Vicdan unutmaz

2

Unutulma hakkı, kişinin geçmişte yaşadığı bir olaya ilişkin haber, ses, fotoğraf, görüntü veya video kaydının internet üzerinde yapılan yayınlar vasıtasıyla kamuoyuna yansıması nedeniyle oluşan mağduriyetin giderilmesini amaçlamakta.

Bayram öncesi TBMM Genel Kurulunda yapılan görüşmelerde ilk dört maddesi kabul edilen, sosyal medyaya ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi kamuoyunda gündem oluşturdu.

Aslında bizim çokça tartıştığımız konuyu 2014 yılında Avrupa Adalet Divanı, bir prensip kararında kişilerin ‘’internette unutulma hakkı’’ olduğuna hükmetti. Buna göre insanlar daha o tarihten itibaren arama motorlarında kendi haklarında çıkan kişisel verileri sınırlandırma hakkına sahip. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde mağduriyet yaşayan kişiler yargıya başvurarak haklarında çıkan bazı bilgilerin kaldırılmasını sağlamıştı.

Türkiye’de ki yeni sosyal medya kanunu, bireylerin kişilik haklarını ihlal eden onur kırıcı, söz, iftira, hakaret gibi nedenlerle içeriklerin engellenmesinin yanı sıra unutulma hakkını da sağlayacak. Bu yasa ile birlikte kişinin talebi üzerine söz konusu maddeleri ihlal eden içerikler arama motorlarından kaldırılabilecek.

Aslında tecavüze uğramış bir kadının, paparazzi mağduru birçok şöhretin, ya da haksız yere iftiraya uğramış ya da başına talihsiz, elim bir olay gelmiş sıradan bir vatandaşın unutulma hakkının saklı kalması gerektiğine ben de inanıyorum.

Ancak; bunun yanı sıra vatandaşın ifade ve haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasından da çok korkuyorum. Ülkemizde her şeye bir kılıf uydurulduğu gibi bu kanunun da suistimâl edilebilecek olması endişe verici.

İçimde kötü bir his ‘’Şimdiye kadar yapılan tüm ahlaksızlıkların, yolsuzlukların, vakıf ve derneklerde meydana gelen skandalların, FETÖ ile ilişkilerin, haksızlıkların, hukuksuzlukların üstüne bir sünger çekilmek isteniyor.’’ diyor.

İnsanlar sosyal medyada özgürce düşüncelerini ifade edebilirken şimdi oradan da sesleri kısılmak isteniyor. İktidar partisi ve ortağı ile el ele vererek adeta geçmişi silerek yarınları kontrol altına almaya çalışıyor. Sansür is loading…

Sahte hesap kullanıcıları arasında Türkiye, dünyada en üst sıralamalarda yer alıyor. Hâkikaten çok enteresan. Neden acaba! Siz, herkesi öcü gibi korkutup sindirdiğiniz için olabilir mi? Ses çıkaranı günah keçisi ilan edip, karga tulumba içeri tıktığınız için olabilir mi?

Sosyal medyanın sesini kısacak olan kanun teklifini oy birliği ile bir gecede geçirmeyi becerebilen TBMM yıllardır her yeni gün katil bir erkek tarafından talihsiz bir kadın katledildiğinde neden uykuya dalmayı tercih ediyor acaba? Sokakta günahsız hayvanlar kurşunlanırken, tecavüze uğrarken, kediler psikopat ruhlu yaratıklar tarafından acımadan yakılırken, para cezasıyla paçası kurtulanlar hiçbir şey olmamış gibi gezince hiç mi ellerini vicdanlarına koymuyor sayın, pek yüce devlet yetkililerimiz!

Margaret Keane: Yıllarca çizdiği resimler eşi Walter Keane tarafından kendi adıyla piyasaya sürülen Amerikalı gölge ressamın eserlerinden biri

İnternetten dilediğiniz haberi silin, istediğiniz olayı unutturmaya çalışın. Vicdanlara verdiğiniz zararın izlerini silemeyeceksiniz.

Bu ülkeyi yüzde elli bizim, yüzde elli sizin diyerek bıçak gibi ortadan ikiye böldüğünüzü hafızalarımızdan yok edemeyeceksiniz.

İşsiz olduğu için borç batağında kıvranıp, kendini benzin döküp cayır cayır yakan vatandaşımın olduğu bir ülkede, yakaya takılan on beş bin dolarlık broşun iğnesi benim inandığım adalet duygusuna batıp çıkıp, sızlatıyor. Ama doğru ya, broş var broşcuk var. Bu kanırtıyor.

Onlarca çocuğa tecavüz edildiğinde ‘’bir kereden bir şey olmaz’’ diyerek bizim kanayan yaralı yüreğimize görünmez hançerler vurdular. Ellerinize bulaşan kanı çıkaracağınız hangi internet yasası silebilir, çok merak ediyorum.

Seçim meydanlarında benim ‘’ferasetli milletimin’’ başına gökten yağar gibi fırlattığınız çay paketlerini tecrübe etti bu gözler… Tüm bunları, yaptıklarınızdan utanan asil gözlerimizden silemeyeceksiniz.

Bu ülkede son yirmi yıldır ahlâk, erdem, din, tanrı, ilke, ideoloji, terbiye, sevgi, saygı, hoşgörü, birlik, beraberlik, barış ve bir dolu şey yara almıştır. Çıkarılan hiçbir yasa bizi sütten çıkmış ak kaşığa çeviremez. Olanları unutturamaz. Yok saymamıza neden olamaz. Flulaştıramaz.

Maalesef tüm yaşananları unutmak için ya, ayrı ayrı her birimizin etkisi yüzyıl süren sihirli bir ilaç yutmaya ihtiyacımız var ya da sızılarımızı dindirecek bir rüyaya dalmaya. Ah keşke. Keşke bu karabasanı toptan unutabilsek.

Bi’ deneyelim. Niyet ediyorum.

O zaman:  Abra kadabra tontus talantus!!

Ne kadar olacaksa, o kadar. Artık olanlar olmuş.

Hepimize çok, çok geçmiş olsun.

Aysun Saygı Köknar

2 YORUMLAR

  1. Bu dünyadaki bütün iletişim araçlarından sildiniz.
    Peki kiramen katibin defterlerinden nasıl sileceksiniz.
    İkra kitabek dendiğinde nasıl okuyacaksınız.
    Siz Allahı peygamberi kuranı dilinden düşürmeyenler gerçekten inanıyormusunuz.
    Hz.peygamberin kızı için vermediği garanti sizlere kimler tarafından verildi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here