Zorla çalıştırılan Uygurların ürettiği maskeler Avrupa’da satılıyor..

0

Çin’in farklı bölgelerinde zorla çalıştırılan Uygurların ürettiği tıbbi maskelerin ve koruyucu ekipmanların Avrupa’da satıldığı ortaya çıktı.

Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi (OCCRP) isimli sivil toplum kuruluşunun yayımladığı rapor, Avrupalı iki büyük distribütörün bu maskeleri pazarladığını ve Avrupa genelinde şu ana kadar 5 ülkenin tıbbi malzemeleri satın aldığını gösteriyor.

Üç katlı, tek kullanımlık cerrahi maskeler, 50’li paketler halinde Hubei Haixin markası altında online olarak da satılıyor. Uzmanlara göre Çin’in farklı bölgelerindeki fabrikalarda çalışanlar, Çin’in “işgücü transferi” kapsamında farklı kentlere gönderdiği Doğu Türkistanlılar.

OCCRP’nin diğer STK’larla birlikte ortak hazırladığı ve “Çin’in Ezdiği Uygurların Ürettiği Covid-19 Malzemeleri Avrupa’da satıldı” başlıklı rapora göre, Hubei Haixin isimli Çinli medikal tedarikçinin üretim tesislerinde Doğu Türkistan’dan transfer edilen en az 130 Uygur işçiyi çalıştırıyor.

Hubei Haixin, Covid-19 salgınının ilk başladığı Hubei eyaletinde, Wuhan şehrinde ve Doğu Türkistan’dan 3 bin km uzaklıkta yer alan bir şirket. Uygurların zorla çalıştırıldığı Çinli şirketin ürettiği malzemeleri satan distribütörler arasında Avrupa’nın en büyük eczane zincirlerinden birine ve tıbbi toptancılara sahip McKesson ile İskandinav ve Baltık bölgelerinde sağlık otoritelerine ve stokçulara maske satan İsveçli tıbbi malzeme firması OneMed bulunuyor.

Rapora göre her iki firma da Avrustralya merkezli Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’nün (ASPI), 80 bin Doğu Türkistanlının çeşitli işlerde zorla çalıştırıldığı yönündeki raporunun yayımlanmasından sonra da Çinli firmadan alışveriş yapmaya devam etti.

OCCRP, her iki firmanın adının da ASPI raporunda yer aldığını kaydetti. Organize suç ve yolsuzluk konusunda uzmanlaşmış soruşturma ve raporlama kuruluşu olan OCCRP, çeşitli medya kuruluşlarında görev yapan gazetecilerden oluşan bir yapı.

OCCRP’nin araştırması, McKesson ve OneMed şirketlerinin ayrıca Çinli Zhende Medical tarafından üretilen ürünleri sattığını da belirledi. Zhende Medical, Doğu Türkistan genelinde tedarik zincirleri ve yan kuruluşları olduğu gerekçesiyle insan hakları örgütleri ve uzmanlar tarafından riskli olarak nitelendiriliyor.

Raporun yayımlanmasının ardından Avrupa’da bazı eczaneler, bu maskeleri kaldırdı ve online satışını da durdurdu. Avrupa Parlamentosu hafta içerisinde Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine ve diğer Müslümanlara yönelik kötü muamelesi ve zorla çalıştırma uygulamasını kınayarak, bundan sorumlu tutulan yetkililere yaptırım için AB ülkelerine çağrıda bulunmuştu.

Tasarıda “Çin hükümetinin yürüttüğü zorla çalıştırma, özellikle Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman azınlık gruplarının Doğu Türkistan’daki fabrikalarda ve kapalı kamplarda sömürülmesi sistemi, zorla çalıştırılan kişilerin Çin’in farklı yerlerine gönderilmesi, bilinen Avrupa markaları ve şirketlerinin zorla çalıştırmadan faydalandığı gerçeği” kuvvetli şekilde kınanmıştı.

Ayrıca Avrupalı milletvekilleri, özel sektörden Doğu Türkistan ile ilişkilerini değerlendirmelerini, arz zincirlerinde insan haklarına uyulduğunun tespiti için denetim yapmalarını, uyulmuyorsa iş ilişkilerini kesmelerini istemişti.

