Usta Gazeteci Fehmi Koru: Abdullah Gül bu niteliklere uyan bir isim

0

Usta Gazeteci Fehmi Koru, TV5’de yayınlanan “Konuşmadan Olmaz” programında Hasan Basri Akdemir’in sorularını cevapladı.

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fehmi Koru, şunları söyledi:

“Görebildiğim kadarıyla Millet İttifakı, adaylarının nitelikleri üzerinde uzlaşmış gibi görünüyorlar. Sadece kendi tabanlarından değil, AK Parti tabanından ve MHP tabanından da hiç değilse bir miktar oy getirebilecek bir isim üzerinde uzlaşmanın gerekli olduğunu görüyorlar. Sadece o ismi şöyle veya böyle bir aday değil, özellikle başkanlık sisteminden dönüşü sağlayacak, parlamenter sisteme geçiş dönemini hiç tereddüt etmeden sürükleyecek, deneyimli bir isim olması üzerinde de sanki bir mutabakat varmış gibi, hiç isim konuşulmasa da.

Henüz İsim noktasında bir isim telaffuz ettikleri görünmüyor. Seçimlere yaklaşınca eğer böyle bir bulabilirlerse çünkü böyle bir ismi 2018 seçimlerinde bulmuşlardı. Biliyorsunuz Abdullah Gül bu niteliklere uyan bir isim olarak seçim öncesinde telaffuz edilmişti ama Millet İttifakı o zaman tek bir isim üzerinde uzlaşamamıştı. Özellikle Meral Akşener’in ben mutlaka aday olacağım demesiyle bu görüntü bozulmuştu.

Bu dönemde nasıl bir isim üzerinde uzlaşabilirler bilemiyorum ancak yine üzerinde uzlaşabilecek bir ismin Abdullah Gül gibi bir isim; yani ille onun olması şart değil ama onun deneyiminde onun özelliklerine sahip biri olması sanki gerekiyormuş gibi.

Aslında böyle bir isim AK Parti ile Cumhur İttifakı’na da lazım. Onların da seçecekleri aday, nitelikleri sadece kendi tabanlarına hitap eden bir isim olmaması gerekiyor. Karşı taraftan da oy alabilecek birisi olması gerekiyor. Onun da aslında belki, o cepheden oy çekebilmesi için başkanlık sistemi yerine parlamenter sisteme geçişi sağlayabilecek tarzda deneyimli bir isim olması gerekecektir.

Siyaseten ilginç bir döneme doğru yol alıyoruz. Seçim atmosferine girildiğinde herhalde çok sürpriz pek çok isim telaffuz edilecek, sonunda o isimlerden biri üzerinde uzlaşılacak gibi bugünden baktığımda görebiliyorum.

20 yılın yorgunluğu Tayyip Erdoğan üzerinde belirgin hale gelmeye başladı. Dünyada da liderlerin 10 yılı aştıktan sonra eski diriliklerini koruyamadığını görüyoruz. Sonrasında da eğer seçim 2023’te olacaksa, bir anayasal çelişki ile karşı karşıya kalacağız. Aday göstermek isteyecek AK Parti, kendi liderini. Buna karşılık, anayasanın buna izin vermediğine dair bir büyük hukukî tartışma başlayacak. Böyle bir hukukî tartışma da ayrıca yıpranmayı getirir.

Sonuçta bunu aşmak için formüller bulunsa bile, bunların anayasa ile çeliştiği çok açık biçimde ifade edilmeye başlayınca, öyle zannediyorum ki AK Parti, bundan çok büyük bir yıpranma sürecine girecek. Bu arada zaten AK Parti’nin oyları, artık tek başına cumhurbaşkanı seçmek için gerekli olan yüzde 50+1’i bulacak bir oranda değil.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin oyları da buna eklendiği takdirde, yine de kamuoyu yoklamaları, ikisinin oylarının toplamının yüzde 50’yi bulmayacağını gösteriyor. Millet İttifakı’nın oylarının şu anda kamuoyu yoklamalarına yansıyan biçimi, sanki Cumhur İttifakı’ndan daha fazlaymış gibi, Millet İttifakı’nın oy toplamı. Bütün bunları hesaba kattığımızda, benim gördüğüm, benim tanıdığım, benim gözlemlerimden kendisi hakkında kanaat sahibi olduğum Tayyip Erdoğan’ın, seçilemeyecek bir yarışa kendisini sokmayacağını düşünüyorum ben. Yani sadece 2023’te yapılacak bir seçimde değil, erkene de alınsa seçim tarihi, o dönemde kendisinin eline gelecek olan kamuoyu yoklamalarında seçilemeyeceğini gördüğü takdirde, kendisini boşu boşuna öyle bir yarışın içine sokmayacağını düşünüyorum.

Zaten AK Parti içerisinde de galiba Tayyip Erdoğan sonrası için bazı hazırlıklar, bazı isimlerde hazırlıklar söz konusu. En son biz, Sedat Peker’in videolarında, ardından da tweet mesajlarında ısrarla bir bakan üzerinde durduğunu ve onun cumhurbaşkanı olma hevesi içerisinde bulunduğunu dile getirdiğini gördük. O bakan da onu, cumhurbaşkanlığı hevesinde olduğu konusunu hiçbir zaman inkâr edecek bir açıklama yapmadı.

Demek ki böyle bir bakan veya bakanlar da kendilerini, Tayyip Erdoğan’ın aday olmayabileceği bir seçime hazırlık yapıyorlar gibi düşünmemizi getiren bir durumdalar. O bakımdan da sanki 2023’te veya daha erken yapılacak bir seçim öncesinde AK Parti ve MHP, eğer ittifak devam edecekse, çevrelerinin kendi aralarında yapacakları tartışmalarla, karşı taraftan da yani Millet İttifakı’nı oluşturan kesimden de oy alabilecek başka bir aday üzerinde bir deneme yapmayı belki de tercih edebileceklerini düşünüyorum.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here