Yeni eğitim-öğretim yılının açılışı bu güzel tarihte: 9 Eylül

0

Pazartesi günlerini başta Almanya olmak üzere Avrupa’daki gelişmelere ayırmak haftalık yazma programım aslında. Ama bugünün tarihi çok önemli, 9 Eylül…

Almanya, geçen haftaki seçimlerin sonuçlarını yorumlamaya devam ediyor. Aynı zamanda yeni açılımlar da yapılmıyor değil. Bunun bir örneğini ‘yaz röportajları’ programına katılan CDU’nun başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer duyurdu. ‘İklimi koruma elit bir proje olmamalıdır’. Karrenbauer, hem iklimin korunmasına vurgu yaparken, aynı zamanda da oylarını arttıran Yeşiller partisinden, partisinden giden oyları tekrar kazanma derdinde. Seçim sonuçlarında Yeşiller’in oylarını arttırması, diğer partilerin de bu konulara eğilemelerine yol açtı ve bu da sevindirici bir durum.

Daha önce de bahsetmiştim, ülkemizde de bu konunun yeterli düzeyde ele alınması gerekiyor. Siyasi partiler eğer gençlerden oy almak istiyorlarsa çevre konusuna daha fazla eğilmeliler. 

Evet, bugün 9 Eylül. 

Güzel İzmir’imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 97. yıldönümü. Bu yüzden onurlu ve sevinçliyiz. 

Evet, bunları biliyoruz ama hatırlamakta yarar var. 19 Mayıs 1919’da başlayan süreç devamında birçok başarılarla gelişti. Birinci İnönü, İkinci İnönü, Aslıhanlar-Dumlupınar ve Sakarya Meydan Muharebeleri, 26-30 Ağustos 1922’de yapılan Büyük Taarruz.

9 Eylül günü 1 nci Kolordu Kemalpaşa’ya, 2 nci Kolordu Manisa’ya, 4 ncü Kolordu Turgutlu’ya ulaştı.

Denizli’de Ahmet Hulusi Efendi’nin yaptığı çalışmaları araştırmıştım. İzmir işgal edildikten 4 saat sonra atlı efeler bu haberi çevre illere duyurmuşlar ve böylece Denizli’deki örgütlenmeyi de kendisi üstlenmişti. 

Ahmet Hulusi Efendi 1918 yılında Ulema, halk ve esnaf temsilcilerinin teklifiyle Denizli Müftüsü seçilmişti. 

İzmir, 15 Mayıs 1919 günü Yunan ordusu tarafından işgal edildi. Aynı gün Ahmet Hulusi Efendi de halkı müftülük binasına topladı ve şu demeci verdi: ‘Müftünüz olarak Cihad-i Mukaddes Fetvasını ilan ve tebliğ ediyorum. Elinizde hiçbir silahınız olmasa dahi üçer taş alarak düşman üzerine atmak suretiyle mutlaka fiili mukabelede bulununuz’.

Ve böylece Denizli Yunan işgaline karşı kendini korumuş oldu. 

9 Eylül 1922 tarihinde de Ege’yi işgal eden Yunan ordusu İzmir’den denize döküldü. 

Ordumuzun kazandığı bu zafer, Mudanya Ateşkes Antlaşması’na giden süreci başlattı. Türkiye, Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndan sonra 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nı imzaladı. 

9 Eylül tarihi bu yüzden hem ülkemiz ve hem de İzmir’imiz için çok önemlidir. 

2019-2020 eğitim öğretim yılının da 9 Eylül günü başlamış olması ayrı bir önem taşıyor benim için. Umarım okulların açıldığı bu günde 9 Eylül’ün önemi de öğrencilerimize anlatılmış olur. Dile kolay geliyor ama 18 milyon öğrencimizin okula başlamasından söz ediyoruz. 

18 milyon öğrenci demek; Hollanda, Yunanistan, Portekiz, Belçika, Macaristan, İsveç, Avusturya, Bulgaristan, Danimarka ve Finlandiya gibi ülkelerin nüfuslarından çok daha yüksek bir sayı. 

Hem konuyla ilgili olduğu için ve hem de çarpıcı olması bakımından kıyaslayalım. 

18 milyon öğrencimiz eğitim ve öğretim yılına başlayacak, komşumuz Yunanistan’ın toplam nüfusu ise 11 küsur milyon. Yani bizim öğrencilerimizin sayısı Yunanistan nüfusundan 6,5 milyon daha fazla, sanıyorum bu da nasıl bir güce sahip olduğumuzu ortaya koyması bakımından önemli. 

Çocuklarımızın, gençlerimizin 9 Eylül’ü ve ülkenin düşman işgalinden kurtuluşunu daha iyi anlamaları için, ülkemizde sığınmacı olarak bulunan Suriyelilere bakmaları yeterli olacak diye düşünüyorum. 

Bir ülkenin ateş içinde kalıp yanması demek insanlarının da bütün olarak o ateşin içinde acılar çekmesi demektir. Kurtuluş savaşı, yokluklar içinde boğuşan insanımızın varlık mücadelesiydi. Çekilen o sıkıntılar ve verilen o canlar sebebiyle bizler bugün rahat ve konfor içinde yaşayabiliyoruz. 

Rabbim, canlarını bu vatan için hibe edenlere rahmet eylesin.

İzmir’in kurtuluşunu gururla yaşarken 6-7 Eylül olaylarını da unutmuş değilim tabiiki. 

Bununla bağlantılı olarak, ‘İzmir’in kurtuluşunun sevincini Yorgo diye samimi bir arkadaşımızla birlikteyken nasıl formüle edip kelimelere dökebiliriz’ sorusu da zihnimi kurcalamıyor değil hani. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

(Notlar: 1. Okula başlayacak olan bütün öğrencilerimize başarılı, sorgulayıcı ve mutlu bir dönem diliyorum.

2. 2019 Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası finaline kalarak Avrupa ikincisi olan kadınlarımızı tebrik ediyorum. Onlar filenin sultanları değil, filenin başarılı kadınları, bunu unutmayalım. 

3. Alevi vatandaşlarımızın Muharrem oruçlarını, milletimizin aşure gününü de tebrik ederim). 

Önceki İçerikGazeteciliğin Temelleri Ders 1: Emre Belözoğlu Neden Çubuklu İle Bitiriyor?
Sonraki İçerikABD Açık Tenis Turnuvası’nda şampiyon Rafael Nadal..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here