Ahmet Burhan Ataç, 8 yaşında bir çocuk. Anne ile babası tutuklandığı dönemde kemik kanseri hastalığına yakalandı. Anne Zekiye Ataç, tahliye edildi.
Almanya’nın Köln şehrinde bulunan İmmün-Onkoloji Merkezi, Ahmet’i tedavi etmeyi kabul etti. Fakat Ahmet ile annesi arasına bu defa Everest Dağı gibi bir pasaport sorunu girdi.
Anne Zekiye Ataç, sağır sultanlara feryat ediyor.
Oğlu Ahmet’in tedavisi için yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını istiyor. Dün Almanya’ya gitmek için İstanbul Havalimanına gelen annesinin pasaportuna el konuldu. Oysa Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç, Almanya vizesini almıştı ama tedavi sırasında çocuğunun yanında olmasına izin verilmedi.
Anne Zekiye Ataç’a yeniden yurtdışı yasağı koymanın gerekçesini Allah rızası için birileri bize açıklasın. Ahmet’in bugün saat 10.00 da Köln’de randevusu vardı.
HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, twitter hesabından şunları yazdı:
„Ahmet’i Yaşat Türkiye
Zekiye hanım uçağın kalkmasına 1 saat kala beni aradığında, adeta olduğum yerde çöktüm. Son 1 saatte görüştüğümüz yetkililer duyarsızdı. Çırpınışımız kâr etmedi, uçak kaçtı. Bu keyfiliğe, zalimliğe, vicdansızlığa dayanmak mümkün değildi. Umarım keyfîlik biter.“
Bu konuyu defalarca dile getirdim ancak geldiğimiz şu noktayı ifade edebilecek kelimeleri bulamıyorum. Gerçekten çok merak ediyorum ve soruyorum:
Bu çocuk ve kadından neyin intikamı alınmaya çalışılıyor?
Bu çocuk ve kadın, bu muameleyi görebilecek nasıl bir suç işlemiş olabilir?
Sayın Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, lütfen birazcık empati yapın!..
Ahmet’in sizin çocuğunuz olduğunu biranlık hayal edin. İnsanlık adına bu konuyu biran önce lütfen çözün. Çocuğun masumiyeti için bu işe bir el atın. İnanın bunun hesabını hepimiz ne bu dünyada ne de ahirette veremeyiz.
Benim ülkem böyle olamaz, ülkemin yöneticileri Ahmet’in yaşadıklarına karşı bu kadar duyarsız olamaz.
Allah korusun Ahmet hayatını kaybederse, bu kararları alanlar, başınızı nasıl huzur içinde yastığa koyacaksınız? Çocuklarınızın gözlerine nasıl bakacaksınız?
4. evre kanser hastası Ahmet Burhan Ataç, merhamet değil sadece adalet istiyor. Sosyal medya üzerinden Ahmet’e yönelik destek amaçlı başlatılan kampanya karşısında Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından bir ses yok.
Benim devletim bir çocuğun bu feryadına kulak vermeyecekse kimin sesine kulak verecek? Yarın çok geç olmadan Allah aşkına Ahmet’in yanında hep birlikte olalım ve onun hayatta kalması için tüm imkânlarımızı seferber edelim.
Son söz Kur’an-ı Kerim’deki Tekvir Sûresinden:
Güneş, dürüldüğü zaman,
Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
Dağlar, yürütüldüğü zaman,
Gebe develer salıverildiği zaman,
Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,
Denizler kaynatıldığı zaman,
Ruhlar (bedenlerle) eşleştirildiği zaman,
Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
Amel defterleri açıldığı zaman,
Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,
Cehennem alevlendirildiği zaman,
Cennet yaklaştırıldığı zaman,
Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.













ALLAH RAZI OLSUN.ÇOK DUYARLI BİR YAZI AMA KULAĞININ ÜSTÜNE YATANLARIN YÖNETTİĞİ BU ÜLKEDE NİCE AHMET’LER KURBAN OLMAK SIRASINI BEKLİYOR EGE VE MARMARA KIYILARINDA AVRUPA’YA SIĞINMAK İÇİN.AYLAN BEBEKLER ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLAR YENİ AYLAN BEBEKLER ÜRETME PEŞİNDE.DÜN ENSAR-MÜHACİRDEN BAHSEDENLER ŞİMDİ NELERDEN BAHSEDİYOR?ALLAH SONUMUZU HAYREYLEYE
İdama mahkum ettiği genç reis beye şöyle hitab ediyordu:
Etmeyin Reis bey! Siz ağlayamazsınız! Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz…
Siz merhametten, acıma duygusundan, yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. Yerine göre haklısınız.. Fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için en büyük hakkı kaybediyorsunuz. Rahmet kaldırılmış sizin kalbinizden..buz çölünde yol alıyorsunuz. Reis Bey! Mühürlü kalbinizin açılmasını dilerim.
Ey bu ülkeyi idare edenler Ömerler arıyordunuz.
Ömer bu durumda ne yapardı veya ömerin idare ettiği ülkede ölüm döşeğindeki çocuklar bu muameleye tabi tutulurmuydu.
Ahirette bu hesab sorulmayacak mı zannediyorsunuz.
Allah siz ve sizin gibilerini iki cihandada Aziz etsin; İnşAllah
Sayın yazara! Sizin seslendiklerinizin esas görevleri kuklalık yapmak…..
onlarda emir erileri ne yapsınlar emrin başımın üstüne deyip dağdan köye salı verilmiş Aslanın önüne kuzulari atmak için görevlendirilmişlar. Zaten onlarda Vijdan diye bir lüksde yok.
Kommentarfunktion ist geschlossen.