Uyumsuzlar

0

Siyaset meydanında yaşananları görünce, ihanet ve trenden inenler suçlamalarını okuyunca,değişime açık görülenlerin bile aslında değişime ne kadar kapalı olduklarına şahit olunca, daha önce kaleme aldığım “Uyumsuzlar” başlıklı yazımı yeniden siz okurlarla paylaşmak istedim.

“Millet”, “illet”, “zillet”, “ihanet” yakıştırmalarıyla, kabullenilemez mağduriyetlerin ve haksızlıkların sınırlarının aşıldığını düşünenlerin konum değiştirmeleri de beraberinde geliyor.

Yok sayılanlar, var olduklarını kanıtlarcasına, mağdur edildiklerini anlatmanın farklı yollarını arıyorlar.!

Görmezden gelinmelerinin isyanını, şimdi onlar da onları görmezden gelerek haykırıyor..!

*

Sinema sektörü, yumuşak gücün en etkin silahlarının başında geliyor.

Film ve dizi senaryolarında, ne derece toplumsal olayların önceden zihinlere kazınmaya çalışıldığını yakın zamanda ülkemizde de gördük!

Uyumsuz” isimli yabancı bir film izlemiştim. 

Reklam

Şimdiye kadar izlediğim, keyifle, hayretle, karşılaştırma imkânı bol olan filmlerden biriydi benim için.  

Uzak bir gelecekte geçen distopik hikâyede (distopya; ulaşılması mümkün sayılmayan, günümüz ve çevremiz ahlak ve toplum anlayışına göre kötü olarak değerlendirilen gelecek senaryosu. Ütopya’daki güzel dünya’nın tam tersi olarak gelecekteki baskıcı devlet tanımı.) insanlık, her biri farklı bir erdemi temsil eden beş farklı parçaya bölünmüş bir düzende yaşamaktadır. 

İnsanlar 16 yaşına geldiklerinde kendi insani özelliklerine göre bu beş bölümden birine dahil olup ömür boyu bu bölümde yaşamlarını sürdürmektedirler. 

Tris isimli genç kız, bu kuralı uygulama zamanı geldiğinde kendisiyle ilgili büyük bir sırrı keşfeder: 

Tris, ‘uyumsuz’dur ve herhangi bir gruba ait olması mümkün değildir. 

Asıl sorun ise uyumsuzların bir lider tarafından yok edildiği ve bu yüzden hayatını kurtarabilmek için kaçması gerektiği gerçeğiyle yüzleştiği an ortaya çıkar.

*

Bugünün dünya düzeninin ilginç bir benzetmesi adeta..

Reklam

Yerli yapımcılarımız ve senaristlerimiz alınmasınlar ama elin adamları ne kadar enteresan konular belirliyor, izleyicileri gerçek ile hayal arasında gezdiriyorlar!

*

Film, barışı koruma adına toplumun beş parçaya, gruba bölünmesini hikâye ediyor.

Birinci grup; Zeki olanlar.

Mantık ve bilgiye değer verenler. Onlar bilgelerdir. Her şeyi bilirler. Bilgeler, grupların tamamını yönetmeleri gerektiğine inanırlar.

Tıpkı bizdeki “en” iyi bilenler ve güç sahipleri gibi…

İkinci grupBarışçıllar.

Toprağı ekerler. Bu onlar için iyilik ve ahenk demektir. Her zaman mutludurlar.

Tıpkı bizim köylümüz, çiftçimiz, orta direk vatandaşlarımız, az ile yetinenlerimiz gibi…

Üçüncü grup; Adiller.

Dürüstlüğe ve disipline değer verirler. Doğruları söylerler. Bazen söylemelerini istemeseler bile!

Tıpkı bizdeki güç sahipleri ve yandaşlar(!) tarafından aşağılanan, döneklikle, fırıldaklıkla, hainlikle suçlananlardan bazıları gibi…  

Dördüncü grup; Korkusuzlar.

Onlar askerler, polislerdir. Cesur, korkusuz ve özgürdürler.

Tıpkı bizdeki gibi.. Bir de güçten zehirlenen, zenginlikleriyle korkusuz, mal varlıklarıyla özgür olanlar gibi…   

Beşinci grup ise; Fedakarlar.

Diğerleri bunlara tutucu diyorlar. Basit hayat yaşarlar. Kendilerini başkalarına adamışlardır. Hiçbir şeye uyum sağlayamayan grupsuzlara bile ilgi gösterir, yardım ederler. Gösterişi reddederler.

Eh işte! Bu grupta da samimi Müslümanlarımızı, demokratlarımızı, halkçılarımızı, aydınlarımızı, liberallerimizi sayabiliriz sanırım…   

Gruplara paylaştırılanların, sadece bir kez grup değiştirebilmesine izin verilir.

Tıpkı bizde; “seçimini baştan yapmışlar zaten” denilerek, mevki, konum, makam değişimlerinde ötekileştirilenler gibi… 

Aslında grup olarak sayılmayan, asla kabul görmeyenler de vardır. 

“Fedakar, Dürüst ve Korkusuz”. Nadir görülen özellikte kişilerdir.

Bunlara da “uyumsuzlar” diyorlar.

İnsanlar uyumsuzları hep tehdit olarak algılarlar..

Uyumsuzlar boyun eğmezler, akılları farklı çalışır. Bilgeler bu nedenle uyumsuzlardan korkuyorlar ve her yerde onları arıyorlar. 

Tıpkı bizdeki; kendilerinden olmayanların dışlandığı, güvenilmez sayıldığı, her an satar diyerek özleştirilmeyen, sahiplenilmeyen ve ötekileştirilenler gibi…  

Bilgeler, kuralların çiğnenmesine izin vermezler. 

Devlet idaresindeki tüm yetki onlarda olmalıdır! Kesinlikle fedakârlık da…

Fedakârlar kontrolden çıkarsa, grup sistemi çöker…

Onun içindir ki bizde de “biat kültürü”, liyakatin önüne geçer…

***

Dünyayı bırakalım, sadece kendi ülkemizi bu gruplarla karşılaştıralım. 

Zeki olanları, barışçılları, adilleri, korkusuzları, fedakârları kimler temsil ediyor. 

Ve tabii ki uyumsuzları da…

“Üst akıl” kim ya da kimler, bunları bulmaya çalışalım..

Hep var edilen bir “korku imparatorluğu”, hep var edilen bir “tehlike unsuru” ile yaşamak zorunda bırakılan toplumumuzu, bizim adımıza “en iyiyi” bilenleri, bildiklerini zannettiklerimizin de yanıldıklarını..

Görelim, öğrenelim ve geleceğimizin emanetçilerini iyi bilelim…!  

Çünkü gelecek, nereye ait olduğunu iyi bilenlerindir”

Bilelim!

Gerekirse de “uyumsuz” olalım…

Önceki İçerikFethullah Gülen’in iadesi için ABD’ye ek kanıtlar sunduk, yetersiz bulundu..
Sonraki İçerikHDP Eş Genel Başkanı Buldan: Yargı paketi dediler S-400 paketi getirdiler
Mustafa Kalabalık
16 Ağustos 1970 Kocaeli-Gölcük-Değirmendere’de doğdu. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi, İktisat Bölümü ve Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün, “Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi” dalında Yüksek Lisans’ını tamamladı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, “Siyaset ve Sosyal Bilimler” Doktora (Ö) Öğrencisi olarak dersler aldı. 2010 yılında “Öteki Siyaset”, 2013 yılında da “9. Köy’den Sonra” isimli kitapları Vadi Yayınlarından yayınlandı. 2011 yılında, Kocaeli’ndeki yerel gazete ve dergilerde yazarlığı başladı. Aynı zamanda “Kocaeli TV” televizyon kanalında, “Öteki Siyaset” isimli TV program hazırlayıp sundu. 2016 yılından itibaren de Ocak Medya’da yazarlık yapmaktadır. Özel sektörde, aynı zamanda halen yöneticilik yapmakta olan Kalabalık, Demokraside Birlik Vakfı, İnsani Değerler Derneği, Türkiye Yazarlar Birliği ve Gazeteciler Cemiyeti üyesidir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here