Yerli aşının adı Turkovac

0

Yerli aşının Faz 3 çalışmaları başlatıldı.

Kayseri Erciyes Üniversitesinde geliştirilen yerli aşının adını da Başkan Erdoğan koydu: Turkovac

Yerli aşının isminin ne olacağı konusu da Başkan Erdoğan tarafından karar bağlanmış oldu.

Turkovac ismi de aslında ne kadar da Sinovac’a benziyor öyle değil mi?

Başkan Erdoğan konuya ilişkin şunları söyledi: ‘Değerli bilim insanları kıymetli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Yerli aşılardan üçüncü faza geçen çalışmanın başarılı olmasını diliyorum. Aşı halihazırda en ileri düzeye ulaşmış çalışmadır. Bilim insanlarımıza ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Diğer çalışmaların da en kısa sürede neticelenmesini diliyorum’

‘Ülkemizi salgın cenderesinden bir an önce kurtarmak için kendi aşımıza sahip olmamız önemlidir. Üçüncü aşamaya geçilen bu aşı ile son dönemece girmiş bulunuyoruz. Aşımızın seri üretimine ve yaygın kullanıma geçilmesini temenni ediyorum. Vatandaşlarımızın aşı olarak kendilerini ve yakınlarını koruma sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyorum’.

Başkan Erdoğan bilim insanlarına ‘ülkem ve milletim’ diyerek bizler adına da teşekkür etti.

Yerli aşı gönüllülerin katılımıyla Faz 3 çalışmasına girmiş oldu. Aşının duyurulmasında Sağlık Bakanı Fahreddin Koca da vardı. Sağlık Bakanı Koca, ‘Siz nasıl uygun görürseniz efendim’ diyerek aşının adını da onaylamış oldu.

‘Bugün önemli bir ana tanıklık ediyoruz… Faz-1 ve Faz-2 safhaları ile birlikte aşının güvenirliğini, immun yanıtını görmüş olduk. Bugün ise Faz-3 safhasına gelen bir aşımız artık var. Bu milletimizin gururu, bu gurur milletimize ait. Bundan sonraki safhada Faz-3 döneminde gönüllülere yapılıp etkinliğini görmüş olacağız. Faz-3 safhasına gelen aşıda özellikle etkinliğini biz görmek istiyoruz, devamında yaygın kullanıma geçilmiş olacak’ diyen Sağlık Bakanı Koca’nın yorgunluğu ve bitkinliği dikkatlerden kaçmadı.

Haberi izleyenlerin bilmiyorum farkına vardılar mı ama benim dikkatimi çeken gönüllüye karşı yapılan davranış oldu.

Sağlık Bakanı ve çevresindekiler doğal olarak ‘efendim siz bilirsiniz’ diyerek ve ellerini önlerinde bağlayarak konuştular Başkan Erdoğan’la.

Aşı için gönüllü olan vatandaşımız da yeni aşı olduğu için koltukta oturuyordu. Aşıdan sonra koltukta oturması da çok doğal çünkü aşı olunduktan sonra ne olur ne olmaz diye 15 dakika doktorun yanında ya da muayenehanede beklemeniz gerek.

Buraya kadar normal.

Benim dikkatimi çeken ve yadırgadığım konu ise bundan sonrası.

Sağlık Bakanı Koca’nın müdahalesiyle ayağa kalkmak zorunda kalan gönüllü vatandaşımızın hali.

Sağlık Bakanı Koca ve bütün devlet memurları ayakta idiler çünkü Başkan Erdoğan ile görüntülü konuşma yapılıyordu. Hadi siz devlet memurusunuz ve ayakta durarak Başkan Erdoğan’a saygınızı ve kutsamanızı gösteriyorsunuz, bunu anladık. Ama gönüllü olan vatandaşımızı ayağa kalkmak için neden zorluyorsunuz?

 Bu davranış bugünkü anlayışın nasıl olduğunu gösteren çok güzel bir tablo, ilginç bir kare…

Devlet, vatandaşı varsa vardır, hatta vatandaşı için vardır.

Devlet mi önemlidir, vatandaş mı?
Tabi ki vatandaş.

Ama bugün devleti yönetenler daha yeni aşı olmuş ve bu riski almaya gönüllü olmuş vatandaşı zorla ayağa kaldırarak mecburi bir saygının altını çizmeye çalışıyorlar.

Devlet-vatandaş ilişkisini anlamak için bu davranışı iyi analiz etmek gerek diye düşünüyorum. Yeni aşı vurulan vatandaşın sağlığı mı daha önemi yoksa görüntülü konuşmada herkesin ayakta durarak el pençe divan durması mı?

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikFarklılıkları Konuşmak mı Gerekir, Yoksa Halının Altına Süpürmek mi?
Sonraki İçerikSon 16 turu maçları 26 Haziran’da..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here