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Raporda da, Myanmar’ın, Arakanlı Müslümanlara yönelik baskı ve şiddet eylemlerine devam ettiği belirtilirken, Myanmar hükümetinin bu baskıların sona ermesi için hiçbir girişimde bulunmadığı ve Arakan halkının 2017 öncesi zorlu hayat koşulları içinde yaşamaya devam ettiği vurgulandı.

Raporda, şu ifadelere yer verildi: “ABD olarak, Başkan, Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, ABD’nin Myanmar Büyükelçisi ve çeşitli kıdemli yetkililer düzeyinde Myanmar’da dini özgürlüklerin sağlanması, diğer azınlıklara yapılan ayrımcılığın bitirilmesi ve Arakanlılara uygulanan baskı politikaları ile Müslüman karşıtı söylemlerin sonlandırılması çağrısında bulunmaktayız.”

Bununla birlikte Suudi Arabistan’daki dini baskılara da geniş yer ayrılan raporda, ülkede özellikle farklı dinlere ait hiçbir uygulamaya izin verilmediği, Suudi Kralı ile Veliaht Prensi sorgulayan herkesin suçlu muamelesi gördüğü ifade edildi.

Ayrıca farklı mezheplere mensup Müslüman azınlıkların da ülkede büyük baskı gördüğü belirtilirken, tutuklanan bu kişilerin adil olmayan mahkemelerde ağır cezalara çarptırıldığına dikkat çekildi. Diğer yandan ise Suudi yönetiminin din ve fikir özgürlüğü kapsamında bazı reformlar uygulamaya çalıştığı savunulan raporda, ABD’nin bu reformları memnuniyetle karşıladığı belirtildi.

Türkiye bölümü

Reklam

Bunun yanı sıra Mısır’a da değinilen raporda, Mısır yönetiminin ülke genelinde bazı kiliseleri kapattığı ve Hristiyanlara ibadet edebileceği bir yer tesis etmediği vurgulanırken, ülkedeki Şii mezhebine bağlı vatandaşların ise askeriye, güvenlik ve istihbarat birimlerine alınmadığı kaydedildi.

Öte yandan raporda, Mısır’ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin tutukluluk sürecinde yaşadığı kötü şartlar nedeniyle hayatını kaybetmesine ve darbe sonrası tutuklanan veya hayatını kaybeden Müslüman Kardeşler mensuplarına yer verilmemesi dikkati çekti.

Raporun Türkiye bölümünde ise geçen yıllara kıyasla ‘FETÖ’ hakkında herhangi bir değerlendirmeye yer verilmedi. Ülke genelinde Hristiyan ve Yahudi dinine mensup azınlıkların çeşitli zorluklarla karşılaştığı öne sürüldü. Protestan kiliselere bağlı Hristiyanların ülkeye girişinin yasaklanması, ikamet izni verilmemesi veya kiliselerin faaliyetlerine özgür bir şekilde devam etmekte zorluk çekmesine vurgu yapılan raporda ayrıca, Ayasofya’nın camiye çevrilmesine ilişkin söylemlere de değinildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nda ABD sınırları içerisinde yer alan dini özgürlüklerin kısıtlanmasına yönelik olaylara yer verilmiyor. ABD’de özellikle Başkan Donald Trump, yönetime geldikten sonra İslamofobik söylemlerin artışı ve Müslümanlara yönelik kısıtlamalar dikkat çekiyor.

Trump, seçim kampanyasında Müslümanların ülkeye girişini engellemeyi vadetmiş ve göreve geldikten sonra da bu konuda sert adımlar atarak nüfusunun çoğunluğu Müslüman bazı ülkelerin vatandaşlarına vize sınırlaması getirmişti.

Dışişleri Bakanlığından tepki

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD Dışişleri Bakanlığının yayınladığı “2019 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu”nun Türkiye ile ilgili bölümünün, yine kaynağı belirsiz iddialar içeren ve objektiflikten uzak bir dille kaleme alındığını bildirdi.

Sözcü Aksoy, söz konusu raporun, Türkiye ile ilgili bölümleri hakkındaki soruya yazılı yanıt verdi. Aksoy, “ABD Dışişleri Bakanlığının, 10 Haziran’da yayınladığı ‘2019 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nun ülkemize ilişkin bölümü, yine kaynağı belirsiz iddialar içeren, objektiflikten uzak bir dille kaleme alınmıştır.” ifadesini kullandı.

Reklam

Türkiye’nin, din ve ibadet özgürlüğünü tüm vatandaşlar için ayrım gözetmeksizin korunması ve geliştirilmesi hedefini somut adımlarla desteklemeye devam ettiğinin altını çizen Aksoy, Türkiye’de farklı din ve inançların huzur ve uyum içinde yaşadığını ifade etti.

Aksoy, Türkiye’nin, son 20 yılda gayrimüslim vatandaşların hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi, hoşgörü ve karşılıklı anlayış ortamının güçlendirilmesi amacıyla önemli adımlar attığına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu dönemde demokrasimizin daha da ileriye taşınması hedefinin bir parçası olarak, her bir vatandaşımızın haklardan eşit şekilde yararlanabilmesi ve ayrımcılığın her türünün önlenmesi için mevzuatta ve uygulamada büyük kazanımlar elde edildiği şüphesizdir. Raporda, Ayasofya ve Kariye hakkında belirtilen hususları yine son dönemde yapılan bazı açıklamalar bağlamında hayretle karşılıyoruz. Ayasofya ve Kariye, Türkiye Cumhuriyeti’nin mülkiyetindedir ve her türlü tasarruf yetkisi Türkiye’nin iç işlerini ilgilendiren bir konudur. Bu eserlere dair verilmiş ya da verilecek kararlar başka ülkelerin işi olamaz.”

Sözcü Aksoy, Türkiye’nin, topraklarındaki tüm kültürel ve dini varlıkların değerinin bilincinde olup bu eserleri layık oldukları şekilde koruduğunu kaydetti.

Aksoy, “Türkiye’nin dini özgürlüklerin korunması ve ilerletilmesi konusundaki iradesi ve atılan somut adımlar ortadayken, İslam karşıtlığı, antisemitizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının ABD’de hızla yükseldiği bir dönemde, ABD’nin bu tür raporlarla dünya kamuoyunun dikkatini, ülkesindeki sorunlardan başka yönlere çekmeye çalışması trajikomiktir.” ifadesine yer verdi.

Rapordaki tüm tutarsızlıkları ve hiçbir mesnedi olmayan maksatlı ifadeleri reddettiklerinin altını çizen Aksoy, “ABD’yi dini özgürlükler ve insan hakları konusunda kendi iç işlerine yoğunlaşmaya davet ediyoruz.” ifadesini kullandı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here