24.6 C
İzmir
19.1 C
Istanbul
15.5 C
Ankara
Mittwoch, September 16, 2026 12:17:17
Start Güncel Baydemir’den KHK tepkisi.. Savcıya dilediği zaman milletvekilini soruşturma ve onu yargılama kapısı...

Baydemir’den KHK tepkisi.. Savcıya dilediği zaman milletvekilini soruşturma ve onu yargılama kapısı açıyor; yasa dışı bir madde

0
50

HDP Sözcüsü ve Şanlıurfa Milletvekili Osman Beydemir, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. 9 kayyumun görevden alındığını ve bu görevden almaların kayyum politikasını iflas ettiğini gösterdiğini belirten Baydemir, HDP’nin kayyum atamalarına yönelttiği eleştirilerin böylece haklı olduğunu ortaya çıkardığını kaydetti.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yapılan yıkımları da eleştiren Baydemir, 7 bin yıllık tarihin yok ediliyor olduğunu vurguladı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın açıklamalarını hatırlatan Baydemir, şunları söyledi:

Belki de ilk kez doğru bir şey söyledi. ‚Milletvekilinin dokunulmazlığı vardır, dokunulmazlığı kalkmadan savcının işlem yapması, hakimin tutuklaması mümkün değildir.‘ Doğru. Peki Selahattin Demirtaş milletvekili değil mi? Milletvekili. Dokunulmazlığı yok mu? Var. Peki niye tutuklu?

„Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tutulması hükümsüzdür“

Anayasanın 83. maddesi, ‚milletvekili sorguya çekilemez tutuklanamaz, yargılanamaz‘ diyor. Peki milletvekillerimiz neden tutuklanıyor? Bunun bir cevabı var, o da Recep Tayyip Erdoğan’ın ‚Benim gündemimde tutuklama yok‘ demesi. Olan tam da budur. Çünkü milletvekillerimizin tutuklanması, konunun AKP Genel Başkanı’nın gündeminde olmasının sonucudur. Bu, yargının kişinin denetiminde olduğunun göstergesidir. Bundan sonra ceza kanununa AKP Genel Başkanı’nın gündemi diye bir madde koymak gerekiyor. Erdoğan’ın gündemi tüm yasalardan üstündür diye bir KHK de olur.

Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tutulması hükümsüzdür. Korkuyorlar. Demirtaş’ın mahkemede yapacağı savunmadan korkuyorlar. HDP’nin, eşitlik, özgürlük isteyenlerin iradesinden korkuyorlar. Diz çökmesini istiyorlar. Asla diz çökmeyeceğiz. Onurlu bir barış inşa edilinceye kadar asla durmayacağız, susmayacağız, faşizmin gerilemesi için var gücümüzle çaba sarf etmeye devam edeceğiz.“

„Son KHK, Meclis’i tümden devre dışı bırakma KHK’sidir“

KHK’lerle MİT’in Cumhurbaşkanına bağlanması ve milletvekilleri için soruşturma açılabileceği gibi düzenlemelere ilişkin bir soruya ise Baydemir, „21. yüzyılda bu ülkenin KHK’lerle yönetilmeye çalışılması en büyük yönetememe krizidir. 16 Nisan referandumundan sonra Meclis işlevsizleştirildi. Bu son KHK, Meclis’i tümden devre dışı bırakma KHK’sidir. Örneğin, milletvekillerinin Anayasa 83. maddedeki dokunulmazlıklarına ilişkin hüküm ortadan kaldırılıyor. Savcıya, dilediği zaman milletvekilini soruşturma ve onu yargılama kapısı açıyor. Artık Meclis’teki prosedürü işletilmesine gerek bırakmayacak yasa dışı bir madde. KHK Anayasa maddesini ortadan kaldırabilir mi?

MİT müsteşarı direkt Cumhurbaşkanına bağlanıyor. Onun soruşturulma izni Cumhurbaşkanına veriliyor. Bir MİT mensubunun yargılanması da MİT Başkanına bağlanıyor. Öte yandan kamu görevlileri hakkında soruşturma açılması için ilgili mülki idare amirinin soruşturma izni vermesi gerekiyor ama milletvekili soruşturulabiliyor.

Bu kararname milletin iradesine bir savaş ilanıdır. Kurulmak istenen AKP-MHP rejiminin en belirgin hukuk ve yasa dışı kararnamesidir. 4 bin yeni hakim ve savcının alımının kapısı aralanıyor. Bir parti yargısı inşa ediliyor. Parti polis teşkilatı inşa ediliyor. Parti devleti inşa ediliyor. Kabul edilemez. Yasaya aykırıdır. Anayasa’ ya aykırıdır, ahlaka aykırı.“ karşılığını verdi.

„Kürt halkını tehdit etmek kimsenin hakkı değildir, haddi değildir“

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‚bağımsızlık referandumu‘ ile ilgili açıklamaları hakkında da Baydemir, şöyle konuştu: „Bahçeli’nin çıkışı Erdoğan’dan bağımsız değildir, Erdoğan’ın politikası Bahçeli’den bağımsız değildir. Özeti „Kürt anasını görmesin“dir. 2 yıllık bu politikanın bu ülkeye faturası çok ağır olmuştur. 40 milyonluk Kürt halkını tehdit etmek kimsenin hakkı değildir, haddi değildir. Güney Kürdistan’da Kürt halkı kendi kaderini tayin hakkı en meşru hakkıdır. Bu tehdidi savurmak gayri meşrudur, kimsenin de haddi değildir. Aynı durum Rojava Kürdistanı için de geçerlidir.

Erdoğan ‚Kürt halkına hakarettir‘ diyor. Madem öyle niye sürekli devleti kutsuyorsun? Senin için hak olan niye kardeşim diye hitap ettiğin Kürt için hak olmasın? Bu tehdit Efrîn için de savuruluyor. Saddam rejiminin Kuveyt işgali nasıl bir sonuç doğurduysa, Efrîn işgali de benzer yıkımlar doğurmayla yüz yüzedir. Kürt halkı, etkisi bin yıl sürecek bir ittifak önerisinde bulunuyor, 2013’te Diyarbakır Newrozunda. Bu öyle bir ittifaktı ki, herkesi kapsayan bir ittifak, birlikte yaşam çağrısıydı. AKP-MHP koalisyonu bu kardeşlik ittifakını elinin tersiyle itti ve düşmanlık hukuku üzerinden bir politika yürütüyor. Şimdiye kadar, Kürt düşmanlığından dolayı kazanan hiçbir rejim olmadı.“