Kurban Bayramı için memleketi Antalya’da bulunan CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, bayram namazını dedesinin geçmişte imamlık yaptığı Tekeli Mehmet Paşa Camii’nde kıldı.
Cami çıkışında Baykal, bu bayram „sıla-i rahim anlayışının tozlu raflardan indirilmesi gerektiğini“ belirterek, „Bütün yöneticileri, iktidarı, siyaset yapanları, herkesi, sıla-i rahim yapmaya çağırıyorum. Bugün Türkiye’nin bir sıla-i rahim yapmaya, milletçe kucaklaşmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum“ dedi.
Sıla-i rahim; akraba ve yakınları ziyaret etme, hallerini ve hatırlarını sorma, gönüllerini alma anlamında bir İslam ahlâkı terimidir.
Yaş kemale değil de zirveye erince böyle bir yumuşama halet-i ruhiyesi zuhur ediyor sanki insanda. Ya da bayramın havasından olsa gerek. Bu durumda demezler mi ki, yahu ülkenin vücut kimyasını bozan, dumura uğratan, akrabayı birbirine küstüren siz siyasetçilersiniz. Siyasetinizin ta kendisi bu sertlikten, bu husumetten, bu düşmanlıktan besleniyor, nemalanıyor. Baykal’ın özelinde tüm siyasilerin bıçak gibi keskin dilleri kimi zaman zehir akıtıyor, yazı kış ediyor.
Sıla-i rahimde, rahmet vardır. Yeni nesil arasında ihmal edilen bir kavram, bir davranış biçimidir. Öyle ki; çoğu zaman akrabalarımızın isimlerini bile unutuyoruz maalesef.
Asrın nesli kendi arasında msn vasıtasıyla çözdü bu olayı. Anne, baba, teyze, amca, dede (dede şaşırır, nasıl oluyor bu der? Babamdan ve annemden bilirim, koca koca gemilerin batmamalarına hep hayret etmişlerdir) kim varsa görüşülür. Selamlar iletilir, kameraya el sallanır.
Bendeniz de sıla-i rahim ettim bayram sabahı; peder beyi Kilyos’a götürdüm. Yolda hangi türkü denk gelse iyi. Baykal’ın özelinde tüm siyasilere yazılmış Aşık Mahzuni Şerif türküsü. „Al birini Vur birine“ Linkini paylaştım yazının sonunda. İsteyen dinleyebilir. Ben defaaten dinledim. Sözleri şöyle:
Al birini vur birine.
Koydu bizi heç yerine.
Vay boyunuz devrileydi,
İnandık körü körüne.
Gel Mahzuni söyle sözü.
Harap ettik yazı güzü.
Daha karanlık basmadan,
Üsküdarı geçti dürzü.
Al birini vur birine.
Koydu bizi hiç yerine.
Gönlümün gözü çıkaydı,
İnandım körü körüne.
Bu arada siyasete ileride girmesi muhtemel birisi olarak dillendirdiğim şey, kendi ayağıma kurşun sıkmak olsa da; Amerikan siyasi mantığının haklılığı gün gibi aşikar oluyor. Siyasiler sadece iki dönem görev yaparlar. Kendi adıma doğru olanın da bu olduğuna kâniyim. Böyle bir görev tevdi edilse, iki dönemden fazla görev almayacağımı da buradan ilan ediyorum.
Siyaset bizim memlekette kişisel çıkarlarını ülkesinin çıkarının önünde tutan insanların güç kazanmak için yaptığı bir şey, maatteessüf. “Siyaset kelimesi seyislikten geliyor, o da at yetiştirmek demek” diyenler de vardır. “Politikayı anlamak için; Platon okumak gerek, ‚Devlet Kitabı‘ muhteşemdir” diyenler de… Siyaset; küçük kitleleri etkileyerek ve onlar tarafından onanarak elde ediliyor bu ülkede.
Aşık Mahzuni videosu:












