Vahşi kapitalizme uyan Müslümanlar’ın güç seviciliği

2

‘Gücü kim sevmez ki?’ Öyle değil mi?..

Uzun süredir bu konu üzerine okuyup, araştırıyorum. Günümüz Müslümanlarını hedef alıp da yazmadım, hemen savunmaya geçmeyin. 

Rahat olun. 

Ben İslam tarihindeki Müslümanlardan bahsediyorum. 

Vahşi kapitalizme uyup gücü seven ve kutsayanlarımız masum değiller ama tamamiyle de suçlu değiller. Çünkü Müslümanların bu durumu sadece şimdi değil, eskiden de vardı. 

Güç, kudret, tahakküm kurma ve İslamlaştırma… 

Hz. Peygamber’in hayatı ve o dönem ayrı. Ondan sonra başlayan dönemde değişimleri ve yozlaşmayı görür olduk. 

Yozlaşma nedir?

Yapıdaki bozulmalar. Dejenerasyon. 

Bir örnek verelim: Geçtiğimiz Ramazan ayında ah çektik-vah çektik. Teravihleri kılamadık, camilere kilit vuruldu dedik. Teravih namazı, Hz. Ömer zamanında 20 rekat olarak camide cemaatle kılınmaya başlandı. Bu, yapıda bir bozulma mıdır? Evet. Çünkü Hz. Peygamber zamanında yapılmayan bir uygulama yapılmaya başlanmıştır. Ama Müslümanlar buna bozulma demezler.
Peki neden? 

Daha fazla dindarlaşma olduğu için. ‘Ne var canım namaz kılınıyor, kötü mü?’ derler. 

Günümüzde ele aldığımız sorunlar, içinden çıkamadığımız durumlar sadece bugüne has değil. Bu, bir birikimin eseri. Katlana katlana bugünlere geldi. 

O zamanlarda ‘dindarlaşma’ adına yapılan bu durum ‘yapısal değişme’ noktasından bakarsak, evet bir yozlaşmaydı. Bu masum yozlaşmalar daha sonraları hiç masum olmayan ve hatta yıkıcı, zarar verici yozlaşmaları da tetikledi. Maviye’nin Müslümanları hedef alıp savaşması, idareyi saltanata çevirmesi ve terörü Müslümanlar arasında mübah kılması gibi. 

Uzun yıllar geçti ve Müslümanların İslam anlayışları yıkarıda ifade ettiğim gibi birçok bozulmayla doldu. 

Peki ayıklanamaz mıydı ya da ayıklanamaz mı? 

Açıkcası bu çok zor. Çünkü büyük çoğunluk bu durumdan çok memnun. Bir bakıma kendi oluşturdukları bir dini sahiplenmiş gibiler. Ancak tutarlı olmayan konu şu: ‘Söylem Kuran’dan ve İslami ama anlayışlar, uygulamalar yani eylemler keyfi’. 

Müslümanlar ya da Müslümanlara yön verenler Kurani söylemlerle keyfi uygulamaları yaptıkça Müslümanlar da bunları kanıksadılar ve kabullendiler. Hatta hoşlarına bile gitti bu durum. 

Neden? 

Çünkü görünürde kelimenin tam manasıyla İslami bir söylem ve hayat. Ayetlerle, hadislerle desteklenmiş bir hayat, ama aynı zamanda da keyfi bir yaşam tarzı. 

Buna artık iyice alıştık. Bu alışkanlık zihin yapımızı şekillendirdi. Bırakın rahatsız olmayı, bu durumdan memnuniyetimiz ‘haz’ noktasına çıktı. Haz dememin sebebi de şu: ‘Dünyevi hazları yapamayan Müslümanlar İslami gibi görünen bu dünyeviliği (hazzı) İslammış gibi algıladılar. 

Vahşi kapitalizm diyerek en azılı kapitalistler oldular. 

ABD ve süper güçler diye tü-kakalıyarak dünya gücü olma hedefleri koydular. 

Silah sanayisi ile savaşlar çıkaran batılılar diye yerden yere vurarak, ‘savunma sanayi’ söylemiyle aynı icraatleri yapma cihetine gittiler. 

Faiz haram diyerek faizi mübahlaştırdılar ve hatta faizli kredilerle camiler alarak hutbelerde gene ‘faiz haramdır’ söylemini devam ettirdiler. 

Müslümanların bu halinin psikolojik dışa vurumu nasıl oldu? 

Abartılı dini söylemlerle, gösterişli ibadetlerle ve son din olması hasebiyle ‘en doğru biziz’ safsatasıyla şov yaparak içlerindeki hesaplaşmayı bastırmaya çalışmak…. 

Sizler de çevrenize bir bakın. 

Mahallenize, şehrinize… 

Gelecek nesillere barışın olduğu adaletli bir dünya bırakmak isteyenler mi var, yoksa yarış içinde olan ve ‘biz haklıyız’ inadıyla tahakküm kurmak isteyen statüko yanlıları mı? 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

2 YORUMLAR

  1. çevreme bakıyorum, müslümanım diyenlerin yaşam tarzlarına, düşüncelerine bakıyorum, çoğunluk itibarıyla yaşanan din benim dinim değil.

  2. Sayin Ali Fergana
    Katkiniz icin tesekkür ederim.
    Bu tesekkürümün sebebi su: Insanlarin ve toplumun resmini en acik sekliyle ortaya serdigim resimler sanki görmezden geliniyor. Insanlar kendileriyle ilgili konularda gercekleri duymak ve görmek istemiyorlar.
    Bu vesileyle katkiniz önemli
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here