21.7 C
İzmir
17.2 C
Istanbul
16 C
Ankara
Donnerstag, September 17, 2026 3:55:42
Start Güncel Erdoğan: Harem-i Şerif sadece Filistinlilerin değil 1,7 milyarlık tüm İslam aleminin onurudur,...

Erdoğan: Harem-i Şerif sadece Filistinlilerin değil 1,7 milyarlık tüm İslam aleminin onurudur, namusudur

0
11

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı Kraliyet Terminali’ne hareketi öncesi İstanbul Atatürk Havalimanı’nda açıklama yaptı.

„Bizler Körfez’deki kardeşlerimiz arasında ne surette olursa olsun sorun ve sıkıntı yaşanmasını doğru bulmuyor, son hadiselerden de büyük üzüntü duyuyoruz.“ diyen Erdoğan, şunları söyledi:

„Bugün Müslümanlar olarak her zamankinden daha çok birbirimize kenetlenmemiz, safları sıklaştırmamız gereken bir zaman dilimi içerisindeyiz. Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Filistin’de yaşanan sıkıntılar, acılar ortadadır. Maalesef bu sorunlara her gün bir yenisi ekleniyor. Tüm dünyanın gözü önünde Mescid-i Aksa’da yaşananlar bunun bir örneğidir.

Mescid-i Aksa’ya karşı özellikle son bir kaç gündür sergilenen pervasızlıklar, İslam dünyasını derinden üzmektedir. Kudüs’teki Harem-i Şerif, sadece Filistinlilerin değil 1,7 milyarlık tüm İslam aleminin onurudur, namusudur, kutsal mekanıdır. Harem-i Şerif’e yönelik kısıtlamalar ile Müslümanlar’ın onurlarının incitilmesi karşısında, İslam dünyasının tepkisiz kalması beklenemez. Nitekim ülke olarak tepkimizi güçlü bir şekilde ortaya koyduk.

Kudüs’te yapılan hak ihlalleri Müslümanların da başkalarının hakkını ihlal etmesine asla bir gerekçe olamaz, olmamalıdır. Tepkiler hukuk çerçevesinde ve ölçülü olmak zorundadır. Başka dinlere mensup insanların ibadet hürriyetine ve ibadethanelerine halel getirmeye bizim medeniyetimizde asla yer yoktur. Bu anlayıştan hareketle Kudüs’te yaşanan gerilimin bir an önce nihayet bulması Mescid-i Aksa çevresinde yeniden sükunetin hakim olması için yoğun çaba sarf ediyoruz.

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olarak ben buradan bir kez daha mevcut İsrail yönetimini, yerleşik teamüllere, hukuka ve temel insani değerlere uygun davranmaya davet ediyorum. Bölgede gerilimi daha da tırmandıracak adımlardan kaçınmaları gerektiğinin altını tekrar çizmek istiyorum. Türkiye dün olduğu gibi bugün de bölgede barışın tesisi için çalışmaya, Filistinli kardeşlerimizin hak, özgürlük ve adalet mücadelelerini desteklemeye devam edecektir.“

Türkiye ile Almanya arasında yaşanan gerginliğe ilişkin bir soruya ise Erdoğan, şu karşılığı verdi: „Türkiye her şeyden önce bir hukuk devletidir, sosyal bir devlettir, laik bir devlettir. Bu anayasasında zaten amir hükümler olarak yerini bulmaktadır. Türkiye’nin demokratik sosyal bir hukuk devleti olarak içişlerine kimsenin karışmaya yetkisi yoktur. Ve gerek güvenlik, gerek yargı süreç içerisindeki atılmış adımları atmaya da kimsenin yetkisi yoktur. Türkiye’nin içinde ajan provokatörlük yapan, hatta hatta bunu diplomatik servislerini kullanmak suretiyle sürdürmeye gayret edenlere karşı Türkiye de elinden geleni yapacaktır.

Fakat ben Alman Dışişleri Bakanı’nın şahsında, Alman yetkililerine bir şeyi devamlı söyledim. Bizler NATO’da beraberiz, AB süreci içerisinde müzakereci bir devletiz. Dolayısıyla aramızdaki strarejik ortaklık yeni değil. Uzun zamandır ortaklığımız var. Bu ortaklığa gölge düşürecek herhangi bir adım atılmamalıdır. Türkiye’den kaçan teröristleri Almanya’da barındırırsanız, onlara hatta teşvik imkanı verirseniz, üstelik suçlu konumunda olursa ki Türkiye’de yargılanıp suçlu göründüğü halde, tutuksuz yargılanma sebebiyle serbest bırakılanı siz alır bağrınıza basarsanız, bunu konuşturmak suretiyle ödüllendirirseniz, Cumhurbaşkanlığı makamında bunları ağırlarsanız bizim sizlere bakışımız o kadar rahat olmaz.

Ben 4500 dosya verdim. Ve bu dosyalar tamamen terör örgütü PKK’ya ait dosyalar. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti devletine darbe girişiminde bulunan FETÖ terör örgütünün bir çok mensubu Almanya’da cirit atıyor. Bunların isimleri verildi. Bunlar bize iade edilmeyecek, siz sürekli olarak iki tane burada bir tanesi tutuklu olmak kaydıyla, bir diğeri şu anda gözaltı süresi henüz dolmadı. Böyle bir süreçte olmasına rağmen kalkıp bunlarla Türkiye’yi sıkıştıracaksınız. Yok böyle bir şey. Türkiye yargının gereği neyse, bunu işletmektedir.

Ama Almanya’da şu anda siyasetin içerisinde olanlar, kalkıp da Ekim’de yapılacak seçimler için bir Pazar oluşturmaya çalışıyorlarsa o bizi pek de ilgilendirmiyor. Ve medya organlarında başta şahsım olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik saldırıların affedilir bir tarafı yoktur. Türkiye’de bulunan Alman şirketlerine karşı soruşturma kovuşturma da yoktur. Yalan yanlış uydurma haberlerdir. Ne var? Olan şu, Türk şirketlerinin ülkelerle ilgili yaptıkları FETÖ ile iltisaklı olan bazı meşru olmayan girişimleri var, o tür şirketlere yönelik bir şeydir. Kimse kimseyi bu tür yalan yanlış haberlerle, buradan hareketle tehdide yönelmesin. Bu siyasetin içinde olan insanlara yakışmaz.“

YPG’nin isim değişkiliğiyle ilgili bir soruya da Erdoğan, „Ha Ali, Ha Veli, değişen bir şey var mı? Yok.“ karşılığını verdi.