Bize en yakın olan sizlersiniz.
Danışanlarım anlatıyorlar ben dinliyorum. Sizler yazdığımız şeyleri okuyorsunuz. Bizi tanıyorsunuz. Fikirlerimi, ne düşündüğümü yazıyorum. Siz bizi yakın tanıyorsunuz. Bu çok güzel.
Danışanlarım sorunlarını anlatıyor. Dinliyorum, anlamaya çalışıyorum. Çünkü çözüm bulmalıyım.
Kadınlarla ilgili yazıyorum. Sorunları arayıp bulmak için. Sorunları bulmak ve söylemek kötülemek değil. Fakt (gerçek, olgu) tanım ve bilmek için. Kötülemek, olmayanlar şeylerle kötü göstermek istemek.
Yazılarımda kadınları ve erkekleri kötülemiyorum. Onların yaptığı yanlış işleri gösteriyorum. Ve Fakt (olgu) olanları gösteriyorum. Çünkü bunlar değişebilir. Erkek annelerinin yanlış davranışları düzeltilir. Erkeklerin yanlış davranışları düzeltilir. Kadınlar da düzeltir. Ama yanlış davranış ortaya görünürse düzeltmek kolayca olur.
Kadınlar, erkeklerden daha zor yaşıyor.
Kadınların psikolojik ayarlarını yolundan çıkaran iki kişi. Erkek ve erkek anneleri. Başka kişi de kadının arkadaşları, ayarları yolundan çıkan arkadaşları.
Kadınlar özgür olmak istiyor demek kadınlar kötü kadın olmak istiyor değil. Kadınların özgürlüğüne set yapıyorsunuz. Bunu yapan erkek. Hangi sebeple yaptığını biliyorum. Aklındaki, psikolojisindeki bastırdığı libidosu sebebiyle. Bastırıyor ve sonra her şey libidoyla birleşiyor. Başka kadınlara yalnız libidoyla bakıyor. Başka erkekler de libidoyla bakıyor diyor ve baskı seti yapmak istiyor. Ama kadınlar öyle bakmıyor belki. Sonra kadınlar suçlu oluyor.
Danışanlarım dinle yaşayanlar. Rahatsız olmuşlar.
Yazılarım dinle yaşayanları rahatsız ediyor.
O zaman din ne istiyor?
Bu soruyu danışanlarıma sordum.
Din, düzenli ve güzel hayat yaşamanı istiyor. Dediler. Bunun için yasaklar var dediler. Örtü takan danışanlarım örtü kötülükten korur dediler. Eşleri örtü takmalarını istiyormuş. Bazıları sonradan takmış. Zormuş ama alışmış. Eşlerini sorduğum zaman dışarda açık kadınlara çok bakıyor dediler. Bir de onları zorluyorlarmış. Kadınlar cinsellik için eşinin isteğine hep evet demek demesi gerekmiş.
Ben anlamadım.
Erkekler bir cümleyi çok seviyor: Kadınları anlamak zor. Anlamıyoruz.
Aslında sizi anlamak zor.
Siz anlaşılmaz ve sorunlu davranışlar yapıyorsunuz.
Hem dinle yaşasın kadın diyorsunuz hem mecbur olacak diyorsunuz. Hem açık kadınlara görmemiş gibi bakıyorsunuz.
Hangi insan sizsiniz?
Kadınlar hangi erkeğe göre davranış yapması gerek?
Benim düşüncem daha sert: Kadınlar size göre davranış yapmak zorunda mı? Bence değil.
Erkekleri doğuran kadın ve kadınlar sizden daha çok kutsal.
Din kutsal olan şey, kadın daha kutsal.
O zaman: Dine daha çok yakın olan kadın, erkek değil.
Sonuç şöyle, din için erkekler kadınlara göre davranış yapmalı.
Hoşçakalın
Kerstin Mutlu












