Akşener: 36 oğlumuzu toprağa verdik, 1 oğlumuzu da bugün veriyoruz; sen hala eğleniyor musun Sayın Erdoğan?

0

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu. “37 yiğit, 37 can, 37 yarım kalan öykü. Mahşerde buluşuncaya kadar yüreklerimizde olacaklar.” diyen Akşener, şunları söyledi:

“Ruhları şad, mekanları Cennet olsun. Peygamber Efendimize komşu olsunlar inşallah. Aslında bu haftaki grup toplantımızı, şehitlerimizin ruhuna dualar okuyarak açıp, aziz hatıraları önünde saygıyla eğilerek bitirmek istiyordum. Ama devleti yönetenler, devlet ciddiyetinden, devlet adabından, sorumluluk bilincinden ne derece uzak olduklarını yine gösterdiler. Bana da iki çift söz söylemek farz oldu. Biliyorsunuz, bundan birkaç gün önce Sayın Erdoğan, ‘birkaç tane şehit’ diyordu. Bazı rakamları çok sever Sayın Erdoğan. Büyüme rakamları, yapılan yolların rakamları, açılan üniversite rakamları, toplanan vergi rakamları, inşaat rakamları. Bunlardan gülerek bahseder, çevresindekileri de güldürür.

En acı günde bile, sevdiği rakamları sevmemezlik edemez Sayın Erdoğan. Ama, aynı zamanda bazı rakamları da hiç sevmez. İşsizlik rakamları, batan esnafın rakamları, kişi başına düşen milli gelir rakamları, borçlu insanımızın rakamları. Mesela elektriğe, doğalgaza gelen zam rakamlarını çok sever ama işçiye, emekliye yapılacak ücret zammı rakamlarını hiç sevmez. Yani yüzüne vurulan gerçekliğin rakamlarını sevmez, işine gelmeyince, sorumlusu olduğu gerçek rakamları bilmez, duymaz Sayın Erdoğan. Kaçar onlardan.

Kimi zaman gülerek kaçar, kimi zaman susarak kaçar, kimi zaman kızarak kaçar. Nitekim ‘birkaç tane şehit’ dedikten birkaç gün sonra, 36 rakamını duyduğunda da böyle yaptı Sayın Erdoğan. Güldü, güldürdü, o gülerken biz düşündük. O gülerken, biz kahrolduk. Yüreğimiz yandı, ruhumuz kavruldu. O güldükçe, güldürdükçe bu ülkeyi yönetme iddiasındakilerin akıllarını, vicdanlarını çoktan rafa kaldırdığını gördük. 36 oğlumuzu toprağa verdik, 1 oğlumuzu da bugün veriyoruz, sen hala eğleniyor musun Sayın Erdoğan?

37 oğlumuzu toprağa verirken, eğlenemezsin Sayın Erdoğan. 37 oğlumuzu toprağa verirken, dedikodu yapıp kıkırdayamazsın Sayın Erdoğan. 37 oğlumuzu toprağa verirken, ‘yol, köprü, tünel’ edebiyatı yapamazsın Sayın Erdoğan. Bizler, bu toprakların çocukları; anaları, babaları, evlatları, kadınları ve erkekleri. Devletimizi sever, devletimizi sayar, devletimizi biliriz. Bayrağımızı yere düşürmez, düştüğü yerden kaldırır, düşürenlerden hesap sorarız. İnancımız da budur, fikrimiz de budur, zikrimiz de budur.

Bizler, bu toprakların çocukları; acının, yokluğun ne olduğunu biliriz. Acı çekene, yokluk çekene, biz çekmiş gibi davranır, yarasını sarar, ekmeğimizi böleriz. Bizler, bu toprakların çocukları; gerekirse bayrak nöbetinde, başına yağan bombalardan ölürüz. Vatanı, bayrağı, inancı beklediğimiz müddetçe, ‘vatan sağ olsun’ deriz, bağrımıza taş basar, yüce mevladan sabır, inayet dileriz.

‘Devletimiz var olsun.’ deriz. Deriz, deriz de; davul kimin boynunda, tokmak kimin elinde bilmek isteriz Sayın Erdoğan. Biz, bu toprakların çocukları; ‘Şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edenlerden’, hesap sorduğumuz gibi; şahsi menfaatlerini, memleketin menfaatleriyle bir tutanlardan da, hesap sorarız Sayın Erdoğan.

Şehidimize rakam deyip geçemezsin. Onlar, oğuldu, eşti, babaydı, dosttu, sevgiliydi, kardeşti. Onlar, sen rahat uyu diye canını ortaya koyan, Türkiye var olsun diye sönen birer ateşti. Geride, vatan sağ olsun diyen babalar var. Geride, evlat hasretiyle yanan analar var. Geride, sevdiklerini kaybetmiş eşler, nişanlılar, sevgililer var. Geride, bir daha babasını göremeyecek evlatlar var. Onlar ağlarken sen gülemezsin Sayın Erdoğan.

Reklam

Millet ne olduğunu öğrenmek için ekran başında. Sayın Erdoğan, hala uçan ekonomi masalları anlatıyor. Bir de dostlarıyla yaptığı telefon sohbetlerini. Trump sormuş; Putin’in Suriye’de ne işi var? demiş. Sayın Erdoğan da, Kamışlı’da petrol var demiş. Cehalete bakar mısınız? Rusya’nın Suriye’de ne işi olduğunu bilemeyecek kadar tarih cahili birinin, kendi ülkesinin neden orada olduğunu bilmesi mümkün mü?

Hani okullarda okutulurdu; Rusya’nın sıcak denizlere inme hedefi denirdi ya, işte o sıcak denizlerdeki üssüdür Suriye. Rusya, 1958’den beri Suriye’de. Hem ikili anlaşmalarla, hem de askeri üsleriyle. Bu gerçeği ve nedenlerini bilmiyorsan, ya da bilmeze yatıyorsan, o coğrafyaya niye kafanı uzattın Sayın Erdoğan? Suriye’de ne işi olduğunu bilmediğin Putin’in, Soçi’de, Astana’da ne işi vardı Sayın Erdoğan?

Madem Putin’in Suriye’de işi olmadığını düşünüyordun, ortak devriyeyi de kapsayan mutabakatı neden imzaladın Sayın Erdoğan? Diplomasi senin keyfine göre yürüttüğün dostluk ilişkilerinden ibaret değildir. Dostlarınla dedikodu seanslarını bırak, Dış politikada ülke menfaatinin esas olduğunu anla artık.

Millet ağlıyor, milletin adamının yüzünde gülücükler, Ne diyor Akif; ‘Irzımızdır çiğnenen, evlatlarımızdır doğranan, Hey sıkılmaz; ağlamazsan, bari gülmekten utan!’ Mehmetçik İdlib’de canını ortaya koyarken, siz ülkenizi korumak için ne yapıyorsunuz? Belli ki Sayın Erdoğan, milletinin birlik olmasından rahatsız olmuş, geçmiş tartışmaları açıyor. ‘Kavga etmeye devam edin.’ diyor. Damat, kayınpederin şakalarına gülüyor. Eski Meclis Başkanı, yaşından başından utanmadan, eliyle koluyla damada espri yapıyor.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here