Yeni küresel kriz.. Kum kıtlığı

0

“Kum kıtlığı mı? Dünyada kumdan bol ne var ki?” diye sorabilirisiniz ancak durum son derece ciddi. 21. yüzyılda kum insanoğlunun dünya üzerinde sudan sonra en çok kullandığı ikinci doğal madde haline geldi.

Artan nüfus ve büyüyen şehirlerle birlikte dünya küresel düzeyde bir kum kıtlığına doğru gidiyor. Siyasi ve ekonomik krizlerin yanı sıra durumun büyük bir çevre krizine dönüşmesi de artık sadece zaman meselesi.

Kumun hayatımızda oynadığı rolü pek düşünmüyoruz ancak cam yapımından inşaata, yol ve asfalt yapımından elektronik aygıtların üretimine, deniz doldurma işleminden kaya gazının çıkarma işlemine pek çok alanda belli çeşitlerde kuma hayati şekilde ihtiyacımız var. Üstelik bunlar sadece genel olarak bildiğimiz kullanımlar. Bunların dışında kağıt, plastik, boya, kozmetik ürünler, şarap, diş macunu ve hatta silikon göğüs implantlarının yapımı için bile kum gerekiyor.

Ne yazık ki, kumsallarda ve çöllerde bulunan çok ince taneli kum -doğanın döngüsü için gerekli olsa da- beşeri alanda pek bir işimizi görmüyor. Örneğin Dubai’deki bir inşaat için kum dışardan ithal ediliyor. Yenilenebilir bir kaynak olmayan kumun doğal ortamda oluşması çok uzun süreler alıyor. Dünyada her yıl doğal süreçlerle sadece 4 milyar tonluk kum oluşuyor. Her kum türü kendi oluştuğu bölgenin kaya ve mineral karakteristiğine göre zerrecikler içerdiği için sadece belli ihtiyaçlar için kullanılabilir oluyor. Her kum çeşidi son ürünlerde aynı dayanıklılığı ve uzun ömürü sağlamıyor.

Şehirler büyüdükçe kuma olan talep artıyor

Dünyanın artan nüfusu ile birlikte kum da diğer başka rezervler gibi hızla tüketilmeye başlandı. İş gören kum çeşitleri genelde nehir kenarları ve kıyı şeritlerinde yapılan kazılarla çıkarılıyor ancak bu kazıların gerçekleştirildikleri bölgelerde doğal hayata ve çevreye olumsuz etkileri oluyor. Ekonomik kalkınma ve yaşam standartlarında artış için gerekli olan kum azaldıkça daha fazla kazı yapılması ve daha fazla doğal alanın tahrip edilmesi gerekecek. Giderek büyüyen şehirler her alanda daha fazla binaya ve inşaata ihtiyaç duyuyor.

Ortalama bir müstakil ev için 200 ton, bir hastane için 3 bin ton ve 1 km’lik bir otoban için 10 bin ton kum gerekiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 54’ü artık şehirlerde yaşıyor ve bu oranın hızla artmaya devam ederek 2050 yılında yüzde 66’yı bulacağı öngörülüyor.

En çok kumu Çin kullanıyor

Reklam

2010’dan bu yana dünyada her yıl 15 milyar metrik tonun üzerinde kum tüketiliyor. Bu miktar 25 yıl öncesinin altı katı. Örneğin, Çin’in sadece 2011 ila 2014 yılları arasında kullandığı kum miktarı Amerika Birleşik Devletleri’nin 20. yüzyıl boyunca kullandığı toplam kum miktarına eşit.

Çin önceki yıllarda kumunu Asya’yın en uzun, dünyanın Nil ve Amazon’dan sonra üçüncü en uzun nehri olan Yangtze Nehri’nden çıkarıyordu ancak öyle çok tahribat oluştu ki nehir geri dönüşü olmayacak şekilde zarar gördü ve buradan kum çıkarmak yasaklandı.

Çin şimdi Poyang nehri ve gölünden kum çıkarmaya devam ediyor ancak burası da ağır tahribat altında ve yeterli olmadığı için ihtiyaç duyulan miktar Avustralya’dan ithal ediliyor. Ne var ki, kısa süre sonra kum ithal eden ülkeler de bunu durdurmak zorunda kalacak. Örneğin, büyük kum ihracatçısı ülkelerden biri olan Vietnam’ın 2020 yılı itibari ile kumunun kalmayacağı belirtiliyor.

Olumsuz çevresel etkiler giderek artıyor

Kum kazıları civar bölgelerdeki nehir ve göllerin su seviyesini azaltarak buralardaki doğal yaşamı tehdit ediyor ve özellikle göç eden kuşların yolları üzerindeki su kaynaklarını ortadan kaldırıyor. Kenya’da yapılan kum kazıları bölgedeki mercan kayalıklarının yok olmasına neden oldu. Hindistan’ın bazı bölgelerinde timsahların yaşam alanları tükendi. Endonezya’da kum kazıları bazı adaların tamamen yeryüzünden silinmesine yol açtı.

En kolay kum nehir ve göl yataklarından çıkarılıyor ancak bu yataklarda bulunan kum, içerisindeki organizmalar ile burada yüzen balıkları ve diğer küçük canlıları besliyor. Kısa vadeli bir çözüm görünmüyor ancak orta vadede kumun yerine geçebilecek insan üretimi yeni bir malzeme oluşturulabilir. Bu kolay gibi görünse de maliyetinin kumdan daha düşük olması gerçekten zor. Bu noktada kum kullanımına ilişkin yasal düzenlemeler veya vergiler getirilmesi düşünülebilir.

Ancak yasal düzenlemelerin veya vergilerin denetlenmesi zor olan kum kazımına dünyanın her yerinde bir çözüm olması mümkün değil. Kum yıllık 70 milyar dolar değerinde bir sektör. Uzun vadede ise inşaat sektöründe geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanılabileceği veya yeni inşaat tekniklerinin geliştirilebileceği umut ediliyor.

Kaynak: Euronews

Reklam

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here