22.4 C
İzmir
18 C
Istanbul
16.6 C
Ankara
Donnerstag, September 17, 2026 1:41:37
Start Ocak Yazarları Yeni Türkiye Şapkası

Yeni Türkiye Şapkası

0
20

Şaka değil ama USD/TRY kuru dün itibariyle 6,25 TL’yi, Euro 6,95’leri gördü. Bu net olarak yılbaşından bu yana %5 deval demektir. Deval yani devalüasyon.

Türkiye’nin önce enflasyona, sonra faize dönüşen hikayesinin başında devalüasyon vardır. Yılınbaşına nazaran yaşanan kur artışı bize özellikle dışa bağımlı olduğumuz, enerji fiyatlarında ödediğimiz her bir doların karşılığında 30 kuruş daha fazlaya mal oluyor.

İdlib saldırısının hemen ardından, ÖTV artışıyla telafi olunmaya çalışılan bir kur artışından söz ediyoruz.
Türkiye 2018 ekonomik krizinin etkilerinden ne kadar çıkmış olabilir ki, bu yeni devalüasyon süreci ile mücadele enerjisi olsun?

Açıkçası ben bu şapkadan daha ne kadar ejderha çıkacağını merakla bekliyorum.

Hani ‘analar ağlamasın’ diyerek yola çıkan ve sonunda Şehitler Tepesi’ne kat çıkmayı vaat eden, iktidardan söz ediyorum.

Hükümet sözcüsü Ömer Çelik; ülkenin kısa hafızasına ve 1 bytelik hafıza kartına güvenerek Kılıçdaroğlu’nu şehitler tepesini boş bırakma konusunda eleştirdi.
Uzun süredir parçası olduğu iktidarın zamanında ‘analar ağlamasın’ sloganı ile oy devşirdiğini unutmuş olmalı.
Biz anımsatalım…

‘Analar ağlamasın ama şehitler tepesi de boş kalmasın.’
Hem şoför yanı hem arka koltuk gibi.
Biz AKP’nin keyfiliklerine alıştık.
Bu yüzden şaşırmıyoruz.
AKP kendine nasıl şaşmıyor asıl ona şaşırıyoruz.

Genelde iktidarlar vatandaşını şapkadan tavşan çıkartarak tavlar.
Bizde ise şapkadan hemen hiç tavşan çıkmıyor.
Sürekli ağzında alev açan ejderhalarla karşı karşıyayız.

Gezi günlerinde 1,7’den 1,8’e çıkan dolar kuru için ortalık birbirine girmişti. Oysa 2015’ten bu yana 6,3’e çıktı. Faiz 10’ların altından 40’lara ulaştı, gördük. Bunlar bu ülke için hep aynı şapkadan çıktı.

Rus uçağı düştüğünde alkış kıyamet koparan öğretmenlere; ‘ne alkışlıyorsunuz?’ diyerek karşılık verildiğinde, şapkadan çıkanın da tavşan olmadığı kesindi.

Şapkadan S400 çıktığında herkesten bu defa gerçek bir alkış beklendi. Sonrasında anlaşıldı ki S400 hiç de o kadar cazip bir şey değilmiş. Rus’dan dost olmazmış, “tost” olurmuş. Ben demiyorum. İktidarın anketçisi diyor.

Aradan çok zaman geçmedi ve biz şapkanın ne denli büyük olduğuna şaştık. İçinden ajan sandığımız rahipler çıktı, İphone parçaladık. Ama ajan değil sadece din adamıymış. Uçağa koyduk ülkesine yolladık.

Ülkeyi mültecilerle doldurup ‘dünyanın en insaflı ülkesi olduk’ dedik. Bu da şapkadan çıkan bir şeydi. Ama tam da askerlerimize saldırı yapıldığı gün, birden uyandık ve artık en insaflı olmaktan vazgeçtik.

Şapka bize milyonlarca mülteci getirmişti. Mültecilerin bir kısmını kapıya da aynı şapka getirdi.

Şapkanın “ne istediniz de vermedik?” denilenlerden gelen en acı hediyesi de, darbe girişimi oldu. Bir gecede Boğaz Köprüsü, Şehitler Köprüsü oluverdi. Daha kötüsü olamayacak kadar kötü bir ejderha ülkenin üstünde uçtu.

Türkiye’de 7 Haziran 2015 seçimlerini kaybedenlerin iktidarda kalabilmek için yürüttüğü çabaların çelişkili süreci, içinden sürekli envai yaratık çıkan bir şapkayı ülkeye giydirmiş gibi.

Ülkenin tepesindeki bu şapkanın; altından maliyetleri kat be kat artmış, geçiş garantili köprüler, yollar, havaalanları çıktı.
Virüs salgınlarında endişe verici büyüklüğü varlığını sorgulatan şehir hastaneleri çıktı.
Dikey mimari, satılmayan ofisler, konkordatolar ve iflaslar da bu şapkanın üretimleri arasında yer almaktaydı.

Demokratik seçimlerle gelmiş seçilmişlerin yerlerinden edilmesini, parti başkanlarına AİHM kararı hilafına hapislik de, hep bu şapkadan çıkmadı mı?

Şapkanın altından bir sonraki defa ‘ne çıkacak?’ diye gerçekten tahmin etmeye korkar olduk.
Fakirleşen, dünyadan kopan, yalnızlaşan ve stratejileri her defasında geri tepen bir ülke yönetiminden söz ediyoruz.
Etrafındaki hemen hiçbir komşusu ile arası düzgün olmayan bir ülkenin, dünya ile entegrasyonu nasıl olacak?

Bir zamanlar Demirel’in fötr şapkası vardı.
Şapkayı alıp kaçabilen alkışlanırdı.
O şapka da pek matah değildi.
Şapkanın en veciz lafı “dün dündür bugün bugündür” idi.
Demirel ve şapkası gideli çok oldu.
Birileri sözde “Yeni Türkiye” kurdu.
Ama Demirel’in lafı bu ülkede hep baki kaldı.

Demirel ve kendisi kadar ünlü şapkası..