Zamanın Ruhuna Yenilen Gazetecinin Hazin Hikayesi

0

Bir Uçak Yolcusu ve Yurttan Sesler…


“Never Say Never”. Türkçesi ile “Asla Asla Deme”. Justin Bieber denilen zamanın ruhu ustasından bir şarkı. Ya da daha uhrevi deyimle :
“Allah kulunu kınadığı ile sınarmış”.

“Cumhurbaşkanı’nın uçağına binmem” diyen gazeteciyi uçakta Cumhurbaşkanı’nın yanında görünce ister istemez şaşırdık hep beraber. Hani söz olsa uçsa neyse. Yazı da kaldı bize yadigar.
Hemen bir başka şarkı geldi dilimize :
“Birgün dönsem sözümden
Düşerim dost gözünden
Dünya dönüyor dostlar
Bir sözden dönsem çok mu?
Devran dönüyor dostlar,
Ben dönmüşüm çok mu?”

Muhakkak ki biz Barış Manço’yu çok sevdik. Lakin şarkının sözlerinde başka derinlikler var. Ne diyor Barış Usta ?
“Ali yazar Veli bozar
Küp suyunu çeker azar azar
Üzülmüşüm neye yarar?
Keskin sirke küpüne zarar.”

Yani şu gündemi bundan daha iyi analiz edecek kaç sayfa yazı, kaç cilt kitap bulursunuz? Ali yazıyor daha doğrusu yazacak ve korku da dağları bekliyor. O zaman görev Ahmet beyi, Ahmet bey görevi bekler.
Madem konu Ahmet Bey ve Barış Manço’ya ulaştı. O zaman bir başka şarkı ile devam edelim :

“O mahallede herkes gömlek giyerdi.
Bizim kul Ahmet bir gün bir ceket diktirdi.
Diktirir ya.
Mahalleye dert oldu kul Ahmet’in ceketi,”

“Uçağa binmem demedim, asla binmem dedim.
Ve bindiğim uçak bir zamanların yenilmez armadasını değil, bayağı ağır bir iç saha mağlubiyeti ile yaralı takımı taşıyor artık” diyecektir muhtemelen.

Yine de görev görevdir. Hürriyet artık adını değil amacını kovalayan bir mevkute ise ve görev zor zamanda yan koltukta oturmaksa yapılacaktır.
Sonuçta kimse “Bulutsuzluğu Özlemedi ki”
“Sözlerimi geri alamam
Yazdığımı yeniden yazamam
Çaldığımı baştan çalamam
Bir daha geri dönemem” desin.

Reklam

Olsa olsa MFÖ’den bir şarkıdır dudağındaki ve;
“Ne kibar çocuk diyor kız içinden hem samimi hem vefalı yani
Bir imtihan çekeyim şuna diyor serseri mi yoksa bir dahi mi
Diyor felsefeyi sever misiniz, Ali diyor biz hep dönerciyiz
Luther diyor kız, Machiavelli
Şampiyon biziz diyor Ali, attığımız gollerden belli
Aliii Ali desidero”
diyerek entelliğe, dantelliğe, fazla söze bayrak açmak milletimin ferasetine sığınmak lazım.

Zaten neydi ilk şarkı :
“Beraber yürüdük biz bu yollarda
Beraber ıslandık yağan yağmurda
Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda
Bana herşey seni hatırlatıyor “
Aslında bu şarkı bir veda şarkısı değil mi zaten?
Kopup gitmiş sevgililerin geçmişe olan özlemini değilse neyi anlatır bu sözler..?
Şurası bir gerçek ki, AKP eğer gerçekten bu şarkıyı kendine düstur ettiyse aslında en başından beri bir vedanın şarkısını söylemiş.

Hep bir özlem ile geçmişi anmaya mecburuz ve bilinç altına nasıl kazındıysa bu özleyen nostaljik hal son seçimlerde bula bula tam da bu şarkıyı kendine slogan yaptı:
“Bizimkisi bir aşk hikayesi
Siyah beyaz film gibi biraz
Ateşle su dikenle gül gibi
Bizimkisi roman gibi biraz”

Roman falan okumaya zaman kalmadığına ve siyah beyaz tvler Özal tarafından çöpe atıldığına göre, bu şarkının ateşle suyu dikenle gülü yanyana getiren çelişkisi belli ki taraftarlarını iknaya yetmedi.

Atalarımız boşuna “büyük lokma ye ama büyük konuşma” dememiş. Türkiye’de rüzgarın estiği yön giderek tersine dönse de, bunu en son kabullenecek olanlar hiç kuşkusuz propaganda makinasının dişlileri olsa gerek.

Uzun süre muktedirliğin ve mutlak iktidarın huzuru ile kenarlarda ve yüzeysel nesnellikte gezen bu makinanın sözde parlak dişlileri kendisini yeniden tanımlamanın telaşına düştü.

“Mahşer günü ibadet olmaz” sözü çizgisinde artık elde ne kaldı ise, onun konsolide edilmesine adanan bir süreçten söz edeceğiz.

Bundan sonra Hürriyet’i iktidarı koruyan bir gazete olarak değil, onun için savaşan bir gazete olarak göreceğiz. Müzik, sağlık, yeme içme ve gezi gibi zararsız konularla ortamı yumuşatıp mevzuya girilecektir.

Reklam

Mevzu açık ve nettir.
Bundan sonra bırakın uçağa binip ya da binmemeye dair verilen sözleri, gerekirse pilotluk kursuna girip o uçağı sürme zamanıdır bu makinanın asli dişlilerinin vazifesi.

Lakin zamanın ruhu öyle bir alaşımdır ki, bırak uçağı uzay mekiği sürsen bile eğer o ruhtan koptuysan seni kimse dikkate almaz.
5,64 milyon takipçinin bırak milyonunu bini bile pas vermez.
Takipçilerinin nüfus kaydından şüphe düşürürsün.
Zamanın ruhuna söz geçiremezsin.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here