Yeni koalisyon, yeni yaklaşım

0

Almanya seçimini yaptı.

Bu seçim benim için de önemliydi çünkü Almanya’da ilk defa oy kullandım. Önce Türkiye ile farklarına biraz değineyim.

Seçim dönemine girildiğinden beridir seçimin olduğunu sadece direklerine asılan pankartlardan anlıyorduk. Ülkemizdeki gibi caddeleri, bulvarları süsleyen bayraklar ve afişler yok.

Oyumu kullanmak için gittiğim ilkokulun önü de çok sakindi.
Elimizdeki seçim mektuplarını göstermemiz yetmişti. Kimlik sorulmaması beni şaşırtan ilk farklılıktı.

Oyumu kullanacağım sınıfa girdiğimde sandık görevlisi olan sadece üç kişi vardı. Siyasi partilerin görevlileri yoktu.

Türkiye’den alışkanlık gözlerim mühür ve parmak boyama tüpünü aradı ama yoktu. Oy pusulasında oyumu kullanmak için evimden getirdiğim tükenmez kalemi kullandım.

Cep telefonum için ikaz edeceklerini düşünerek telefonumu masanın görünen kısmına bıraktım. Ama ne telefonuma ne de bilmişçe beni ikaz eden oldu.

Kendi kendime şunu düşündüm: ‘Özgürlüğün ve demokrasinin içselleştirildiği bir ülkede oy kullanmak böyle oluyormuş demek ki’.

Gelelim seçim sonuçlarına.

Dün yapılan seçimlerde aslında beklenen sonuç ortaya çıktı. SPD yani Sosyal Demokratlar kamuoyu araştırmalarında da bir adım önde gidiyorlardı ve sandıklar açıldıktan sonra da aynı sonuç çıktı diyebiliriz.

Yazımı kaleme aldığım saatte aktüel sonuçlar şöyleydi:

SPD (Sosyal Demokratlar)                                 %25,8 ; 205 Milletvekili,

CDU/CSU (Hristiyan Birlik Partileri)                %24,1 ; 194 Milletvekili,

Grüne (Yeşiller)                                                %14,6 ; 116 Milletvekili,

FDP (Hür Demokratik Parti)                             %11,5 ; 91 Milletvekili,

AfD (Almanya için Alternatif /Aşırı Sağcı)        %10,5 ; 84 Milletvekili,

Die Linke (Solcular)                                         %4,9 ; 39 Milletvekili.

Bu tablodan çıkan sonuç hiçbir parti tek başına iktidar olma hakkına kavuşamadı.  

Siyasi Partilerin başarı durumlarına da göz atalım.

Seçimlerden en başarılı çıkan parti, Yeşiller. Oylarını neredeyse 6 puan arttırdı.

İkinci başarılı parti SPD yani Sosyal Demokratlar. Onlar da oylarını 5,5 puan arttırdılar.

En çok oy kaybı ise Merkel’in partisi CDU/CSU’da yaşandı. Sizlere daha önce de bahsetmiştim, bunun sebebi ise partinin başındaki kişi yani Laschet.

İkinci oy kaybeden parti ise Linke yani Solcular. Neredeyse 4,5 puanlık bir oy kaybı var.

Bu tablodan nasıl bir koalisyon çıkar?

Bana kalırsa şimdiki koalisyon olan SPD ve CDU/CSU koalisyonu devam etmeyecek. Çünkü Merkel siyaseti bıraktı bunun etkisi olacak ve ayrıca bu iki parti artık bir arada olmak istemeyecekler.

CDU/CSU Yeşiller ve FDP ile koalisyon kurabilir ama bana kalırsa Yeşiller bunu kabul ediyoruz deseler de işin aslı çok da kabul etmeyecekler gibi geliyor.

Bilmiyorum ne kadar devam eder ama bana kalırsa SPD, Yeşiller ve FDP koalisyon kurarlarsa güzel bir birliktelik olur.

Sosyal demokratlarla kucaklayıcı olunarak, Yeşiller’le çevreci politikalar ve icraatlar yapılırken FDP ile de zenginlere göz kırpılmış olur.

Bu koalisyon ayrıca şunu da ortaya çıkarır: ‘CDU/CSU muhalefete düşerse Aşırı sağcılarla ne kadar ortak edecekler?’

CDU/CSU’nın Aşırı sağcılarla birlikte olup olmayacakları açıkçası benim merak ettiğim bir konu. Bakalım bu ikili muhalefette nasıl bir ilişkiye girecekler.

Kanımca Almanya devleti de SPD, Yeşiller ve FDP koalisyonundan yana olacak çünkü Almanya’ya yakışan en azından şu zamanda yakışan bu.

Ne diyelim, hayırlısı olsun.

Almanya, Avrupa ve dünya için faydalı olsun.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikHalkına zulmedersen seni darağacına çekerim
Sonraki İçerikAK Parti’de tezim tartışılmış.. B planları yokmuş.. Bu durum sandığa nasıl yansır?
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here