Yassak

0

Toplumlar, kurallar üzerine inşa edilmiştir, kuralların olmadığı yerlerde karmaşa hâkimdir; fakat adım başı konulan yasaklar hayatı çekilmez kılabilir.

Yasaklar, bir nevi özgürlüğün nerede başlayıp nerede biteceğinin de tespitidir. Fakat günümüz dünyasında özgürlük-yasak dengesi iyi sağlanamadığı için her şeye rağmen toplumlarda karmaşa eksik olmuyor. Özgürlükler sürekli ikinci plana itiliyor.   

Adım başı konulan yasak, bir noktada o yasağın çiğnenmesine, uygulanmamasına yol açıyor. Goethe, “Yasak meyveyi tadan günahkâr kaçınılmaz olarak daha fazlasını isteyecektir” diyor. 

Can Yücel ise “Günah; yasak olduğu için acı vermez, acı verici olduğu için yasaktır.” ifadesini kullanıyor. 

Attila İlhan da şunları söylüyor: Hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar? Hangi kuş, “farklı ötünce” diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar. Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar…

Evet, toplum düzenini sağlamak için uygulanan aşırı kurallar, şimdilerde toplumları içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Yönetim şekillerine göre kuralların çokluğu, zorluğu da artıyor. Yönetimlerin her şeyi kontrol altında tutma merakı, uygulanması güç kuralları da devreye sokuyor. 

İnsan düşünen bir varlıktır. İnsanın neyi nasıl düşüneceğine, neleri yapıp yapmayacağına, kurallar, yönetmelikler ve kanunlar üzerinden karar vermeye kalkışıldığında her şey arapsaçına dönüşüyor.

Günümüz iktidarları için özgür düşünen toplum-birey yerine itaat eden toplumlar-bireyler daha revaçtadır. Demokrasinin göz bebeği dediğimiz ülkelerde dahi gittikçe katılaşan, özgürlükleri kırpan kurallar devreye sokulmaya çalışılıyor. 

Reklam

Bize özgü bir kavramdır “yasaklar çiğnenmek içindir.”

Aşırı, zorlamacı kurallar, insanları alternatif üretmeye yönlendiriyor. İlginç ama gerçekten bu durum insanın fıtratında mevcut. 

“Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik” ile Netflix, BluTV ve Puhutv gibi dijital platformlar da RTÜK’ün denetimi kapsamına girdi. Bu yönetmelik, doğal olarak tartışmaları da beraberinde getirdi. 

Gittikçe “sağım, solum yassak” moduna dönüşüyoruz. 

Oysa insanoğlu her yasağa delici formüller buluyor. Hele günümüz teknolojisinde bu daha kolaylaşıyor. Teknolojik yasakların delinmesi de bir o kadar teknolojik kolaylıklar sayesinde kolaylaşıyor.

İşte yeni bir haber!

VPN hizmeti veren firmaların oluşturduğu platform ‘thebestvpn’in, gerçek kullanıcılardan yola çıkarak yaptığı araştırmaya göre, internette erişimi engelli sitelere girmeye ya da sanal ağda izini kaybettirmeye yarayan VPN (Virtual Private Network) teknolojisinin dünyada en çok kullanıldığı 3. ülke Türkiye. 

Türkiye, bu istatistiğiyle dünyada internet sansürünün en çok uygulandığı Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkeleri geride bıraktı.

Reklam

Siz “aman kimse duymasın” felsefesiyle yaklaşıyorsunuz, ancak daha yasağın sıcaklığı kaybolmadan yasak delinmiş oluyor. Böylece yönetimlerin sözleri de uygulamaları da havada kalıyor. 

Bu durum da kendi kendini itibarsızlaştırmanın bir başka yöntemi olsa gerek. Yasaklar altında yaşayan toplumlar da gittikçe yasakçı kuralları benimsemeye başlıyor. Özgürlük eksenli verilen kararlara dahi karşı çıkabiliyorlar. 

Anayasa Mahkemesinin, “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” metnine imza atan 10 akademisyenin yaptıkları bireysel başvuruda “hak ihlali” kararı vermesine itiraz edenler oldu. 

Bir dönem metne imza atanları eleştirenler, şimdi de “neden hak ihlali verildi?” diye tepki gösteriyor. Özgürlük bakış açısı bizim gibi ülkelerde hemen değiştiği için bu defa metne imza atanlara destek verenler, Anayasa Mahkemesi’nin kararına karşı çıkanları eleştiriyor. 

Oysa durmamız gereken nokta bunlar değil.

Voltaire, “Düşüncelerine katılmıyorum ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim” diyor. 

Durmamız gereken nokta işte bu olmalıdır.

Bir soru: “Fakir bir demokrasi mi zengin bir monarşi mi?”

Tercih sizin!

Ancak unutmayın özgürlüğün, demokrasinin, hukukun, adaletin olmadığı bir yerde paranızı da özgür harcama şansınız olmayacaktır.

Söze yasaklarla başladık komik yasaklarla bitirelim. Dünyanın değişik ülkelerinde uygulanan bazı yassaklar şöyle:

Arabasının altında birinin bulunduğunu gören sürücünün otomobilini çalıştırması yasaktır. (Danimarka)

Entelektüel olmayanların koleje gitmesi yasaktır. (Çin)

Kapılar ve pencereler pembe renkte olmak zorundadır. (Kanada)

Bank Streette pazar günleri dondurma yemek yasaktır. (Kanada-Ottowa)

Otomobilinin karşısına at arabası çıkan sürücü, otosunu kenara çekmek zorundadır. (Danimarka)

Etek giyen erkekler tutuklanır. (İtalya)

Pazar günleri balık avlamak yasaktır. (İskoçya)

Pazar günü çamaşır asmak yasaktır. (İsviçre)

Patikada sağ elinin üzerinde amuda kalkarak yürümek yasaktır. (Avustralya)

Pazar günleri pembe pantolon giymek yasaktır. (Avustralya-Victoria)

Gömleksiz araba kullanmak yasaktır.( Tayland)

Metroda sakız çiğneyen tutuklanır. (Singapur)

Sanık sandalyesinde ağlamak yasaktır. (ABD-Los Angeles)

Evde içki içmek yasaktır. (ABD-Indiana)

Birisinin arkasından konuşmak ve dedikodu yapmak illegaldir. (ABD-Indiana)

Eşeklerin banyo küvetinde uyuması yasaktır. (ABD-Arizona)

Ana caddede traş olmak yasaktır. (ABD-Mississippi)

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here