DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazeteci Cüneyt Özdemir’in YouTube kanalında gündemi değerlendirdi.
„2009-2010’da ekonomik olarak IMF’ye rest çekecek gücümüz vardı. Bu işler ne kadar güçlü olduğunuzla alakalı.“ diyen Babacan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin „DEVA Partisi bir FETÖ projesi“ olduğu iddiası hakkında ise „Deli saçması iddialar. Evet DEVA Partisi projedir, Anadolu projesidir. Bu ülkenin topraklarında yeşeren siyasi bir partidir. Bazı partiler hakaret ve iftiradan besleniyor. Biz DEVA Partisi olarak bilek gücünden besleniyoruz, alın terinden besleniyoruz. Alnımız o kadar temiz ki o kadar rahatız ki 13 yıl devlet sorumluluğu üstlenmiş olduğumuz tertemiz bir çalışma dönemimiz var. Bunu sadece kendim için değil, bütün yakın çalışma arkadaşlarım için söylüyorum.“ ifadelerini kullandı.
Babacan, şunları ifade etti: „Eskiden bakanlar siyasi olarak seçilmiş kişilerdi. Atılan her adım başbakanın onayına sunulmazdı. Biz bu yola çıkarken gördük ki iktidarın devamı için oyunun kuralları değiştirilmezse bu iktidarın yeniden seçilmesi zor. Toplumda eğer bir dinamik oluştuysa siz onu durduramazsınız. Toplumun desteği olduktan sonra, basın da elinizde olsa, yasama da sizde olsa hak yerini buluyor. Bugün iktidar olsak ilk 3 işimiz, ifade özgürlüğünü getirmek, yargıya müdahale etmemek ve kurumları bağımsız bırakmak, liyakatı esas almak. Düşünce suçlularını hapisten çıkaracağız, düşünceyi özgür bırakacağız, hâkimlere talimat vermeyeceğiz, özgür yargıyı sağlayacağız.
Kurumlarda kendi menfaatini düşünmeyen insanları göreve getireceğiz. Türkiye’nin öncelikle doğru programa ihtiyacı var. Önce biz ekonomi ile ilgili kurumlarımızın düzgün işler yapacağımızı ortaya koyacağız ki güven sağlayıp, IMF’den değil piyasadaki eksi faizli parayı alabilelim. Merkezi yönetimin bağış toplaması çok yanlış bir iş. Devlet yardım toplamaz. Yardımı toplayacaklar, vakıflar, dernekler, belediyelerdir.
Güçlendirilmiş parlamenter sistemden yanayız. Güçler ayrılığının olduğu, denge kontrol mekanizmalarının gayet güzel tasarlandığı ve parlamentonun da sistemin tam merkezinde olduğu parlamenter sistemden yanayız. Dinimizin kutsallarını siyasete alet etmeyeceğiz. Biz, bir siyasi parti yönetiminin her dinden vatandaşımız için çalışması gerektiğini düşünüyoruz.
İş Bankası hisselerine el konması miras ve mülkiyet hukukuna aykırıdır. Buna bir kere şu ya da bu sebeple özellikle de siyasi sebeplerle dokunursanız bu ülkede ne miras ne de mülkiyet hukukuna bundan sonra güvenilmez. Gelecek vaadi olmayınca maalesef korku, öfke ile ülke yönetimi var. Biz halkımıza yapacaklarımızı anlatırız. Bizi desteklerlerse hayata geçeriz. Siyaset dünyadaki insanlığa faydalı olmak için yapılır. Biz siyaseti bir tiyatro olarak görmüyoruz. DEVA Partisi’nin programında yazanları alın, reçete olarak tek tek uygulayın, korkacak hiçbir şey yok. O reçete uygulansın Türkiye’nin önü açık.“