Washington Post Çin’de pamuk tarlalarında zorla çalıştırılan Uygur Türklerini yazdı

Washington Post gazetesinin yayın kurulu, “Çin, Batı Çin’deki Müslümanlara yönelik cezai savaşında yeni bir cephe açtı” başlıklı bir makale yayımladı.

Makalede, geçen hafta Küresel Politika Merkezi tarafından geçen hafta yayımlanan rapor ele alınarak, “Pamuk hasadı, Çin’in, Uygurların geleneksel zihniyetini ve yaşam tarzlarını silme çabalarının bir başka penceresidir.” değerlendirmesi yapıldı.

Uygur Türklerinin, pamuk tarlalarında çalışmayı reddetmesi halinde “eğitim kampı” denilen toplama kamplarına götürülmekle tehdit edildiği kaydedilen makalede, “Çin hükümeti, Uygurların dillerini ve geleneklerini ortadan kaldırarak sosyal olarak yeniden yapılandırmak için çalışma ekiplerini kullanıyor.” ifadelerine yer verildi.

Makalede, Çin’e yönelik uygulanan pamuk ürünleri ithalatı yasağının genişletilmesi gerektiği belirtilerek, “Ayrıca Çin’e, Uygurları toplama kamplarına koyduğu ve onları zorla çalıştırmaya mahkum ettiği sürece, dünyanın en prestijli spor organizasyonu olan 2022 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapamayacağını söylemenin de zamanı geldi.” ifadeleri kaydedildi.

“Yasa dışı dini faaliyetlere bilinçli şekilde direnme eğitimleri veriliyor”

Washington’daki Komünizm Kurbanları Anma Vakfı üyesi ve Çin konularındaki çalışmalarıyla bilinen Adrian Zenz, Çin’in Uygur Türkleri ve diğer azınlıkları pamuk tarlalarında zorla çalıştırdığına dair, 14 Aralık’ta Küresel Politika Merkezi’nde rapor yayımlamıştı.

Zenz, raporunda, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yüz binlerce kişinin pamuk tarlalarında zorla çalıştırıldığını öne sürmüş, resmi belgeler ve haberlerden elde ettiği sonuçların “tarihsel ölçekte” önem taşıdığını vurgulamıştı.

Belgelerde, işçilere “yasa dışı dini faaliyetlere bilinçli şekilde direnme” eğitimlerinin verildiğine dair ifadelerin yer aldığını belirten Zenz, bunun, zorla çalıştırma politikalarının ağırlıklı olarak Uygurlar başta olmak üzere Müslüman gruplara yönelik olduğunu gösterdiğine dikkat çekmişti.

Dünyaca ünlü firmalar “zorunlu çalıştırma” nedeniyle pamuk almayı durdurmuştu

İsveç merkezli giyim firması H&M, ekimde, etnik azınlıkların “zorunlu çalıştırılması” nedeniyle Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden pamuk tedarik etmeyeceğini duyurmuştu.

Uluslararası denetim, kontrol, belgelendirme, uygunluk değerlendirmesi, işçi haklarının sağlanması ve çevrenin bilinçli şekilde kullanılması gibi konularda hizmet veren Sümerra, Bureau Veritas SA, TUV SUD, RİNA SpA ve Dünya Çapında Sorumlu Akredite Üretim (WRAP) şirket ve firmaları da Sincan’dan pamuk tedarik etmeme kararı almıştı.

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsünün (ASPI) mart ayında yayımladığı raporda da, Çin’in 2017-2019 yıllarında 80 binden fazla Uygur Türkü’nü fabrikalarda çalışmaları için zorla gönderdiği ortaya konulmuştu. ASPI, İsveç şirketi H&M’nin boyalı iplik üreticisi Huafu Fashion firması ile olan ilişkileri nedeniyle zorunlu iş gücü transfer programından yararlananlardan biri olduğuna işaret etmişti.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki tartışmalı kamplar

Çin’de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.

Pekin’in “mesleki eğitim merkezleri” olarak adlandırdığı, uluslararası kamuoyunun ise “yeniden eğitim kampları” diye tanımladığı yerlerde, BM verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü kendi rızası dışında tutuluyor. Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.

BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin, şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.

Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise geri çeviriyor.

Kaynak: Euronews

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here