Yaşamın kıyısında Afganistan yazı dizisi II

2

Dünya’dan yaşamdan uzakta bir ülke Afganistan diye başlamıştım bu yazı dizisinin birinci bölümüne ve Afgan bir karakol amirinin telefondaki çaresizliği ile bitirmiştim. Bugün ise sizlere bir Afganistanlının ağzından Afganistan’ı anlatacağım.

Afganistan’daki beş büyük etnik grup ve ülkedeki etkileri

Ülkede birçok etnik grup olmasına rağmen en önemli en büyükleri sırasıyla Peştular ki, Taliban 1994 yılında Afgan İç Savaşı’nın önde gelen gruplarından biri olarak büyük ölçüde Afganistan’ın doğu ve güneyindeki bu Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda (medreselerde) eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı’nda savaşmış öğrencilerden oluşmaktaydı.

Ülkedeki ikinci büyük ırk ise Tacikler. Yani 80’lerde güçlü Sovyet Rusya’sına, 90’larda ise Taliban’a geçit vermeyen ve ülkede milli kahraman ilan edilen Ahmed Şah Mesud’un şehri Pencşir bölgesinin yegane savunucuları. Şah Mesud’un Taliban tarafından bir intihar saldırısı sonucu öldürülmesinden sonra geçen yirmi yılın ardından oğlu Ahmed Mesud babasının yerini almış durumda.

İngiltere’de eğitim alan Mesud’un uluslararası ilişkiler bölümünde yaptığı yüksek lisans tezinin konusu iseTaliban örgütüydü. Mesud şimdilik Pencşir şehir merkezini kaybederek Taliban’a yenilmiş gibi gözükse de Rusya’nın da Taliban’ın da hiçbir zaman ele geçiremediği Pencşir dağlarından mücadelelerinin henüz bitmediğini söylüyor. Kendisine bölge ve ülke genelindeki Taliban karşıtları da destek veriyor.

Ülkedeki diğer büyük etnik gruplar ise Türkmen ve Özbeklerin yanı sıra Hazaralar (Şiiler)

Tüm bu etnik gruplar bir araya geldiğinde çoğunluk olarak Taliban’a karşı üstünlük sağlayacak konumdalar. Ancak öyle olsa bile yönetim Taliban’ın elinde olduğu için şu anda gücü elinde bulunduran taraf.

Peki ya bundan sonra ne olur?

Kaynağım bundan sonrası Afganistan için pek olumlu konuşmuyor. Taliban’ın eğer tüm etnik grupları içinde barındıran çoğulcu bir hükümet kurması halinde her şeyin güzel olabileceğini ama bunun bir ütopya olacağını söylüyor. Çünkü yirmi yıl sonra ülkeyi tekrar ele geçiren bir Taliban buna izin vermez ve dünya kamuoyu da zamanla bu durumu kabul etmek zorunda kalır ama eski Taliban yönetimine göre katı tutumunda küçük bir esneme olur diyen kaynağım üç ay içinde ülkede taşların yerine oturacağını belirtiyor.

Ülkedeki bu kötü gidişin ilk sebebi cehalet…

Ülkenin yıllardır süre gelen bu istikrarsız gidişatının birinci ve en önemli sebebi olarak eğitimsizliği cahilliği gören kaynağım, ikinci sebep olarak ise etnik grupların çokluğuna ve dış güçler tarafından kullanılan bu grupların asla bir araya gelememesine bağlıyor.

Irak’a, Suriye’ye Libya’ya petrol için girmiş olan ABD Afganistan’a neden girmiş olabilir?

Afganistan’da da çok çok petrol var. Uranyum çok. Sayısız yeraltı zenginlikleri var. Yurtdışına giden uranyumun haddi hesabı yok. Hatta belki de Orta Asya’nın en çok uranyumunun olduğu Afganistan’da kanun olmadığı için uçak bul yurtdışına taşıyabildiğin kadar uranyum taşı. Bunu o gülerek anlatırken ben de gülerek ve şaşırarak dinliyorum.  

Peki ya kadınlar…!

Bir önceki Taliban yönetimine göre kadınlara karşı daha yumuşak bir tavır sergiliyorlar. Tabi o da ne kadar oluyorsa. Ülkede kadınların eğitim şartları ve çalışma alanları daha da kısıtlanmış durumda. Tabi bir önceki Taliban dönemini de yaşamış olan kaynağım bu durumu bile bir nebze yumuşama olarak görürken bunun nedenini ise artık zamanın çok değişmesine, bilginin saklı kalmamasına, yapılacak her şeyin bir anda tüm dünya tarafından duyulabileceğine bağlıyor. Yani Taliban ülke de meşru bir yönetim kurabilmek ve tüm dünyaca meşru olabilmek adına kamuoyunun tepkisini çekmemeye ve uluslararası camiada  kabul görmeye çalışıyor.

Afganların gözünde Türkiye ve unutulmayan Amanullah Han  Atatürk dostluğu…

Kaynağım Türkiye ve Afganistan arasındaki tarihe de değinerek Afgan halkı gözündeki Türkiye’yi ve Atatürk’ü anlatıyor. O’nun anlatımına göre Afganlar Türkleri çok seviyor ve saygı duyuyorlar. Öyle ki, ülke genelinde Birleşmiş Milletler çatısı altında bulunan diğer ülke askerlerine iyi gözle bakılmazken Türk askerine saygı duyuluyor ve kendisine gereken yardım herkes tarafından yapılıyor. Hatta Taliban bile Türk askerine saygı duyuyor. Kaynağım bunun sebebi olarak tarihten gelen kardeşlik bağının yanı sıra diğer milletlerin burada bir çıkar amacı ile bulunmasına karşın Türkiye’nin çıkarsız yardım amaçlı bulunmasını gösteriyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuruluşundan sonra ilk tanıyan İslam ülkesi olduklarının altını çizen kaynağım Atatürk ve dönemin Afgan Kralı Amanullah Han’ın dostluğunu da vurguluyor. Sonrasında ise Taliban’ı kastederek ve birazda acı acı gülerek sahte hacılardan hocalardan mollalardan çok çektik diyor. Atatürk’ün zamanında din üzerinden nemalanan bu sahte hocaları nasıl cezalandırdığını Afgan halkının da bildiğini ve artık kendi ülkelerine de Atatürk gibi bir liderin gelmesini istediklerini söylüyor.

“Yaşamın Kıyısında Afganistan” yazı dizisinin üçüncü ve son bölümünde üç çocuk bir kadın ve bir adamın yaşamın kıyısından yaşama nasıl kaçabildiklerini yine “O’nun” ağzından anlatacağım. Yaşamda kalmanız dileği ile iyi okumalar

2 YORUMLAR

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here