Yargı mensubunun tek ideolojisi adalettir..

0

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, hukuk fakültelerine veteriner dekan atanmasından çok rahatsız olduğunu açıkladı. Bu konuyu YÖK’le de görüştüğünü belirten Gül, “Teknik bir takım zorunluklar. Geçici olduğu ya da fakültenin açıldığı ama öğrenci olmadığı gibi hususlar geliyor.” dedi.

Haber Global’de konuşan Gül, şu görüşleri dile getirdi: “Yargı mensubunun tek ideolojisi vardır adalet. Adaletten başka hiçbir ideoloji kabul edilemez. Türk yargısı, Türk milletine hizmet eder. Onun dışında hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Anayasa ve kanunlar dışındaki başka bir yerden talimat alan bir yapı olursa onlarla mücadelemizi sürdürürüz. Asla kabul edemeyiz. Hiçbir kişisel görüş yargıda egemen olamaz. Yargıya egemen olacak tek görüş adalettir. Adaletten başka hiçbir görüş egemen olamaz. Bu konuda milletimizin adaleti beklediği ve gözünü güvenerek diktiği yargıyı lekelemeye kimsenin bu hakkı yoktur. Dedikoduların hiçbir hukuki temeli yok.

Büyükelçilerin açıklamasıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin onurunu koruyan, Türk yargısına yönelik saldırıya karşın çok onurlu duruş sergilemiştir. Türkiye egemen bir güçtür. Türkiye öyle birilerinin şamar oğlanı değildir. Türkiye birileri tarafından terbiye edilmeye yönelik, terbiye odasına oturtulan, talimat verilen, parmak sallanan bir ülke değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız da açıklamalarıyla ortaya koydu.

Biz isterdik ki bu konu milli bir mesele, bu konuda iktidarıyla, muhalefetiyle, ortak bir duruşla, Türk yargısına yönelik kabul edilemeyecek tavırlara karşı bir ortak sesin güçlü bir şekilde çıkması elbette yakışanıydı. Ama burada Cumhurbaşkanımızın açıklamalardan sonra büyükelçiler ifadelerini çektiler. Bu açıklamalar anayasamızın 138. maddesine aykırı. Viyana sözleşmesine göre; her diplomat bulundukları ülkenin iç işlerine karışmama, ve onların egemenliğine taahhütle kabul ediliyorlar.

Anayasamıza aykırı kimse telkinde bulunamaz. Ve Viyana sözleşmesine aykırı bu davranıştan vazgeçilmesi önemli bir başarıdır. Bundan sonra artık hiç kimsenin Türkiye’nin egemenlik işlerine yönelik saldırıda bulunmayacağını da düşünüyorum. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız da çok yerinde duruş sergilemiştir.

Türkiye hem AİHM hukukunu, uluslararası sözleşmeleri de kabul ederek düzenlemeler yapmıştır. Prosedürler devam ediyor. Türk yargısı kimsenin baskısıyla hareket etmez. Hakimler, dosyadaki delile göre hareket eder. Adalet figürünün gözü kapalıdır. Önündeki dosyadaki kişinin kimliğine, failine bakmaz. Dosyadaki delile göre karar verir. Dolayısıyla yargıya yönelik bu genellemeleri, bu suçlamaları kabul etmek doğru değil.

Birinci yargı paketinde bir düzenleme yaptık. Uzun süre tutuklamaları sona erdiren bir düzenleme getirdik. Kişi hakkında iddianame hazırlanmamış, neyle suçlandığını bilmiyor. Bu kişiyi ya serbest bırakın ya davasını açın soruşturmayı açın diye bir düzenleme yapıldı. Tutukluluk bir cezalandırmaya dönüşmesin dedik. Bu temenni değil uygulanan bir mevzuat. Bu uygulanıyor. Bunu da söyledikten sonra yürüyen davada bizim tutumumuz, insan 5-6 yıl bir suçlamayla maruz kalıyor ama davası açılmıyor. Burada belli bir süre olduktan sonra bu kişi artık ya tutuklu kalmayacak ya da davasını açacaksınız neyle suçlandığını bilecek.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here