- Heidegger ve Muhafazakarlık - 6 Aralık 2025
- Plattform der IzmiranerInnen in Deutschland - 30 Kasım 2025
- Islamische Integration - 29 Kasım 2025
Her evde mutlaka bir Z kuşağı var.
Bu yüzden de Z kuşağı gençlerle ilgili araştırmaları takip ediyorsunuzdur eminim.
Bu kuşakla ilgili yapılan anketler iki türlü:
- Siyasi iktidar ve İHL kökenli anketçilerin yaklaşımları,
- Siyasi iktidarın karşısında olan ve diğer dediğimiz kesimin anketçilerinin yaklaşımları.
Bana göre bu konuda bile orta yol, ya da şöyle diyelim ‘bilimsel yöntem’ kullanılmıyor.
Z kuşağındaki gençlere din ve dindarlıkla ilgili iki yönlü sorular yöneltilmekte.
Bunun kaynağı da anketleri hazırlayanların Z kuşağından olmamaları.
Bu kuşaktan olmayanlar gençleri ‘siyah’ ve ‘beyaz’a hapsetmek ister gibi sadece iki yönlü soruları yönelterek, açık konuşmak gerekirse toplumdaki kamplaşmayı daha da körüklüyorlar.
Z kuşağı gençleri daha iyi anlamak için bir film sahnesinden örnek vermem gerekecek.
5. Element filmindeki Leeloo rolündeki genç kadının tarihdeki olayları izlemesi…
Dünya tarihini izliyor ve çok hızlı şekilde dünya tarihi hakkındaki bilgileri zihnine kaydediyor.
Evet, film olduğu için abartı sanatı kullanılıyor ve hele ki bu film ‘bilimkurgu’.
Z kuşağı gençlerin zihinleri çok daha hızlı hareket ediyor ve seçenekleri, seçeneklerin sundukları ortamları, farklı sonuçlamaları düşünmeyi ve sonuca ulaşmayı daha hızlı gerçekleştirebiliyorlar.
Hal böyle olunca da, onlara sunulan din ve dindarlıkla ilgili sorular da, onlara hitap etmediği için yavan kalıyor ve istenen sonuca ulaşmak zorlaşıyor.
Z kuşağı gençlere yöneltilen sorular ve verilen cevaplara baktığımızda karşımıza çıkan bir gerçek var ki, onların Kelam’a ve Kelam’la ilgili konulara daha meraklı oldukları.

Neden?
İyi de neden?
Amaç ne?
Din bu amacı neden ister?
Yazgı neden?
Kader neden?
Seçimler nasıl olacak?
Kader ve seçim aynı anda olması saçma değil mi? (Burada kader, önceden belirlenen olarak algılandığı için)
Bu ve benzeri soruları sizler de duyabilirsiniz.
Duyabilirsiniz diyorum, çünkü bunun mümkün olması için gençlerin konuşmalarına ve kendi öz fikirlerini sunmalarına imkan vermeniz gerekir.
Dini ve dindarlığı dikte ederek yaklaştığınızda bu ve benzeri sorularla karşılamazsınız. Çünkü duymak istediğinizi zaten başta dikte ediyorsunuzdur.
Z kuşağı ile ilgili ‘Deizm’ konusunun ortaya çıkmasının sebebi de aslında burada yatıyor.
Dikte edilenden kaçma ve Deizm’e yaklaşma.
Gençlerin İslam Hukuku’nu ilgilendiren konulardan ziyade Kelam’la ilgili konulara yakın olmalarının sebebi, onların ön kabul olarak ‘kişisel tercihleri’ baştan almış olmaları.
Emin olun, sizin ve bizim için tehlikeli olan ‘selefilik’ ve ‘dinsel radikalleşme’ konularında bile, buna eğilimli gençler için ‘kendi seçimleri’ dediklerini duyabiliriz.
Kendi seçimi olduğunu ön kabul olarak baştan onaylıyorlar ama ‘tehlike’ sinyali veren ‘terör’ konusu olduğunda da böyle kişilerden uzak olmak istiyorlar.
Ve şurası da var, teröre eğilimli olan fraksiyonlara kayanlar için de, gene Kelami konulardaki sorularına cevaplar bulamadıkları için oraya kaydıklarını da dile getiriyorlar.
Bizler ve sizler için belki ilginç bir kuşak.
Ama öğreneceğiz.
Dinleyeceğiz ve öğreneceğiz.
Sevgi ve Bilgiyle kalın












