Yurtdışı Harç Pulu Kazandırdı

1

Geçenlerde yurtdışına çıkan bir arkadaşımı uğurlarken şahit oldum : Arkadaşım çıkış öncesi her Türk vatandaşının yaptığı faaliyeti, yani Harç Pulu faaliyetini, yaptı.

Malum Türkseniz öyle cebinize pasaportu koyup en ucuz uçak biletini bulup kafanıza estiği gibi yurtdışına çıkamazsınız.

Önce vize almanız, şecerenizi ve gideceğiniz ülkeye kaçmayacağınızı ispatlamanız gerek. Tabii bila bedel hizmet olmaz. Adam başı 60 euro bastırmanız gerekli, ayrıca vize bürosuna da ödeme cabası.

Yine de birkaç kez gitti iseniz, aldığınız 6 aylık vize ile tekrar giderken para almıyorlar. Ama çıkış harcı öyle değil. Her çıkış para.

1999 depreminden sonra konulan bu harç 20 yıl sonra sanırım bir deprem daha oldu ki 3’e katlanıp üstüne de bir 5’lik de bizden denilerek 50’ye tamamlandı.

Yalnız yeni pullar kocaman, puldan ziyade kupona benziyor. Acaba bir zamanların ekmek karnesi de böyle kalın kuponla mı tedavül ediyordu? CEHAPE’nin kuponları 75 sene sonra geri mi geldi yoksa….?

Eski pullar bildiğin puldu ve insanda hep bir kaybolma endişesi yaratırdı. Yenisini kaybetmek bu açıdan endişe yaratmıyor. Kocaman ve kalın bir karton. Ama 50 tl bayılmış iken bunu kaybetmenin gerçek endişesi gayet anlaşılır bir his.

Velhasıl Türk insanı 4 kişilik çekirdek ailesi ile (Sn. Erdoğan aslında 3’ten aşağıyı tavsiye etmiyor) şöyle bir Avrupa’da atalarımız nasıl at sürmüş diye 3 günlük bir tura çıksa, daha yola çıkmadan yapacağı vize ve harç harcaması ile bütçesinden önemli bir fedakarlık yapmak zorunda.

Reklam

Türklye’de bir diğer ifade ile 2019’da en çok kazandıran yatırım aracı bu küçücük pullar oldu. Tabii ki bu pulu biz fani vatandaşlar basamıyoruz. Sadece devlet bu % 333 primden istifade etti.

Düşünsenize vatandaşın bir malın fiyatına bu kadar zam yaptığını; Allah muhafaza rekabet kurulu mu dersin stokçu hainlik mi dersin.

Tabii devletin vatandaşın yurtdışına çıkmasından alınan para ile nasıl bir hizmet sunduğu ayrı bir yazı konusu. Bu harç orjinalinde deprem zararlarını telafi içindi. Daha geçende dünya ölçeğinde ufak sayılacak bir deprem oldu ama oluşan hasar göz korkuttu.

İstanbul’da da depreme dayanıksız çok bina var diyerek uyarı alıyoruz. Sahi 17 yıldır bu konuda ne yapıldı ya da yapılmadı da, biz bugün depremden korkuyor ve deprem olmadığı halde olmuş gibi harçlar devreye alıyoruz.

Sorular çok… Cevap ise yok.

Duyulması istenen cevap bizi kıskanan Avrupa olsa da belli ki bu kıskançlık pek de reelde karşılık bulmuyor. Vize uygulaması, buraya gelecekseniz ben bir kontrol edeceğim demek.

Tabii hepimiz profesör olmadığımız için Lozan’ı beğenmeyip bunca yılda vizeyi kaldıramayan bir iktidarın icraatındaki parlaklığı seçmiyoruz. Harç ücreti 3 küsur kat bir anda nasıl artabilir, bizim aklımız almıyor.

Bizler büyük düşünemeyen fanileriz…

Reklam

Ama benim bir önerim var. En azından bundan sonrası için. Nasıl köprüden geçen de geçmeyen de para ödüyor. Yurtdışına çıkan da çıkmayan da bu harcı ödesin. Biz de bu harcı hangi yap işlet projesi ile finanse ettiğimizi bilelim. Hangi yıla kadar ödeyeceğiz anlayalım. Yarın bu harcın 500 ya da 5000 yapılmaması için garanti talep edelim.

Garanti verilir mi bilmem, bildiğim şu: 2019 depremi kesinlikle 1999’dan daha sert vurmuş…

1 YORUM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here