Zengin Mutfağı. 1970’ten bugüne ne değişti?

1

Şener Şen’in 40 yıl sonra aynı rolde yer aldığı Zengin Mutfağı oyununu izledim.

Usta oyuncuyu sahnede görmek mutluluk verdi. Performansına yorum yapmanın gereksizliğinin farkındayım ama dinamizmi görmeye değer.

Zengin Mutfağı, Şener Şen

Zengin Mutfağı, Vasıf Öngören tarafından 1977 yılında yazılmış bir Epik Tiyatro örneği. Tiyatro’nun konusu 15-16 Haziran 1970 tarihinde Türkiye tarihindeki en büyük İşçi Eylemi ve ortaya çıkan garip durum.

Yapılan İşçi Eylemlerinin ele alındığı tiyatro insanları düşünmeye sevk eden önemli soruları yönelttiği için daha da önemli.

‘Kime hizmet ediyoruz?’

Herkesin kendisine sorması gereken şey de aslında bu.

Kime ve neden hizmet ediyoruz?

Şener Şen de oyunculuğuyla bu soruları sıralarken normalinden daha fazla şekilde dikkat çekme imkanını da sundu.

Boğuk ses tonu ve tavrıyla izleyiciler eminim zihinlerinden aynı soruyu tekrarladılar:

‘Biz kime hizmet ediyoruz?’

İş hayatının koşturmacası içinde zihinlere gelmeyen en önemli ve central soru aslında.

‘Ben neden yaşıyorum?’ kadar dikkat çekici ve cevaplanması gereken bir soru.

Bavulunu toparlayıp gitmeye hazırlanan Lütfü Usta bana başka bir konuyu da çağrıştırdı:

Yurt dışına gitmeyi kendilerine hedef olarak belirleyen gençler….

Sadece gençler mi?
Hayır.

Görev yaptıkları süre boyunca her türlü hizmeti esirgemeyen insanlarımız da artık yurt dışına gitmek istiyorlar.

Hem de büyük bir şevkle.

30, 40 yıl hizmet ettikleri, yaşamaya alıştıkları şehirlerinden, ülkelerinden ayrılıp başka diyarlara göç etmek istiyorlar.

Neden?

İnsanca ve normal bir hayat yaşamak için.

‘Benden değilsen, karşıdansın’ düşüncesinin ve baskısının olmadığı ülkelerde ‘kendileri ve oldukları gibi’ yaşamak için gitmek istiyorlar.

‘Benim gibi düşünmüyorsan, o zaman başkaları ve hatta düşmanlar gibi düşünüyorsundur’ zulmünün olmadığı diyarlara yelken açmak istiyorlar.

Oyunun konu edildiği 1970 yılından bugüne ne değişti?

Belki de hiçbir şey.

Şener Şen 40 yıl sonra aynı rolde

Komşu ülkelerin düşman olarak yetmediği bu yüzden de ‘dış güçler’ diye muğlak düşmanların ihdas edildiği bir gelişim var.

1970’te sadece komşu ülkeler düşmandı, bugün ‘dış güçler’ olan bütün ülkeler.

Bunun haricinde değişen bir şey yok.

‘Bunlar dinsiz, imansız komünistler’ diyenler hala aynı yerdeler.

Kendi korkaklıklarını bastırmak için terör estirenler de aynı kişiler ve onlar da hala aynı yerdeler.

Hep dediğim gibi ‘İnsan hep aynı insan’.

İnsanların güç mücadelesi de hep aynı.

Tıpkı ‘kime hizmet ediyoruz’ sorusunun aynı olduğu gibi…

Teşekkürler büyük usta Şener Şen.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikOrmanlar yanıyor Kürtler dayak yiyor
Sonraki İçerikBayram tatilindeki bulaşmalar artarak devam ediyor..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

1 YORUM

  1. ..gibi düşünmek!
    Mevlana nereden çıkmış yola, nerede son bulmuş yolculuğu? nereden çıkmış son yolculuğuna?
    Güzel ülkemde güzel insanlarımız bir türlü neyi yapması gerektiğini, neyi sorgulaması gerektiğini, neyi yapmaması gerektiğini bilmiyor diyemeyeceğim! çünkü biliyor! Ama.. (işte bundan sonrasını bulmak benim işim değil).
    ”Ben bu dünyaya niçin geldim?” (yada gönderildim! bu soruyu da artık bir kenarda taşıyorum çünkü uzaylılarla akrabamıyız acaba diyesim geliyor artık 🙂 ) Ben bu sorunun cevabından başladım, okuyorum, araştırıyorum, araştırıyorum. (soruyorum demiyom bak)
    -Siyasette bir alışkanlık:herkes benim gibi düşünsün, benim gibi düşünmeyenler bu partiden gitsin (aslında defolsun! diyorda..).
    -Taşrada küçük bir köy yaşantımız var, şu komşunun ğlu varya oğlu.. ee..
    (ve çocuk pılını pırtısını toplar ve istanbula..)
    Niçin Mersine Antalyaya İzmire değil de istanbul’a?
    işte bu sorunun cevabı, belkide oradan daha uzaklara.. sorusunun cevabıdır da.
    -Millet kıraathaneleri, cami kilise gibi ibadet yerleri, inanç merkezleri, dernek ve vakıflar, kültür faaliyetleri, sanat, okullar, meslek odaları ve uzantıları, medya, siyaset, tarım, zenaat vebenzeri birlikler, dalların okuryazarlığı..
    Bu kelimeler inanın şu parti bu siyasetçi uçaklar saraylar yollar köprüler kadar önemli şeyler.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here