24.6 C
İzmir
22.3 C
Istanbul
16.7 C
Ankara
Donnerstag, September 17, 2026 12:23:52
Start Güncel Meral Akşener: Hakkın, adaletin olmadığı topraklarda bereket de olmaz

Meral Akşener: Hakkın, adaletin olmadığı topraklarda bereket de olmaz

0
49

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Doğu Akdeniz’de yeni bir oyunun tezgahlandığını savunan Akşener, şunları söyledi:

„Bugünlerde, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol rezervleri üzerinden Kıbrıs’ta yeni tezgahlara niyetlenen emperyalistlere ve içerdeki iş birlikçilerine sesleniyorum; gerekirse Ayşe yeniden tatile çıkacak; Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacak. Son zamanlarda bir takım odaklar, provokasyonlarla milletin değerlerine saldırıyor ve bu saldırılar iktidarın kontrolünde yapılıyor.

İstiklal Savaşımız için, ‚Keşke Yunan kazansaydı‘ diyen, Mehmet Akif’e küfreden fesli nasipsizi ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı’nın, hâlâ o makamda tutulması, millete kurulmuş bir kumpastır. Milletçe bu filmi defalarca gördük. Artık bıktık. AK Parti’nin ve borazan medyanın konuştuklarının hiçbiri vatandaşın gündeminde yok. Vatandaşın ezanla bir meselesi yok, cumhuriyetle bir meselesi yok. Bizim meselemiz hayat pahalılığı, bizim meselemiz geçim darlığı, bizim meselemiz adaletsizlik, bizim meselemiz çoluk çocuğumuzun geleceği. Üç belediye daha kazanmak için milleti birbirine düşürmekten vazgeçin. Koltuklarınızda üç gün daha oturmak için fitne çıkarmaktan vazgeçin. Başka bir partiye oy veriyor diye kimseyi düşman göremeyiz. Bizim gayretimiz, ihtilafları derinleştirmek değil, mutabakat alanlarını genişletmektir. Biz insanların hayatlarını yönetmeye değil, devleti yönetmeye talibiz.

Herkes gırtlağına kadar borçlu. Her üç gençten biri işsiz. Akıl, vicdan ve insaf sahibi biri için bu manzaranın adı krizdir. Peki, damat ne diyor bu tabloya? Dengelenme. Bir avuç yandaş kodaman dışında, herkesi sefalette, yoksullukta dengelediler. Kışı nasıl atlatacağını kara kara düşünüyorsan, ülke iyi yönetilmiyor demektir. – Çocuğunun geleceğinden endişeliysen, ülke iyi yönetilmiyor demektir. – Mahkemeye işin düştüğünde hakkını alacağından emin değilsen, ülke iyi yönetilmiyor demektir.

Gençlerimiz KPSS’den 100 puan alsalar bile, torpil bulamadan işe giremiyorlarsa, ülke iyi yönetilmiyor demektir. – Kadınlarımız yolda yürürken başlarına bir şey gelmeyeceğinden emin değilse, ülke iyi yönetilmiyor demektir. Hizmet almak için, eşit muamele görmek için, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartına sahip olmak yetecek. Haklı olan, güçlü olacak. Adalet bir lütuf değil, mecburiyet olacak!

Marmaris’teki Okluk Koyu’nda da 300 odalı saray yapıyor muhterem. 300 oda neyin nesidir? Rahmetli Özal 4 odaya sığıyordu da, sana niye 300 oda lazım? Ak Parti’den umudunu kesenler, bir çıkış yolu arıyor. Muhalefetten ümidini kesmiş olanlar, bir çıkış yolu arıyor. Güvenecekleri bir ses arıyorlar. Biz, o ses olacağız. ‚Gün batsa ne olur; geceyi onaran bir mimar vardır‘ der şair. Biz, geceyi onaran mimarlar olacağız.

Hangi yanlışa dur desek „Peki siz ne yapacaksınız?“ diyorlar. Ey iktidar! Ne mi yapacağız? En başta Hakkı tesis edeceğiz. Mazluma huzur veren, hırsıza, zalime korku salan devlet oluşturacağız. – Hiçbir haksızlık, kimsenin yanına kâr kalmayacak. – Adaletin elindeki, ayağındaki prangayı söküp atacağız. Gecikmeden şaşmaz şekilde uygulayacağız.

Ne yapacaksınız diye soruyorsunuz? Madem sordunuz, iyi dinleyin? Sizin işsiz bıraktığınız gençliğe, biz iş yaratacağız. Türkiye’yi bir yazılım üssü yapacağız. Yüz binlerce yeni yazılımcı yetiştireceğiz. Bak, bunu da iyi dinleyin. Suriyelileri geri göndereceğiz. Size reçeteyi açıklıyorum. Alın kalem kağıdı, yazmaya başlayın.

Suriyeli mültecilere Türk vatandaşlığı verilmeyeceğini açıklayın. Kaç sene kalırlarsa kalsınlar, Türk vatandaşı olamayacaklarını kesin bir dille açıklayın. Her ay, 100 bin mültecinin geri dönüşü için Şam’dan taahhüt alın. Türkiye’nin gücünü masaya koyun. İster tatlı dille isteyin. İster su kozunu kullanın. İster askeri çözümleri masaya koyun. Hiçbir şey şehirlerinde nüfus çoğunluğunu yitirmiş Türkiye’den tehlikeli değildir.

Bu sorun sıfırlanana kadar, sığınmacıların açtığı dükkanlarda kaçak ürünlerin satışına engel olun. En azından yerli ürünler satmalarını sağlayın. 4. Göçmenler için, geçici vergi mükellefiyet kanunu çıkarın. Çalışanlardan sigorta katkı payı alın, vergi kesintisi yapın. Özellikle güney illerimizde, esnafımıza vergi kolaylığı sağlayın. Esnaflığı, mülteciler için değil, Türk vatandaşları için kazançlı hale getirin.

Güney sınırlarımızda devriyeleri sıkılaştırın. Türkiye sınırlarını yol geçen hanı olmaktan kurtarın. Sınır kapılarında, sınır geçişlerini ücretli hale getirin. Elini kolunu sallayarak, bir Suriye’ye bir Türkiye’ye geçen fırsatçı mülteci akınını kesin. Suriye’den aracını getiren mültecilere, geçici sürücü belgesi şartı getirin. Dışarıdan getirilen araçlar için, bir Türk vatandaşı ne kadar vergi ödüyorsa, o kadar vergiyi Suriyeli mültecilerden de alın.

Hakkın, adaletin olmadığı topraklarda, bereket de olmaz. Ahlakın olmadığı toplumlarda, refah sağlanamaz. Biz bunun bilincindeyiz ve aklımızdan çıkarmayacağız. Bu dünyaya niçin geldiğimizi unutmayacağız. Meydan meydan gezip ‚Şeker ihraç eden ülke olacağız‘ diyordu. Kalktılar, şeker fabrikalarını ABD şirketinin talimatıyla özelleştirdiler. Oradan gelen parayla cezaevi yapıyorlar. Hani derler ya, en akıllısı değirmende su öğütüyor. Bunlarınki de o hesap. Bunlar o kadar akıllı ki, İstanbul’un deniz ulaşımını peşkeş çektiler. Firma da işine gelmeyince „Şehir içi deniz ulaşımını iptal ettim“ dedi. Sözleşmeye, milletin hakkını koruyacak iki satır koymamışlar.“